YARALANMALAR

 

 

 

Açık Yaralar

Organ Kopmaları

Göz Yaralanmaları

Baş Yaralanmaları

Göğüs Yaralanmaları

Karın Yaralanmaları

Omurga Yaralanmaları

 

 

YARALANMA

 

Yaralanma nedir?

Hani bilir bilmez herkesin her şey için kullandığı “travma” kelimesi var ya işte onun Türkçe karşılığı “yaralanma”dır.

Yaralanmayı tanımlayan birçok kelime ve cümle var, ben onların dışında bir tanım yapmak istiyorum:

Beklenmedik bir anda, herhangi bir neden sonucu vücutta oluşan soruna YARALANMA denir.

Merdivenden düştünüz neler olur?

Düşme şeklinize göre birçok sorun meydana gelebilir:

Yumuşak doku dediğimiz, kas - yağ ve deriden oluşan bölgede (kalça, karın, pazu, baldır, yanak vs) çeşitli nedenlerden dolayı görülen morluklar, sıyrıklar, derinin yırtılması veya kesilmesiyle alttaki tabakaların görünmesi, kanamalar, kemiklerde çatlama-kırık-çıkık. İşte bu olanların hepsi yaralanma şeklinde sınıflandırılır.

Bu sınıflamaya daha yakından bakalım mı?

 

MORARMA(ÇÜRÜK):

 

Kapalı yaralanmadır.

 

Kapalı denilmesinin nedeni: deri ve deri altındaki doku bir darbe (vurma, çarpma gibi; yani keskin/delici olmayan nesnelere çarpma) sonucu etkilenmiştir; ancak deri zedelenmemiş, sadece derinin hemen altındaki dokular ve kılcal damarlar zarar görmüştür.

 

 

Yandaki resimde derimizin tabakalarını görüyoruz. Elimizin üzerini kaplayan deriyi iki parmağımız arasında tuttuğumuzda, parmaklarımızın arasında kalan tabakadır.

derininyapisi

DİKKAT:

Morarma karşımıza iki şekilde çıkar:

1.Oksijensiz kalma sonucu dudaklarda ve tırnaklarda oluşan morarma (siyanoz);

2. Bir darbe sonucu deri altındaki kılcal damarların etkilenmesi sonucu derialtındaki kanamanın (kontüzyon, hematom) oluşturduğu morarma diğer bir tabirle çürük.

 

Yaralanmadaki morarma iki çeşit olabilir:

1. Çarpmanın etkisiyle darbe alan kısımdaki kılcal damarların kanaması ile oluşan yaygın morluk (çürüme, ekimoz, kontüzyon)

2. Yine darbe alan yerdeki daha büyük damarın yırtılması sonucu derinin altında biriken kanın oluşturduğu tümsek gibi morluk(hematom; kan oturdu, kan toplandı denir ya).

 

MORARMADA İLKYARDIM

Moraran kısma göre bakım değişir. Normalde bir şey yapılmaz; sadece ağrıyı dindirecek önlem alınabilir. Bazı durumlarda hastanın dikkatle gözlenmesi, belki de hemen hastaneye götürülmesi gerekir. Örnek, top oynarken top şiddetle karna çarptı, karın morardı, kişi kendinden geçti ama hemen iyileşti ise kişi hemen hastaneye götürülür. Kişi kendini iyi hissettiği için gitmek istemedi diyelim, bu durumda kişi gözlenir, saatler (bazen de dakikalar) içinde bulantı-kusma, kendinden geçme, dudaklarında ve tırnaklarında morarma olursa hemen hastaneye götürülmelidir. Çünkü iç kanama olabilir, kanama bölümünde anlattığım belirtileri tekrar gözden geçirmenizde yarar var.

Yine diyelim ki kişinin kafasına büyük ya da yüksekten bir şey düştüyse kişiyi yine aynı şekilde izlemekte yarar var. Eğer bulantı ve fışkırır şekilde kusma olursa hiç vakit kaybetmeden hastaneye götürülmelidir.

Kol ya da bacakta (veya vücudun diğer kısımlarında) gelen darbeye bağlı morluk oluşmuşsa kişi dinlendirilir/yatırılır. Elbette ki bu söylediğim şiddetli bir darbe ve geniş alanı kaplayan morluklar için geçerli. Kol ve bacakta ise kol veya bacak sarkıtılmaz, uzatılır(kalp hizasında olması için); aksi halde aşağı doğru sarkıtılırsa morarma ve şişlik artar. İnce bir havlu (veya yastık kılıfı gibi ne ince ne kalın kumaş) arasına konulmuş buz yaranın üzerine yerleştirilir.  Buzların düşmemesi için plastik torbaya konulmasında yarar var, böylece erirken suları da akmaz.

