SOLUNUM SİSTEMİ

 

 

Soluk Alıp Verme 

Solunumun Değerlendirilmesi

Suni Solunum

Yabancı Cisim Tıkanması

Hiperventilasyon

 

 

 

 

solunum

Solunum sistemi,

 

ÜST SOLUNUM YOLU (ağız, burun, boğaz) ve

 

ALT SOLUNUM YOLUndan (larenks, trakea, bronşlar, akciğerler) oluşmaktadır.

Diyafragma, göğüs kafesi kasları ve yardımcı solunum kasları, solunumun düzenli olmasını sağlarlar.  

 

Farenks: boğaz

Larenks: gırtlak

Trakea: soluk borusu

 

SOLUNUM SİSTEMİNİ DAHA YAKINDAN İNCELERSEK:

solunum

 

SOLUNUM ( SOLUK ALMA-SOLUK VERME, O2  - CO2 DEĞİŞİMİ )

 

Vücudu oluşturan tüm hücreler yaşamlarını sürdürmek için bir dizi kimyasal işlemler yaparlar, bu işlemlere METABOLİZMA denilmektedir. Metabolizma esnasında, her hücre, oksijeni kullanır; karbondioksit ile diğer atık maddeleri üretir:

 

 ( Glikoz ) C6H1206 + 6 O2    => 6 CO2 + 6 H2O => Enerji  

 

Görüldüğü gibi kimyasal işlemlerin olabilmesi için oksijene gereksinim vardır.

Ayrıca hayati organlara ( kalp, beyin gibi ) birkaç dakika oksijen gitmediği takdirde hücrelerde hasar oluşmaktadır. 

Soluduğumuz havada normalde  % 21 oksijen, % 78 azot, % 1 oranında diğer gazlar vardır.

Biz soluduğumuz havada bulunan  % 21 oranındaki oksijenin sadece  % 5-6 sını kullanırız.

 

Oksijen yokluğunda görülebilecek sorunlar:

                                        0 -1.dakikada kardiyak hassasiyet ( aritmi vb.)

                                        1 - 4.      “       beyinde hasara eğilim

                                        4 - 6.      “       beyin hasarı başlar

                                        6 -10.     “       beyin hasarı artar 

                                       10  +       “       geri dönüşsüz beyin hasarı  

     

 Oksijenin atmosferden alınıp hücrelere iletilmesi iki sistemin iyi çalışmasına bağlıdır;               

1- solunum sistemi,  2 - dolaşım sistemi.

oksijeninseyri

Solunum yolu, solunum, dolaşım veya kalp fonksiyonlarında oluşabilecek herhangi bir bozukluk beyin hasarı veya ölümle sonuçlanabilir.

  

solukalver solukalver

 

 Başa Dön

 

 

SOLUNUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Normalde solunum kendiliğinden, sessiz, ağrısız, kolaylıkla gerçekleşir. Solunum sayısı değişmekle beraber genellikle erişkinde 15-20 kez/dak, çocukta 20-30 kez/dak, bebekte 30-40 kez/dak arasındadır, normal solunum yüzeysel veya derin değildir.

 

Solunum BAK – DİNLE - HİSSET yöntemiyle saptanır:

 

 

BAK, göğüs kafesi kalkıyor iniyor mu?

 

DİNLE, soluk sesi duyuluyor mu?

 

HİSSET, soluk yanağa geliyor mu?

 

 

Bu soruların yanıtları olumsuzsa solunum yok demektir.

Solunum durduğunda dokular oksijenlenemeyeceğinden dudaklar ve tırnaklar  morarır (siyanotiktir). 

bakdinlehisset

 

SOLUNUM İLE İLGİLİ SORUNLAR VE OLASI NEDENLERİ:

 

 

SUNİ SOLUNUM

Bir kazazedenin/hastanın yanına varıldığında ilk önce bilinç durumu ve ABC kontrol edilerek sürekliliği sağlanmalıdır.

A ( Airway ): Soluk yolunun açıklığının saptanması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.

B ( Breathing ): Solunumun varlığının saptanması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.

C(Circulation):Dolaşımın (nabzın varlığının) saptanması ve sürekliliğinin sağlanmasıdır.

