BİLİNÇ KAYBINDA(KENDİNDEN GEÇME, BAYILMA, SARA, KOMA) İLKYARDIM

 

BİLİNÇ KAYBI

 

Vikipedi(23.10.2008), özgür ansiklopediden yaptığım bir alıntıya göre: 

BİLİNÇ:

Bu durumda, bilinç kaybı dediğimizde kastettiğimiz şey yukarıdaki farkında olma ya da bilme yetilerinin kaybolması halidir.

Ancak ilkyardımda bilmeniz gereken bir noktaya değinmek istiyorum. Bilinç kaybı karşınıza iki şekilde çıkabilir:

1-Bayılma, 2-beyin hasarı.

 

BAYILMA:

Kendinden geçme olarak bilinir. Bayılmanın özelliği geçici olmasıdır, o nedenle çok kısa sürer.

 

BEYİN HASARI:

Düşme, vurma, çarpma, yüksek kan basıncı nedeniyle beyin kanaması gibi durumlarda beyin hasarı oluşabilir. Bilinç kaybı gelişir. Burada sorun geçici değildir, çoğunlukla ilaçla ya da hastanede tedavi edilmeden düzelmez. Hastada, bayılmada olduğu gibi bilinç kaybı gelişir ve tümüyle kendinden geçebilir; yani hiçbir şekilde sizi duymaz, görmez, anlamaz, kendisine ne olduğunun farkında olmaz. Ya da bilinci bulanabilir: garip konuşabilir/ davranabilir; sizi-bulunduğu yeri-zamanı hatırlayamaz (sevdiği arkadaşı olduğunuz halde size abla/abi diyebilir, evde olduğu halde hadi evimize gidelim diyebilir vs).

Aslında bilinç kaybı sağlık personelinin değerlendirmesi gereken bir durum olduğu için siz en iyisi ”kendinden geçti” veya “bayıldı” diye tanımlarsanız daha doğru olur.

BAYILMA DURUMUNDA İLKYARDIM

Açlık(kan şekerinin düşmesi), tansiyon düşmesi, havasızlık, ani sevinç-üzüntü-korku-acı-ağrı gibi nedenlerle beyne kısa süreli kan(oksijen ve/veya şeker) gitmediği için kişinin kendinden geçmesidir (bilincinin kapanmasıdır). 

Kişinin tüm kasları gevşer ve kişi yığılır kalır.

Kısa sürer.

Bayılan kişi uyarılara hassastır, yani bir koku koklatıldığında ya da ellerine –yüzüne kolonya sürüldüğünde, elleri ovuşturulduğunda beyin bunu fark eder, kişi daha çabuk kendine gelebilir. 

Yani bir hastalık sonucu olmayıp, anlık bir sorundur.

 

Yapılacak ilkyardım çok basittir:

 

Kişi eğer bayılacakmış gibi hissediyorsa ve halen bilinci yerindeyse hemen oturtulursa kendine gelir.

 

Kişi kendinden geçmişse (bayılmışsa);

 

Kesinlikle yürütülmeye ya da oturtulmaya çalışılmaz; hemen sırt üstü yatırılır.

 

Ayakları kalp hizasının üstüne çıkacak şekilde bacaklardan tutularak yukarı kaldırılır.  

En kolayı bir sandalye varsa hemen çekilir ve ayaklar sandalyenin ucuna yerleştirilir. Kişiye bir şey koklatılması, ellerin ovuşturulması şart değil, zaten yatırıldığında beyne kan gideceğinden çok çabuk kendine gelir.                  

 

Yürütülmeyip - oturtulmayıp, yatırılmasının nedeni beynine kan gitmesini sağlamak içindir.

bayilma

 

 

İLKYARDIMDA GENEL KURAL:

 

HASTAYA YA DA YARALIYA YİYECEK YA DA İÇECEK ELİNE VERİLEREK KENDİSİNİN YEMESİ YA DA İÇMESİ İSTENİR.

ASLA VE ASLA BAŞKASI YEDİRİP İÇİRMEZ.