Buz uygulaması ilk birkaç saat için yararlıdır; kanamayı durdurmak, şişmeyi önlemek dolayısıyla da ağrıyı azaltmak üzere. 15-20 dakika uygulayıp bir o kadar ara verip tekrar uygulanabilir. 2-3 saatten sonra uygulamaya gerek yoktur.

Ertesi gün şişliği azaltmak için soğuk değil sıcak uygulama yapabilirsiniz. Havluyu sıcak suda ıslatıp iyice sıktıktan sonra sıcağı kaybolmadan morarmış yerin üstüne kapatın, üstünü de plastik bir şeyle kaplayın ki sıcağı muhafaza etsin. Aynen soğukta olduğu gibi bir süre(30 dakika kadar) uygulayın,  bunu keyfinize göre günde birkaç kez ve birkaç gün uygulayabilirsiniz.

morarma

 Başa Dön

 

AÇIK YARALAR

 

Derimiz, evimizin giriş kapısı gibidir. O nedenle sağlamdır. Önüne gelen herkes içeri giremez. Derimizden de mikroplar ve kirler içeri giremezler. Kapının kilidi bozulduğunda-kapı kırıldığında içeri girmek kolaylaşır; deride de sıyrık-kesik olduğunda mikroplar rahatlıkla içeri girerler. Açık yara dediğimizde bilmeliyiz ki kapı kırılmıştır. Yani, deri maruz kaldığı kesici ya da delici darbe sonucu kesilmiş, yırtılmış veya delinmiştir.

Bunun sakıncaları nelerdir?

Tüm yaralanmalarda ağrı olur, şişlik olabilir; açık yaralarda bunlara ilaveten kanama vardır. Mikroplar deriden içeri girebileceğinden iltihaplanmaya meyillidir.

Her şeyde olduğu gibi İlkyardımda da kâr zarar hesabı yapılmalıdır. Hangisini yaparsam yaralıya faydası olur ya da hangisini yapmadığım takdirde zarar görür gibi… Düşünelim kanama varsa kanamayı durdurmazsam zarar görür mü? Yarayı temizleyip kapatmazsam zarar görür mü? Her ikisine de vereceğiniz cevap EVET tir. Ama hangisi daha önemlidir? Önem sırası hayatını kaybetme olasılığına göredir. Kanamayı durdurmazsak hasta hayatını kaybedebilir mi (kanama bahsini hatırlayın!) kan kaybından genel durumu bozulabilir, kanama çok fazlaysa şoka girip ölebilir. Peki, iltihap olursa ölür mü? İltihabın oluşması için günler geçer bu arada yapılabilecek ilaç tedavisiyle kişiye bir şey olmaz. O halde ilkyardımda iltihap kapacak konusu göz ardı edilebilir (DİKKAT: olanağımız varsa ona da dikkat etmek zorundayız). Önceliğimiz kanamayı durdurmak, kişinin şoka, komaya girmesini önlemek olmalıdır.

yaraçesidleri

 

Gelelim yaranın kapatılmasına(pansumana):

Yara kirlenmişse; yani çer-çöp-toprak gibi şeyler yaranın üzerini kaplamışsa hemen bulabildiğimiz en temiz su ile kiri akıtırız. Ovmanız gerekmez sadece suyla yaranın üzerindeki pislikler uzaklaştırılır. Sonra bulabildiğimiz en temiz bez türü bir şeyle hafif bastırarak nemini alırız. Steril gazlı beziniz varsa bu işlemlerin tümünde onları kullanın. Yaranın üzerine sakın pamuk koymayın, kanamalı ve akıntılı bir yara ise, mutlaka gazlı bezin arasına pamuğu koyarak yarayı kapatın. Yine çok sıkmadan üzerinden sargı bezi ile ya da kravat yapılmış üçgen sargı bezi ile sarın ki koyduğunuz pansuman malzemesi düşmesin.

yarakapatma yarasarma yaradayc

Yaranın içinde cam parçaları varsa deriye batmamış olanları alın ancak yaraya batmış cam parçası, bıçak ya da başka cisimleri çıkarmaya çalışmayın. Kanama olan damara bastırarak kanamayı durdurun organı kalp seviyesinin üzerinde tutun, hareket etmemesi için destekleyin, hatta cisim büyük ve hareket ettikçe yaralıya zarar veriyorsa onu da sabit tutacak şekilde vücuda bağlayın ve yaralıyı en kısa zamanda hastaneye götürün.