 

A ( Airway ), soluk yolunun açıklığının saptanması ve sürdürülmesi:

Bilinçsiz ya da yerde yatan bir kişiye rastlandığında,

 

öncelikle kişi omuzlarından hafifçe sarsılarak

 

“iyi misiniz? “

 

diye sorulmalıdır.

 

Yanıt alınamıyorsa, hemen başa pozisyon verilir.

iyimisiniz

 

Başa pozisyon verme iki şekilde olur:

- Baş çene pozisyonu,

- Alt çene pozisyonu(sadece eğitimini almış sağlık personeli tarafından uygulanması önerilmektedir).

 

BAŞ-ÇENE POZİSYONU:

Baş, 

bir el ile alından diğer elin parmakları ile çeneden desteklenerek iyice geriye doğru yatırılır.

Böylece soluk yolunun açılması sağlanır.

bascene

 

 

ALT-ÇENE POZİSYONU:

Baş hareket ettirilmeden, alt çene iki taraftan kavranarak öne yukarı doğru kaldırılır.

Geçmiş TYD rehberlerinde, yüksekten düşme, suda yere çakılma, trafik kazası söz konusu ise daima boyun omurlarında zedelenme varsayılır ve bu pozisyon uygulanırdı. AHA / ERC 2005, 2010 ve 2015 Rehberlerine göre, artık, sadece bu konuda eğitim almış ve becerisi olan sağlık personeli tarafından uygulanması öneriliyor. Diğer kişilerin (ilkyardımcı, kurtarıcı, eğitim almamış sağlık personelinin) soluk yolunu açmak için sadece baş-çene duruşunu kullanmaları öneriliyor.

 

B ( Breathing ), solunumun varlığının saptanması ve sürdürülmesi:

Soluk yolunun açıklığı sağlandıktan sonra bak – dinle - hisset ile solunum değerlendirilir. Kişinin solunumu yoksa hemen suni solunuma başlanılmalıdır. Önce iki kurtarıcı soluk verilir, bu esnada göğüs kafesinin yükselmesi izlenir. Eğer ilk soluk verişte göğüs kafesi yükselmiyorsa ve direnç varsa, başa tekrar pozisyon verildikten sonra tekrar soluk verilir.

 

C (Circulation ), dolaşımın sağlanması:

Önceki rehberlerde: İki kurtarıcı soluk verildiğinde başarılı olunmuşsa hemen nabza bakılırdı. Ancak yeni kurallara göre nabza bakılmadan doğrudan göğüs basısına başlanıyor. Yine sadece sağlık personeli nabız değerlendirmesi yapabiliyor.

 

Suni solunum, solunumu olmayan kişinin dışarıdan yardımla solutulmasıdır. Kişinin başına pozisyon verildikten sonra ( baş - çene, alt - çene gibi), alındaki elin baş ve işaret parmaklarıyla burun kanatlarından sıkıştırılır ve burun delikleri verdiğimiz nefes dışarı kaçmasın diye kapatılır; nefes alınır, hastanın ağzı iyice kavranır ve nefes verilir(aynen balon üfler gibi).

 

 Başa Dön

 

Suni solunum üç yoldan verilebilir:

1-Ağızdan - ağza, 2- Ağızdan burna, 3- Ağızdan ağza ve burna.

 

Ağızdan ağza suni solunum

Genellikle en çok tercih edilen yoldur.

Kişinin ağzı iyice kavranmalıdır ve burun delikleri iyice kapatılmalıdır ki etkili olsun;soluk verdiğinizde hava dışarı kaçmasın ve akciğere gitsin.

agızdansolunum

Ağızdan burna suni solunum,

Kişinin burnu ağızla iyice kavranır ve ağzı elle sıkıca kapatılır(aksi halde burundan verilen hava ağızdan dışarı kaçar.

Önerildiği durumlar:

  • Hastanın ağzını açmak mümkün değilse,
  • Yüzdeki ciddi yaralanma nedeniyle ağızdan soluk verilemiyorsa,
  • Hastanın dişleri yoksa ve bu nedenle soluk verirken ağız kapanmıyorsa,
  • Sizin tercihinizse.
agizburunsolunum

Ağızdan ağza ve burna suni solunum,

Ağız-burun mesafesinin kısa olması nedeniyle bebeklerde uygulanır.   