Hastanın alması gereken ilaçları varsa aynı kural gereği ilaçlar eline verilir kendisi içer.

Başkası içirdiğinde, kişi kendinden geçerse içirilen sıvı akciğerlerine giderek nefes almasını engelleyerek boğulmasına neden olabilir. Oysa kendi içerken bayılırsa, daha bayılmadan elindeki bardağı/şişeyi düşürür, boğulmaktan kurtulur.  

Eğer kişi beş dakika geçti halen kendine gelmedi ise bu bayılma değildir hemen

112 aranmalıdır, mümkün değilse acile götürülmelidir.

 

 

SARA (EPİLEPSİ)

 

Sara nöbeti (tıp dilinde: epilepsi), kişinin titreyerek kaskatı kesilmesidir. Bilinci kapalıdır, bazen ağzından köpükler gelebilir.

 

Bayılma ile sara arasındaki farklar:

Hatırlarsanız vücudumuzu apartmanımızdaki yapılarla eşleştirmiştim. Apartmanın elektrik dairesini beyne benzetmiştim. Elektrik kesildiğinde nasıl hiçbir elektrikli aleti kullanamıyorsak, beyinde de faaliyet durduğunda ölürüz.

Ancak ne "bayılma"da ne de "sara"da ölüm söz konusu olmadığına göre sorun nedir?

Bayılmanın nedeni beyne kısa süreli kan gitmemesiydi. Örneğimize dönersek: Apartmanımızda sigortanın attığını düşünün evimizde elektrik kullanılamaz, sigortayı attıran sorunu giderip sigortayı devreye soktuğumuzda hiçbir şey olmamış gibi elektriği kullanırız, bayılmada da eksik olan dolaşım(kan) geri gelince kişinin kendine gelmesi gibi.

Sarada sorun, beynin bir bölümündeki sinirlerin uyarıları birbirine karıştırması sonucu, kişinin bilincinin devre dışı kalıp, kaskatı kesilmesidir; sizi duyamaz, göremez, zarar verildiğinde uyarıları algılayamadığı için tepki gösteremez. Tamamen dışa kapalıdır. Beyin kendini düzene soktuğunda kişi yavaş yavaş gevşeyerek kendine gelir.  Bunu apartmanımızdaki yapıyla anlatmaya çalışırsak: elektrik dairesindeki evlere ait elektrik saatlerinden birinde arıza nedeniyle kısa devre olduğunu farzedin, bu sırada sadece o evde elektrik kesilecektir. Bu arızayı gidermek için ne yapılır? Apartmanın şalteri indirilir (bu sürede diğer evlerde elektriksiz kalır), tamir sonrası şalter devreye sokulur. Sarada da beyinin bir bölümündeki sorun nedeniyle, sorun giderilene kadar kişinin dış dünyayla ilişkisi kesilir. Kişinin kasılması ile gevşemesi arasındaki süreç beynin kontrolü altındadır.

 

Sara çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir:

Oturduğu/ayakta durduğu yerde ani bir titreme nöbeti, hafif kasılma, ya da tümüyle kendinden geçip ağır kasılma nöbeti şeklinde görülebilir.

Ağzından köpük gelmesinin nedeni çene etrafındaki, ıslak sünger gibi olan tükürük bezleri, oluşan kasılma sonucu sıkıştığı için, içindeki tükürüğün dışarı akmasından başka bir şey değildir.

Nöbet genellikle hasta ilacını almadığında ya da beklenilmedik bir anda fark edilen bir koku ya da başka bir uyarı sonucu ortaya çıkabilir.

 

SARA NÖBETİNDE İLKYARDIM

En önemli kural:

  HASTAYA ZARAR VERMEYİN, KENDİ HALİNE BIRAKIN

   ÇEVREDEKİ ZARAR VERİCİ İNSANLARI UZAKLAŞTIRIN

Dedik ki Sara beynin kısa devre yapmasıdır.

Beyin kendini dışa kapatıp-onardıktan sonra kişi kendine gelir.