Açık yaralanmalarda çok önemli bir husus da tetanoz olasılığıdır. O nedenle kirli yaralarda, paslı metal yaralanmalarında, geniş ve derin yaralarda mutlaka sağlık kuruluşuna gidin; yara küçük olsa bile paslı metal yarasıysa mutlaka TETANOZ AŞISI yapılmalıdır. Yaralanmalarda hastanelerde tetanoz aşısı yapıyorlar, yapılmadıysa hatırlatın. Çünkü minicik bir aşı fazla acıtmaz ama sizi korkunç bir tetanoz hastalığından korur. Hatta evde kaynar su döküldüğünde, yanık geniş olursa yine tetanoz yapılmalıdır. İhmal etmeyin, çünkü kişi tetanoz olduğunda belirtileri başka hastalıklarla karıştığı için tanı konana kadar geç kalınabiliyor ve kişi ölebiliyor.  

 

SIYRIK

Çocukken hepimiz düşmüşüzdür ve dizimizde sıyrık olmuştur. Sıyrık, derinin pürtüklü bir yüzeye hızla değdiğinde, pürtüklerin değdiği kısımdaki derinin yüzülmesi, pürtüğün olmadığı yerlerde bir şey olmamasıdır. Aynı şey rende yaparken de olur.

Yarayı yıkayın, gazlı bezle ya da bulabildiğimiz en temiz bezle nemini hafifçe bastırarak alın. Parmakta, elde ise küçük olduğu için Batikon sürebilirsiniz. Açık bırakın kısa sürede iyileşir.

DİKKAT:

Batikon, yarabandı ve flaster gibi şeyler deriye uygulandıktan sonra kaşıntıya, kızarıklığa neden olurlarsa hemen yıkayın; yara bandını ve flasteri kolonya (yoksa su) ile ıslatıp çıkarın. Ve hemen sağlık kuruluşuna gidin. Alerji yapmış olabilir. 

 

KESİK

Cam, bıçak hatta kâğıt deriyi keserek zarar verebilir. Yara derin değilse, yara ağızları uç uca gelecek şekilde birleştirilir, yukarıda anlatıldığı gibi kapatılır. Hareket etmesi engellenir(dinlenmesi için), kalp hizasından aşağıda tutulmaz.

Derin yaralarda(yani üstteki derinin altındaki tabakaya ulaşmış yaralarda) mutlaka hastaneye gidilerek dikiş attırılmalıdır(artık bazı yaralarda dikiş atma yerine deriyi karşılıklı biraraya getirip yarabandı gibi bantlarla kapatabiliyorlar, şeffaf olduğundan yaranın seyri de takip edilebilir).

 

DELİCİ YARALANMA

Şiş, bıçak, mermi gibi, dışarıdan bakıldığında, küçük kabul edilen yaraya neden olurlar, oysa içe doğru//derine gidildikçe kanamalara ve felçlere neden olabilen yaralanmalardır.

Çünkü derinlerde atardamarlar, sinirler bulunmaktadır; onları zedeledikleri takdirde büyük zarar verebilirler. Özellikle mermi yaralanması söz konusuysa giriş ve çıkış yeri bulunmalıdır. Zira küçük bir giriş deliği varken, giren merminin çapı hızı gibi etkenler nedeniyle çok büyük çıkış deliği olabilir, kanama açısından önemlidir. Eğer çıkış deliği yoksa iç kanama olasılığı vardır. Yaralı mutlaka her halükarda hastaneye ulaştırılmalıdır.

mermiyara

DERİNİN YERİNDEN KALKTIĞI YARALANMALAR

Özellikle diz, kaş, kafa yaralanmalarında rastlanır.

Deri tabaka halinde yerinden ayrılır. Yara kirli ise yıkandıktan sonra herhangi bir kir değmemişse sakın yıkamayın ve deriyi eski yerine yerleştirip (zorlamadan) üzerini pansumanla kapatıp en kısa sürede hastanede olmasını sağlayın.

kopma

 

 Başa Dön 

 

 

ORGAN KOPMASI

 

Organ kopması (amputasyon, ampute organ); vücutta çıkıntı oluşturan organların herhangi bir nedenle bulunduğu yerden ayrılmasıdır.

Çıkıntı oluşturan organlar: burun, çene, kulaklar, kollar, bacaklar, eller, ayaklar, parmaklar şeklinde sıralanabilir.