 

DİKKAT: Yeni kurallara göre, tüm yaş grupları için;

Stomadan suni solunum,

Bazı kişilerde kanser, kaza gibi nedenlerle ağız burun akciğer arasındaki soluk borusu iptal edilmiştir. Boynun alt kısmından akciğere bir delikten soluk alıp vermesi sağlanmıştır. Tıp dilinde buna "stoma" denilir.

Bu kişilerde soluk verilmesi gerektiğinde stomadan verilir.

stomadansolunum

 

Sağlık personeli için:

Kişide nabız var ise ve sadece suni solunum yapılacaksa; erişkinde 5 - 6 saniyede bir (dakikada 8 -10 kez), çocukta ve bebekte 3-4 saniyede bir (dakikada 12-20 kez) soluk verilmelidir.  

Ağızdan ağza soluk verirken tek kullanımlık koruyuculardan yararlanabilirsiniz: solutmakoruma

 

 Başa Dön

 

YABANCI CİSİM TIKANMASI YA DA BOĞULMA

 

Burada bahsedilen nedir?

İnsanlar ne zaman tıkanır ya da boğulur?

Boğulma ne demektir? 

 

Boğulma, tek kelimeyle OKSİJENSİZ KALMAKTIR!

 

İNSAN NE ZAMAN OKSİJENSİZ KALIR?

Ya bulunduğu ortamda oksijen yoktur ya da ortamdaki oksijenin akciğere girmesi engellenmektedir.

 

HANGİ ORTAMLARDA OKSİJEN BULUNMAZ?

- Yangın nedeniyle ortamda duman oluşmuşsa,

- Zehirli gazlar varsa (kömür iyice yanmadığında, şofben kendiliğinden söndüğünde, yanmadığı halde ocak tüpü açık kaldığında oluşan zehirli gazlar gibi) ve

- Suda (bizim vücudumuz sudaki oksijeni kullanamaz havadaki serbest oksijeni kullanır, o nedenle insanlar suda boğulabilmektedir).

 

Oksijensiz/havasız ortamlarda kalan kişiler en kısa zamanda temiz havanın(oksijenin) bulunduğu ortama taşınırlar(yüksek katlarda balkona alçak alanlarda evin dışına çıkarılırlar ki temiz ve bol hava/oksijen alabilsinler). İyi olduklarını düşünseler bile bu kişilerin mutlaka acil servise götürülmesinde yarar vardır. Kan değerleri gözden geçirilerek daha sonra sorun oluşup oluşmayacağı belirlenmelidir.

 

Suda boğulmak üzere olan kişilere gelince; hemen sudan çıkarılır nefes alıp almadıkları kontrol edilir. Nefes alıyorlarsa bir süre yan yatırılır (koma pozisyonunu hatırlayın) ve dinlenmesi sağlanır.

Eğer boğulmak üzere iken (buna BOĞULAYAZMA da denilmektedir)  sudan çıkarılan kişi nefes almıyorsa hemen temel yaşam desteğine başlanır. Bir kişi de 112 yi arayarak yardım ister.

 

BİR KİŞİNİN NEFES ALIP ALMADIĞINI NASIL ANLARSINIZ?

 

Sırt üstü yatan bir kişide göğüs kafesi yükselip alçalıyorsa (bazen karında eşlik edebilir) nefes alıyor demektir.  

Nefes almayan kişide ilk başlarda dudaklar morarır (bebeklerde bu çok hızlı gerçekleşir). Dudakların morarmasını sırayla tırnaklar, burun ucu ve kulak memesi takip eder.

Kişinin kasları gevşer, elini kaldırıp bıraktığınızda el düşer.

Böyle bir durumda temel yaşam desteğinin nasıl yapıldığını bilmiyorsanız ve yalnızsanız hemen kişiyi sırt üstü yatırın ve kişinin başını boynundan destekleyerek olabildiğince (zorlamadan) geriye yatırın ki soluk yolu açık kalsın, dil soluk yolunu tıkamasın. Unutmayın ki dil de bir kastır ve diğer kaslar gevşediğinde dil de gevşeyerek aşağıdaki şemada görüldüğü gibi geriye doğru(soluk yolunu tıkayacak şekilde) düşer. Olabildiğince çabuk 112 yi arayın. 

diltikamsi

 

OKSİJENİN AKCİĞERLERE GİRMESİ NASIL ENGELLENMEKTEDİR?