Kişi uyarılara kapalıdır. O nedenle yapacağınız hiçbir şey yoktur. Sadece, nöbetin başladığını fark ettiyseniz yere düşmemesi için destekleyerek yatırın, oturtmaya çalışmayın.

Başını sallıyor ve yere çarpıyorsa hemen ceket vs varsa başının altına yerleştirin, hiçbir şey yoksa diz çökün ve dizlerinizi başının altına yerleştirin. Ellerini yerlere vuruyorsa sakın tutmaya çalışmayın ellerinin altına da yaralanmaması için bir şeyler yerleştirin.

Ve kendisine gelmesini bekleyin.

Ağzındaki köpüğü yutkunmakta zorlandığını fark ederseniz bir kâğıt mendille temizlemeye çalışın(parmağınızı ağzına sokmadan).

   KESİNLİKLE ELLERİNİ AÇMAYA ÇALIŞMAYIN, kasılma nedeniyle parmaklarını kırarsınız, zaten bir anlamı ve yararı olmaz sadece zararı olur.

●   AĞZINA BURNUNA SOĞAN YA DA KOLONYALI PAMUK DAYAMAYIN. Uyarılara kapalı olduğundan zaten algılayamaz, sadece komadaki kişiye çok büyük zarar verersiniz; zira saralı kişilerde kokular nöbeti tetikleyebilir. Anlamı, kişi kendine gelirken o kokunun etkisiyle tekrar nöbet geçirebilir ya da nefes almaya çalışırken nefes alması engelleneceğinden nöbeti iyice kötüleşebilir.

sara

Hasta kendine geldiğinde, sorgulayın. Eğer:

Eğer kişinin ilk nöbeti değilse, hastalığının farkında olan biriyse onun isteğine göre davranın.

 

DİKKATİNİZE: Bazen hastalığını kullanarak ilacını almayıp, tebeşir vs yutarak istediği zaman gerçek nöbet geçiren ve para isteyen kişilere karşı uyanık olun, para vermeyin.

 

 

KOMA

 

Daha sonra bu konuyu ayrıntılı olarak anlatacağım ancak kısa bir giriş yapayım. Bayılma bahsinde hatırlarsanız şöyle bir cümle vardı:

“Eğer kişi beş dakika geçti halen kendine gelmedi ise bu bayılma değildir hemen acile götürülmelidir, mümkünse 112 aranmalıdır.”

Kişi kendinden geçmiş (bilinci kapanmış) ve tekrar kendine gelememişse buna koma diyoruz.

Komadaki kişi nefes alıp-verir; nefes alıp-verdiğine göre kalbide çalışıyor demektir.

Ancak konuşamaz, sizin farkınızda değildir.

Komanın derinliğine göre bazı tepkiler verebilir: çimdiklediğinizde, çimdiklediğiniz kolunu çekebilir-itebilir, yüzünü buruşturabilir.

 

 

KOMADA İLKYARDIM

 

Komadaki kişi yardıma muhtaç yenidoğan bebek gibidir.

Onu korumak size düşer:

Sıcaktan-soğuktan-yaralayıcı unsurlardan korumanız gerekir.

En önemlisi yatışını soluk yolu tıkanmayacak şekilde ayarlamalısınız. Aşağıdaki resme göre yatırın, ağzı hafif yere dönük olsun ki kusarsa kusmuk dışarı aksın ve soluk yolu tıkanmasın.  

Soluk yolunu tıkayabilecek diğer unsur “DİL” dir. Kişinin kendinden geçmesine neden olan şey bayılmada bahsetmiştim, beyne yeterli kan gitmemesiydi, kan yeterli olmayınca beyin yeterli çalışamaz.

Kişinin kasları gevşer ve kendinden geçer. Dilimizde bir kas olduğu için o da gevşer ve geriye (soluk borusuna) doğru düşer ve soluk borusunu tıkayarak nefes alıp-vermeyi engelleyerek kişinin ölümüne yol açabilir.

O nedenle komada olduğunu düşündüğümüz kişiyi yan yatırıp soluk yolunun tıkanmasını önlemeliyiz. 

komayatiş komayatiş

 

Anasayfaya Dön