Organın yerinden ayrılması, genellikle kazalar sonucunda görülmekle beraber tedavi amaçlı da (örnek: gangren nedeniyle ayakların kesilmesi…)olabilmektedir. Kaza nedeniyle oluşan organ kopmalarının en önemli nedenleri: motorlu araç kazalarında sıkışma, iş kazaları, düşme veya kesici nitelikteki bir şeyin düşmesi ve benzeridir.

Kopan organ, 24 saat içinde uygun koşullarda, uygun hastaneye nakledildiği takdirde, yerine dikildiğinde eski görevini sürdürebilir.

Uygun koşullar: 1- Hasta, 2- Kopan organ açısından ele alınmaktadır.

 

1- Hasta İÇİn uygun koŞullar:

-   Kanama hemen doğrudan basınçla durdurulmalıdır

-   Yaralının soluk yolunun, solunumunun ve dolaşımının devamlılığı sağlanmalıdır

-   Şoka karşı önlem alınmalıdır: ayakların yükseltilmesi gibi

-   Kanama, doğrudan basınca ve kalp seviyesinden yükseğe kaldırmaya rağmen durdurulamamışsa, son seçenek olarak turnike uygulanabilir.

Doğrudan turnike uygulanması, dokunun beslenmesini bozacağından istenmemektedir; beslenmesi bozulan organın yerine dikilmesinde sorunlar ortaya çıkmaktadır

bası

2- Kopan organ İÇİn uygun koŞullar:

- ISLATILMAMALIDIR (doğrudan su içine konulmamalıdır)

Çünkü doğrudan suya koyduğunuzda dokuların yapısı bozulur. Biz sağlam elimizi ya da ayağımızı uzun süre suda tuttuğumuzda beyazlaşıp, buruştuğunu; canlı doku olduğu için sudan çıkardıktan 15-20 dakika sonra eski haline döndüğünü yaşayarak görmüşüzdür. Ancak kopmuş bir organda dolaşım olmayacağından dokunun eski haline dönmesi de mümkün olamayacaktır, hatta organ yerine dikilemez hale gelir ya da eskisi gibi görevini yerine getiremez. O nedenle bu konuda hassasiyet göstermemiz gerekir.

 

- DONDURULMAMALIDIR (doğrudan buz ile temas etmemelidir; kuru buz kullanılmamalıdır)

Kurbanda taze et geldiğinde buzluğa koyup dondurduğunuz eti kullanmak için çıkardığınızda dokular/et aynı canlılığına döner mi? Hayır. Çünkü donduğunda kas hücreleri ölür.

Eğer kopan organı buzun üzerine yerleştirirsek (tümü olmasa bile) donar. Ameliyathaneye girdiğinde hemen dikilmeye başlandığında aynen hayvan kaslarında olduğu gibi insan kasları da zarar görür ve canlılığını yitirmesi nedeniyle dikilse bile belki de kullanılamayacak hale gelebilir.

- ORGAN NEMLİ VE SOĞUK TUTULMALIDIR.

Bunun için:

Bulunabilen en temiz kumaş (çevrede hiçbir şey yoksa yaralının fanilası kullanılabilir)

bulunabilen en temiz su (varsa çaydanlıktaki kaynamış ve soğumuş su, içme suyu, musluk suyu vs.) ile nemlendirilir(ıslatılıp sıkılır).

Kopan organ nemlendirilmiş bu kumaş parçasına yerleştirilerek, sarılır ve bulunabilen en temiz,

deliksiz bir plastik torbaya konur.

Ağzı sıkıca bağlandıktan sonra içinde su ve buz parçaları olan bir başka torba ya da kap içine yerleştirilir.

 

organkopma

  Başa Dön

 

 

ÇEŞİTLİ YARALANMALAR

 

GÖZ  YARALANMALARI

Görme organımızdaki yaralanmaları birkaç başlık altında inceleyebiliriz:

 

1- Yaralanmalar:

* Korneada  yabancı  cisim  bulunması

  (göze  yabancı  cisim  kaçması)

* Göze yabancı cismin batması

* Yırtılmalar

 

2- Yanıklar:

* Kimyasal yanıklar

* lsı (termal)  yanıkları

* Işın yanıkları

göz

 

 

 

1- YARALANMALAR:

Göze yabancı cisim kaçması:  

 

Yabancı cisim ( toz, kirpik vb) korneanın (saydam tabakanın) üzerindedir veya göz kapağının   altındadır.

Bu durumda göz temiz su ile yıkanır. Eğer cisim göz kapağının altındaysa, göz kapağı ters çevrilerek pamuklu çubukla uzaklaştırılabilir.