Yandaki şemalarda oksijenin (havanın) takip ettiği yolu görebilirsiniz.

Nefes aldığımızda oksijen,

ağız ve burnumuzdan girer ve

soluk borusuna yönelir.

Soluk borusu bildiğiniz gibi akciğerlere açılır.

Akciğerlere giren oksijen kana geçerken,

vücuttan karbondioksit olarak geri dönerek akciğerlere geçer.

 

Nefes verdiğimizde de karbondioksit dışarı atılır.

solukyolu solunum

 

OKSİJEN NEDEN ÖNEMLİDİR?

Hatırlarsanız önceki yazılarımda insan vücudunu apartmana benzetmiştim ve akciğerlerin havalandırma (arıtma) sistemi olduğunu; beynin ise elektrik dağıtım merkezi olduğunu belirtmiştim. Sinirlerin ise tüm apartmana dağılmış elektrik kabloları olduğunu… Elektrik olmazsa apartmanda hiçbir aleti kullanamıyoruz(yani elimiz, kolumuz ve bilincimiz dahil hiçbir şey çalışmıyor).

Hatırladınız değil mi?

Beynin çalışması için öncelikle oksijene sonra şekere ihtiyaç vardır.  Oksijenin önemini yandaki şemadan okuyabilirsiniz: oksijen olmazsa,

beyinetki

 

Gelelim konu başlığına: Oksijenin akciğerlere girmesi nasıl engellenmektedir?

 

Yani, ortamda yeterli oksijen olduğu halde, bu oksijen akciğerlere oradan da kana ve beyne ulaşamıyorsa, soluk yolunda bir sorun var demektir.

Bu sorunlar neler olabilir?

Çeşitli nedenler olabilir ama ben ilkyardım açısından bilmemiz gereken en önemlilerinden bahsedeceğim:

Her ikisinde de çok basit hareketlerle hayat kurtarabiliriz, aksi halde hastaneye gidene ya da yardım gelene kadar kişi ölebilir!

 

1. Bilinci kapanan kişide başı geriye yatırdığımızda sorun çözülür (eğer dil gevşemiş ve soluk yolunu tıkamak üzereyse; bakınız en üstteki şema).  

 

2. Yabancı cisim tıkanması söz konusuysa, yine çok basit hareketlerle kişiyi mutlak ölümden kurtarabilirsiniz. Bu basit hareketler ihmal edildiği için her yıl binlerce çocuk boğazına (soluk borusuna )kaçan cisim, yiyecek ve içecek nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

 

Soluk borumuza yabancı cisim niye kaçar?

Yabancı cisim nedir?  

Soluk borusuna normalde sadece hava girer/girmelidir;

Soluk yoluna havanın dışında giren her şey zararlı ve yabancıdır. 

Bu yabancı nesneler (yiyecek, içecek, hatta balgam olabilir) soluk yolunu tıkayarak oksijenin akciğere girmesini engeller; ortalama 5 dakika akciğere hava girmezse beyin oksijensiz kalacağından yandaki şemada gördüğümüz sorunlar ortaya çıkar.        

 

 

Normalde bir şey yiyip-içtiğimizde, yutkunurken şemada görüldüğü gibi dilin alt kısmında epiglot denilen yaprak biçimindeki kapak aşağı doğru kıvrılır ve soluk yolunu kapatır yiyecek-içecek yemek borusuna girer.

 

Ancak, bir şeyler yerken ya da içerken ani bir hareket (arabada giderken aniden sarsılmak, gülmek, korkmak, konuşmak gibi ) söz konusu olduğunda yutkunma gerçekleşemeden yiyecek/içecek soluk borusuna kaçabilir.

 

tıkanma

 

SOLUK BORUSUNA BİR ŞEY KAÇTIĞINDA NE OLUR? 

 

Kişi öksürür ve soluk borusundaki yabancı nesneyi(cismi) atmaya çalışır. Bu durumda bir şey yapmamıza gerek yoktur; bazen uyarı olsun diye hafifçe sırta (kürek kemiklerinin arasından) vurulabilir. Kişiyi gözlemek önemlidir. Bazen öksürmeye rağmen cisim dışarı atılamaz ve kişi tıkanabilir (boğulabilir. BOĞULMAK => OKSİJEN GEÇİŞİNİN OLMAMASIdır). İşte o zaman biz kahraman olabiliriz.

Kişi öksüremiyor, konuşamıyor, can havliyle ellerini boğazına doğru götürüyorsa yardıma ihtiyacı var demektir.

Kişiye

"tıkandın mı?"

diye sorarız başını evet anlamında sallıyorsa,

hemen yabancı cismi çıkarmaya yardımcı olmalıyız

küçük çocuklarda bir iki dakika bile hayati önemliyken,

bebeklerde saniyeler önem kazanır

yctikanma

Bebek 0 – 12 aylık,

Çocuk 1-8 yaş,

Yetişkin ise 8yaş üstü olanlara denir.

[Bu gruplama sizi şaşırtmasın sadece temel yaşam desteğinde, tüm uygulamalar bu yaş gruplarına göredir].   

   

 Başa Dön

                                                     

 

TIKANMADA NELER YAPMALIYIZ?

Aşağıdaki iki şemada yapacaklarımız özetlenmiştir.

 BEBEKTE TIKANMA OLUŞURSA

HEMEN Bebeğin altçenesinden (başparmak - işaret ve orta parmak ile) kavrayın; bebeğin karın kısmı önkolunuza gelecek şekilde (bebek ata binmiş gibi) yatırın.

Diz çökerek oturun, kolunuzu üst bacağınıza dayayın ve diğer elinizle bebeğin kürek kemikleri hizasından beş kere vurun.

Bu vuruşta bebeğin başının aşağı doğru olmasına ve göğüs kafesinin iki eliniz arasında sıkışmasına özen gösterin.

Hem yerçekiminden yararlanıyoruz hem de akciğerleri sıkıştırarak havanın dışarı çıkarken yabancı cismi de dışarı sürüklemesini sağlıyoruz.

DİKKAT: vururken nazik olursanız işe yaramaz ama bu bebeğin kemiklerini kıracak kadar da sert vurmanız anlamına da gelmiyor.

Genellikle bir iki vuruştan sonra bebeğin ağladığını duyarsınız; bu durumda yüzüstü çevirin ve ağzında görünen bir şey varsa serçe parmağınızla çıkarın, sorun bitmiştir.

5 kez vurdunuz bebek ağlamadıysa, devam edin, 112 gelene ya da siz onu hastaneye ulaştırana kadar.

Şemada göğüsten bastırma işleminden söz ediyor ancak Temel Yaşam Desteği eğitimi almadıysanız bunu yapmanız önerilmiyor. O nedenle o kısmını anlatmıyorum.

YCbebek

 Eğer tıkanan çocuksa

erişkin/yetişkin kişide (8 yaş üstü) yapılan işlemler aynen uygulanır. yccocuk

1. Hemen kişinin yanında durulur, resimde açıklandığı ve gördüğümüz gibi beş kez sırttan vurulur.   

  Yabancı cisim çıkmamışsa;

2. Heimlich manevrası denilen işleme geçilir.         

 

yctsirt heimlich yctkarin

Kişinin arkasına geçilir.

Koltukaltlarından kollarımızı kişinin karnına doğru uzatıp elimizle göbek çukurunu buluruz.

Bulduktan sonra göbek çukurunun hemen yukarısına(göbek çukuru ile göğüs kemiğinin alt ucu arasındaki mesafenin orta kısmı) gelecek şekilde iki elimizi birbirine kenetleriz.

Başparmak karın boşluğuna gelecek.

İçe yukarı doğru beş kez darbe yaparız.

Burada dikkat etmemiz gereken husus: bu işlemi yapmamızın amacı diyaframı yukarı iterek akciğere basınç yapmaktır. Bu basınç akciğerin içinde havayı yukarı ittireceğinden, hava dışarı çıkacaktır, dışarı çıkarken de yabancı cismi ağza doğru sürükler. Yani, içe yukarı derken diyaframı yukarı kaldıracak kadar, içe ve yukarı olmalıdır.  

Yabancı cisim çıkana kadar: beş kez sırttan vurma beş kez karından itme işlemlerini tekrarlayabilirsiniz.