 

DİKKAT:

Sakın gözkapaklarının üzerinden ovuşturmayın. Kirpik değil de kum taneciği ise, kornea çizilir.

korneayc

 

gözyc

Yabancı cisim batmışsa:                                                         

Genel kural burada da geçerlidir: Batan cisimler çıkarılmaz, sabitlenir. Üzeri bir malzeme ile (plastik bardak gibi) kapatılır.

Gözler birlikte hareket ettiğinden, sağlam gözün her hareketi ile yaralı gözde hareket edeceğinden ve yaradaki zarar artacağından sağlam göz de kapatılmalıdır.

DİKKAT:

Bardak ya da benzeri bir malzeme ile kapatmamızın nedeni: Cismi elimizden korumak içindir. İnsan gözünde bir şey olduğunda farkında olmadan (refleks olarak) uzaklaştırmak ister, bu arada batmış cisme her dokunduğunda cisim göze zarar verebilir. İşte bu nedenle cisme değmemek için cisim uygun biçimde kapatılır (uzunsa bardağın dibi kesilebilir). El bardağa değince kişi elini hemen geri çekebilir. Eğer yaralı çocuksa ellerini gözüne götüremeyecek şekilde ellerini bağlamakta yarar var. Elleri birbirine eşarp/tülbent gibi bir malzemeyle hafif gevşek bağlamalıdır. Sıkı bağlanırlarsa kan dolaşımını engelleyerek başka sorunlara neden olabiliriz. 

Yandaki resimde görüldüğü gibi eğer saydam tabakanın üzerine çapak (demir taneciği) batmışsa kesinlikle dokunulmaz ve hastaneye göz kapatılarak gidilir.

 

capak

 

Yırtılmalar:

Yaralı göz hemen steril gazlı bezle ya da çevrede bulabildiğimiz en temiz bez niteliğinde bir malzeme ile kapatılır, sağlam gözde kapatıldıktan sonra en kısa sürede hastaneye götürülmelidir.

 

2- YANIKLAR:

Kimyasal Yanıklar:

Tek ve ilk acil tedavi yıkamaktır.

Yıkamak için her türlü temiz su kullanılabilir. Su bir şişeyle göze dökülebilir, hasta başını musluk altına sokarak yıkayabilir, hortum ya da duşun telefon kısmı ile yıkanabilir, su ile dolu bir kap içine göz sokularak göz kapakları hızla kırpıştırılabilir(bu son yıkama şekli kirpik/toz kaçması durumunda ya da dinlendirme pansumanlarında uygulanabilir).

Gözü yıkarken suyun akış yönü içten dışa doğru olmalıdır ki, kimyasal madde sağlam göze doğru akmasın. Yıkama süresi  en az 15 dakika  olmalıdır.

Daha sonra her iki gözde kapatılarak hastaneye ulaştırılır.

gözyikama

 Isı (alev) yanıkları:

Göz kapakları genellikle kapanır ve yapışabilir.

O nedenle her iki göz yıkandıktan sonra sıkılmış ıslak pansumanla (tülbent vb) kapatılarak hastaneye götürülmelidir.

 

Işın yanıkları:

Kızılötesi ışınlar, çıplak gözle güneş tutulmasının izlenmesi, lazer ışını retinada ağrısız ancak kalıcı görme kaybına neden olur. Kaynak yapmak, uzun süreli güneş lambasına, ultraviyole ışınlarına ve parlak ışınlara (karla kaplı alanlar, çöl, durgun deniz gibi) maruz kalmak gözde yüzeysel yanıklara neden olabilir. İlk anda fazla belirti görülmezken, 3-5 saat sonra kızarıklık, şişlik, aşırı gözyaşı salgılanması görülebilir. Gözler yine ıslak pansumanla kapatılarak, kişi hastaneye götürülür.

Hangi tip göz yaralanması olursa olsun, yaralı gözün yanı sıra sağlam göz de mutlaka kapatılmalıdır, yaralı gözün daha fazla zarar görmemesi için!

 

 Başa Dön 

 

 

BAŞ (KAFA) YARALANMALARI

 

 

 

- Kafa üstü düşme,

 

- denizde dibe çakılma,

 

- trafik kazalarında ön cama çarpma sonucu görülen,

 

açık veya kapalı olarak  sınıflandırabileceğimiz  kafa yaralanmalardır.

omurgazedelenme

Açık Kafa Yaralanmaları:

Yaralanma gözle görülebildiğinden gerekli pansuman yapılır,

mümkünse baş 30 derece yüksekte tutularak (yarı oturur pozisyonda)

hastaneye nakledilir.

yarioturur
yanyatiş

Eğer kulaktan veya burundan açık kırmızı renkli kanama ya da kanla birlikte berrak sıvı geliyorsa, BOS ( beyin-omurilik sıvısı) geliyor demektir. Bu şiddetli kafa yaralanmalarında (genellikle de kırıklarında) görülür. Bu gibi durumlarda kanayan burna  ya da kulağa gevşek pansuman konarak dışarı akış sağlanır.

Kesinlikle tampon yapılmaz!.

Eğer BOS kulaktan geliyorsa, pansuman konulduktan sonra yaralı o  kulağın üzerine gelecek şekilde yan yatırılır ve hastaneye nakledilir.

Kapalı Kafa Yaralanmaları:

Gözle görülür bir yaralanma olmadığında; vurma, çarpma, düşme, darbe sonrası veya yüksek tansiyonu olan kişilerde aşağıdaki belirtiler görülürse;

Bilinci kapalıysa yan yatırılarak,                 

Bilinci yerindeyse baş yüksekte olacak şekilde yatırılarak (sırt ve başı yüksekte olacak şekilde) hastaneye götürülmelidir.

 

Kapalı Kafa Yaralanmasında Belirtiler:

 

- Fışkırır tarzda kusma

- Aniden başlayan baş ağrısı, baş dönmesi veya kulak çınlaması

- Kol(lar) ve/veya bacak(lar) da karıncalanma, uyuşma, ilerleyen kuvvet kaybı, felç

- Sebepsiz uyku hali, konuşmada pelteklik, anlamsız konuşmalar, kendini kaybetme, bilinç kaybı

- Solunumda yavaşlama, iç çekmeler, sesli solunum, hızlanan ve yavaşlayan solunum

- Nabızda değişiklikler, vücut ısısında yükselme (kan basıncında yükselme)

- Kanama ilerledikçe gözbebekleri büyüklüğünde farklılık (ANİZOKORİ), çift görme, görmede bulanıklık olabilir.

anizokori

 

İLKYARDIM:

Yukarıda bahsedilen nedenler sonucunda bu belirtilerden biri veya birkaçı görülürse, yukarıda (açık veya kapalı kafa yaralanmalarında) anlatıldığı şekilde hemen hastaneye götürülmelidir.

 

 Başa Dön

 

 

GÖĞÜS YARALANMALARI

 

Tüm organ yaralanmalarında olduğu gibi göğüs yaralanmaları da vurma, çarpma, darbe sonucu oluşur ve ilkyardım uygulamaları açısından iki başlıkta ele alınabilir.

 

Kapalı göğüs yaralanmaları:

Üstteki deri dokusu sağlamdır. Ancak vurma, çarpma, darbe sonucu derialtı dokusundaki hasar nedeniyle morarma, ağrı, kaburga kemiklerinde (kostalarda) kırıklar ve akciğerde yırtılma-yaralanma görülebilir.

Ayrıca herhangi bir yaralanma (travma) olmaksızın şiddetli kuru öksürük sonucunda da akciğerlerde yaralanma dolayısıyla da kapalı göğüs yaralanması ortaya çıkabilir.

 

Belirtileri:

- Şiddetli göğüs ağrısı,

- Solunum güçlüğü,

- Öksürme ile kanlı balgam veya tükürük gelmesi.

 

İLKYARDIM:

Bu belirtiler görüldüğünde yaralı hemen hastaneye götürülmelidir.

 

Açık göğüs yaralanmaları:

Bıçak, şiş, kurşun gibi delici cisimlerle veya kaburga kemiği kırıklarında, kırık uçların göğüs duvarını delmesiyle meydana gelir.

gögüsyara 

Belirti ve bulgular:

- Yaralanan bölgede solunumla birlikte görülen veya artan şiddetli ağrı, yarioturur

- Öksürükle kan gelmesi (hemoptizi),

- Yetersiz oksijenlenme nedeniyle mukozalarda morarma (siyanoz)

 

İLKYARDIM

·   KAPALI GÖĞÜS YARALANMALARInda

Kişi mümkün olduğunca kısa sürede hastaneye nakledilmelidir.

Yarı oturur pozisyonda!

 

·   AÇIK GÖĞÜS YARALANMALARInda,

Önceleri açık yara kapatılarak içeriye hava emiliminin engellenmesi amaçlanıyordu. Oysa “2015 ERC İlkyardım Uygulamaları”nda bu kural değiştirilmiştir. Yaranın üzerini kapatmayı önermiyorlar; kapatılacaksa da hava giriş çıkışına olanak sağlayacak malzeme ile(tek kat gazlı bez, tülbent gibi) kapatılmasını öneriyorlar. Nedeni: pnömotoraks denilen(bak yukarıdaki yaralanma resmi) akciğerin yırtılan zarlarının arasına hava girdiğinde yüksek basınç oluşturur, bu basınç akciğerlerin genişleyip daralmasını engeller, eğer havayla temas olursa, kişi nefes aldığında şişen akciğer zarlar arasındaki havanın dışarı itilmesine yani basıncın azalmasına neden olur.