 

Yabancı cisim çıkmadı ve tıkanma nedeniyle kişi bilincini kaybetti diyelim. Hemen kişiyi sırt üstü yatırırsınız, yanınızda başka birisi varsa bu arada o 112 yi arar. Kimse yoksa sırt üstü yatırdınız ağız içine şöyle bir bakın tıkayan bir şey görünüyorsa çıkarın, başını geriye doğru yatırın ve 112 yi arayın.  Temel yaşam desteği(TYD) eğitimi almış birisi varsa hemen, TYD uygulayabilir.

 

  EĞER TIKANAN KİŞİ HAMİLE YA DA ÇOK ŞİŞMANSA NE YAPALIM?

Bu kişilerde farklı olarak elimizi göbeğin yukarısında değil göğüs kemiğinin tam ortasında birleştiriyoruz. 

Beş kez sırttan vurma   beş kez göğüsten içe doğru baskı(amaç akciğerleri sıkıştırmak).

hamileyct

  

UNUTMAYIN : Bu bahsettiğim uygulamalar hem çok basit hem de hayat kurtarıcıdır. İlkyardımın hiçbir uygulamasında hayat kurtarmak bu kadar kolay değildir.

Özellikle bebek uygulaması için oyuncak bebeklerle deneme yapabilirsiniz. Ya da yetişkinler birbirleri üzerinde gerçekte olacağından daha hafif baskılar uygulayarak deneme yapıp uygulamaların aklınızda kalmasını sağlayabilirsiniz. 

 

ERC 2015 yabancı cisim çıkarma aşamaları için tıklayın

 

 

HİPERVENTİLASYON / AŞIRI SOLUNUM YAPMA

 

Buraya kadar hep solunum sayısı az olursa ya da solunum durursa neler olacağından ve neler yapılabileceğinden bahsettik peki ya aksi olursa ne olacak?

Atalarımız boşuna dememiş “her şeyin aşırısı zarardır” diye.

Sanmayın ki vücuda çok oksijen girince faydası olur, hayır tam tersine zarar verir.

Belki rastlamışsınızdır, bazen çok heyecanlanan (ölüm korkusu ya da isterik durumlarda) kişiler çok hızlı ve derin soluk alıp verirler, sanki soluk alamıyor gibidirler, bir süre sonra bayılırlar. Kısa sürede olsa hem derin hem de çok sık nefes alıp verildiğinde vücuda giren oksijen miktarı artar.

Vücudumuzun solunumu dengeleme sistemi karbondioksite göre ayarlanmıştır. Kandaki karbondioksit miktarı artınca solunum uyarılır ve nefes alıp vermemiz hızlanır: koşarken olduğu gibi.

Ama tam tersi olunca, yani oksijen artıp karbondioksit azalınca sistem ne olduğunu anlayana kadar kilitlenir ve kişi kendinden geçer(elbette ki sistem anlattığım kadar yüzeysel çalışmıyor, ben size anlatabilmek amacıyla bu kadar basitleştirdim).

Kişinin yüzü kızarabilir, ellerinde eldiven giymiş – ayaklarında da çorap giymiş gibi hissizlik veya karıncalanma olur (bu hiperventilasyonun en belirgin özelliğidir). Üşüme, bir şey saplanıyor gibi göğüs ağrısı olabilir. Dudaklarında morarma(siyanoz) olmaması bunun solunum güçlüğü olmadığının göstergesidir.

İLKYARDIM:

Böyle isteri krizinde olan, hızlı ve derin nefes alan bir kişiyle (genellikle gençlerde veya kadınlarda daha sık olur) karşılaşırsanız hemen bir deliksiz naylon poşet/torba ya da kese kâğıdı bulup kişinin bunu ağzını burnunu içine alacak şekilde yüzüne dayayıp, nefes alıp vermesini sağlayın.

Torbaya nefes verip aynı havayı tekrar soluduğunda karbondioksit soluyacak ve kandaki oksijen/karbondioksit oranı dengelenecektir. Bir süre sonra kişi kendini iyi hisseder. Hissetmezse hastaneye götürmekte yarar var.   

hiperventilasyon

 

DİKKAT:Genel Bilgi kısmındaki TYD rehberlerini de gözden geçirmenizde yarar var.

 

 Başa Dön

 

Anasayfaya Dön