Kanama varsa doğrudan basınçla durdurmaya çalışın.

En kısa zamanda hastaneye götürülür.

 Başa Dön

 

 

KARIN / BATIN YARALANMALARI

 

Kapalı karın yaralanmaları:

Vurma, çarpma(araca, otomobil direksiyonuna vs), darbe sonucu oluşabileceği gibi apandisit patlaması, barsak düğümlenmesi, karın içinde iltihaplanma ve kanamalar sonucunda da oluşabilir.

 

Belirtileri:

- Karın ağrısı, hareketle artan ağrı

- Bulantı, kusma

- Karında şişkinlik, sertlik, hassasiyet (hasta karnına dokundurmaz)

- Hasta hareket etmekten kaçınır

- Ateş, dudaklarda kuruma, susuzluk hissi

 

 İLKYARDIM:

· Hemen hastaneye götürülür

· Kusma olasılığına karşı uyanık olunur( kusma olasılığına karşı hasta  yan yatırılabilir)

· Şoka karşı hazırlıklı olunur

· Ağrının yeri, şiddeti, tipi ve süresi kaydedilir.

 

YAPILMAYACAKLAR:

· Ağrı kesici verilmez (teşhis koymayı engelleyeceği için)

· Yiyecek veya içecek kesinlikle verilmez (ameliyata alınmasını engeller; çünkü anestezi verilecek kişilerin midelerinin boş olması tercih edilir)

· Karın üzerine kesinlikle sıcak uygulanmaz (sıcak su termoforu, ısıtılmış ütü, vb; çünkü sıcak: kanama varsa kanamayı artırır, iltihap varsa yaygınlaşmasını sağlar), soğuk uygulama yapmak dala akılcıdır (soğuk damarları büzüştüreceği için kanamayı azaltır).

 

DİKKAT:

Her zaman olduğu gibi deri üzerine doğrudan soğuk (ya da sıcak) uygulanmaz!

Mutlaka ince havlu veya kalın olmayan yastık kılıfı gibi bir kumaşın üzerinden uygulanır.  

 

Açık batın yaralanmaları:

Yaralı sırtüstü yatırılır. Yara çevresi temiz ıslak bezle hafifçe silindikten sonra yara ağzı uç uca getirilerek üzeri tercihan steril gazlı (yoksa en temiz) bezle kapatılır ve hastaneye götürülür. Yaranın çevresi kirli ya da çok kanlı değilse silmek için vakit kaybetmeyin. 112 nin ulaşma mesafesindeyseniz sadece yaranın üzerini kapatın kanama varsa durdurmaya çalışarak bekleyin

 

Dikkat edilecek hususlar:

 

Eğer iç organlar dışarı çıkmışsa:

İçeri sokulmaya çalışılmaz.

Yara üzerinde toplanır, ılık ve nemli steril gazlı bezle örtülür (steril gazlı bez yoksa, bulabildiğiniz en temiz bez/kumaş parçasını ılık su ile ıslatıp iyice sıktıktan sonra örtün) aşağıda bahsedilen pozisyonlardan biri verdirilerek hastaneye götürülür.    

karinyara
karinyara

Yara vücut eksenine paralelse (yukarıdan aşağı doğru ise):

 

Yaralı sırtüstü yatırılır ve bacaklar dümdüz uzatılır.

Yara vücut eksenine dikse (sağdan-sola/enlemesine ise):

 

Yaralı sırtüstü yatırılır ve bacaklar dizden bükülerek mümkün olduğunca karna doğru çekilir.

karinyara

  Başa Dön 

 

 

 

OMURGA YARALANMASI

 

Omurga 33 omurdan oluşmuştur. Boyun(servikal 7), sırt (torakal 12), bel (lumbal 5), kuyruk (sakral 5) ve kuyruk sokumu (koksiks 3) olmak üzere beş bölüme ayrılır.

Omurlar arasında bulunan kıkırdak yastıkçıklar (diskler) hem hareketi sağlarlar hem de kemiklerin aşınmasını önlerler.

Omurlar kuvvetli bağlarla birbirlerine bağlanmışlardır, bu bağlar birbirine komşu omurlar arasında küçük eğimlere olanak sağlamanın yanı sıra, birbirlerinin üzerinde durmasını sağlarlar. Omurgayı oluşturan omurların arka kısmında bulunan boşluk ile oluşan kanal (spinal kanal), omurilik  ve onu örten zarları içermektedir.

Beyin omurilik sıvısı (BOS) bu zarlar arasında dolaşmaktadır.

Tüm sinirler omurilik yoluyla beyne ulaşırlar.

Omurga yaralanmalarında kırıklar ve/veya ezilmeler meydana geldiğinde omurilik etkilenirse felç hatta ölüm meydana gelebilir.

Bir omurun diğeri üzerinde hafif kayması veya diskin kayması(bel fıtığı-herni), milimetrik dahi olsa sinirlerin baskı altında kalması için yeterlidir.

boyunyara

Yukarıdaki resimlerde de görüldüğü gibi, kaza nedeniyle zedelenmiş omurların, yaralı hareket ettirilirse daha fazla zarar görmesi kaçınılmazdır.

Yine, ikinci şekilde görüldüğü gibi tüm omurganın hareket ettirilmesinde de aynı sorun söz konusudur. Bu nedenle omurga yaralanmalarında veya omurganın zedelenebileceği vurma, çarpma, düşme gibi olaylarda yaralının

KESİNLİKLE HAREKET ETTİRİLMEMESİ gerekir.

 

Yaralının boynuna boyunluk takılır, (yoksa) gazete, havlu, hırka gibi şeylerle boyun desteklenerek hareketi önlenir.

Yaralı sert bir zemin üzerine yatırılarak (ya da baş-sırt-kalça aynı düzlemde olacak şekilde) taşınmalıdır.

Omurga yaralanması olasılığı yüksek olan kazalar; otomobil-motosiklet kazaları, denize dalmalar, yüksekten düşmelerdir.

Kaza sonrası bilinci kapalı her yaralıda omurga yaralanması olasılığı düşünülmelidir.

Belirti ve bulgular:

 

- Ağrı: Yaralının bilinci yerindeyse ağrısını dile getirebilir.

Bazen yaralı ağrıdan yakınmayabilir bu gibi durumlarda hastanın hareket yeteneği gözlenir, Şayet yaralı hareket etmekten kaçınıyor ve kalıptaymış gibi yatıyorsa ağrısı nedeniyle bu şekilde yatıyordur. Omurga yaralanması olasılığı çok yüksektir.

 

- Kollar ve/veya bacaklarda uyuşma, karıncalanma veya güçsüzlük.

 

- Şekil bozukluğu: Omurga yaralanmalarında pek rastlanmaz.

İstisna olarak boyun omurlarında  görülebilir; baş bir tarafa bükülmüştür.

 

- Hassasiyet.

 

- Paralizi(güç kaybı) ve/veya duyu kaybı.

Kol ve/veya bacağını (ya da parmaklarını) hareket ettirmesi istenerek hareket kaybı olup olmadığı; dokunarak duyu kaybı olup olmadığı saptanabilir.

omurgayara

İLK YARDIM:

- Tüm yaralanmalarda olduğu gibi öncelikle ABC  kontrol edilir ve devamlılığı sağlanır.

- Kanamalar durdurulur, yaralar kapatılır.

- Hasta SERT VE DÜZ BİR ZEMİN üzerinde, SIRTÜSTÜ YATIRILARAK taşınır.

- Boyun kısmı (servikal omurlar) battaniye veya havlu ile sağa-sola hareket etmemesi için desteklenir.

Sert ve düz zemin için; kapı, iki uzun sopa arasına gerilmiş battaniye kullanılabilir. Elbette ki varsa SEDYE en uygun taşıma aracıdır.

Trafik kazasında, kazazede araçtan baş-sırt-kalça aynı hizada olacak şekilde çıkarılmalıdır, bunu sağlayabilmek için çevrede bulunabilecek (1 m civarında) sopa ya da tahta parçasından yararlanılabilir. Tahta sırta dayanarak aynı düzlemde kalması sağlanabilir.

 

DİKKAT:

Eğer 112 gelebilecek mesafedeyse yaralıyı hiç hareket ettirmeden solunum ve dolaşımını değerlendirip varsa kanamalarını durdurup, yaralarını kapatıp bekleyin.

Yaralının bilinci açıksa, kimlik bilgilerini ve varsa hastalıklarını, yakınlarından birinin telefon numarasını sorup bir yere kaydetmeyi sakın unutmayın!

Bilinci her an kapanabilir ve elinizdeki o bilgiler hayat kurtarabilir.

 

 Başa Dön

 

 

Anasayfaya Dön