ZEHİR, ZEHİRLENME

VE

ULUSAL ZEHİR DANIŞMA MERKEZİ (UZDM)

 

Zehirlenme Belirti ve Bulguları

Sindirim Yolu Zehirlenmeleri

Solunum Yolu Zehirlenmeleri

Deri Yolu Zehirlenmeleri

 

 

ZEHİR:

Herhangi bir kimyasal, bedensel veya organik madde sindirildiğinde, solunduğunda, deriden emildiğinde veya enjekte edildiğinde; küçük miktarlarda bile olsa, kimyasal etkileri ile organlara zarar verebiliyor ve çalışmalarını bozabiliyorsa, bu maddeye ZEHİR, olaya ise ZEHİRLENME denilmektedir.

Zehirler küçük miktarlarda bile etkilerini gösterebilirler. Bedene, kimyasal etkileri nedeniyle zarar verirler; örneğin hücre metabolizmasındaki kimyasal etkinlikleri bozarak, hücreyi  harap edebilirler. Zehirlenmeler, kasıtlı veya kaza ile meydana gelebilirler.

Zehirler vücuda genel olarak  sindirim, solunum, deriden emilim veya enjeksiyon yoluyla alınmaktadır.

 

Zehirlenme olayında 24 saat boyunca bir uzmana ulaşılabilecek tek yer zehir danışma merkezidir.

Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığına bağlı olarak çalışan Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZDM) nin ücretsiz aranabilen telefon numarası 114 ve 0800 314 79 00

 

 

Zehir danışma merkezinden yararlanabilmek için birkaç konuda bilgimiz olmalıdır. Bu bilgiler ışığında  UZDM bize yardımcı olabilir:

 

Çok sayıdaki madde, farklı kişilerde farklı etkiler(alerjik etki) gösterdiklerinden bunlar da bazen zehir olarak adlandırılmaktadır. Bu maddeler, bazı kişilerde hiç bir etki yapmazken, bazı kişilerde hayati tehlikeye yol açabilirler.

Zehir niteliğindeki birçok madde yaşlılarda ve çocuklarda daha ciddi sorunlara neden olmaktadır.

Zehir vücuda girdikten sonra çeşitli şekilde hasar oluşturur.

Zehirli bir gaz, oksijenin yerini alarak boğulmaya neden olur.

Bazı zehirler sistemik etki yapar ve tüm vücudu etkiler.

Bazı zehirler, sinir sistemini etkileyerek ya aşırı uyarır ya da baskılar; bunun sonucunda ishal ve kusma görülebilir, alyuvarlara oksijen bağlanmasını engelleyebilirler.

Zehrin gerçek etkisi: yapısına, miktarına, bazen de vücuda alınış yoluna bağlıdır. Zehirlenmelerde, zehirden etkilenen kişinin yaşı, vücut ağırlığı ve genel sağlık durumu çok önemli etkenlerdir.

Zehirlenmenin tedavisinden ziyade ortaya çıkmasını önlemek daha kolaydır.

İlaçların ve kimyasal maddelerin (deterjan vb), çocukların ulaşamayacağı yere konulması, ilaçların çocuklara şeker olarak tanıtılmaması bu önlemlerden sadece birkaçıdır.

 

Başa Dön

 

ZEHİRLENMELERDE BELİRTİLER VE BULGULAR

Yerel belirtiler:

- Sokulan, ısırılan, temas eden yerde; yani vücudun belirli bir noktasında kızarıklık, döküntü, şişlik, gerginlik, ağrı ve kaşıntı

 

Genel belirtiler:

Tüm vücutta yaygın olarak görülen veya bir yerde başlayıp yayılan

- Vücut ısısının yükselmesi (ateş),

- Tüm vücutta kızarıklık, döküntü, kaşıntı, şişlik,

- Solunum sıkıntısı, hızlı ve zayıf atan nabız,

- Baş ağrısı, kulak çınlaması,

- Halsizlik, kendinden geçme, gelişen bilinç kaybı,

- Şok, ölüm.

 

ŞİŞLİK  fark edilir edilmez hemen yüzük, bilezik, saat, kolye, kemer, boyun bağı gibi sıkan takı, aksesuar ve giysiler çıkarılmalıdır.

DİKKAT:

Hasta çocuksa ve tahriş edici maddeye dokunmuşsa, yüzüne-gözüne sürmemesi için, hemen elleri yıkanır.

Bu uygulama erişkin kişiler için de geçerlidir.

 

İLKYARDIM:

 

TEMEL KURAL:

Zehirleyen neyse o zehirlenen kişiden uzaklaştırılır:

Ağızdan alınmışsa kusturularak, deriye değmişse yıkanarak;

 

Ya da zehirlenen kişi zehirden uzaklaştırılır:

Ortamda zehirli gaz, duman, alerjiye neden olan koku/parfüm varsa kişi temiz havaya çıkarılır.  

 

Zehir, vücuda bilerek (kasti) veya bilinmeden(kazara), dört yoldan alınabilir:

1-Sindirim, 2-Solunum, 3-Deri ve 4-Kan yoluyla, olmak üzere.

 

Başa Dön 

 

 

SİNDİRİM YOLU ZEHİRLENMELERİ

Ağız yoluyla alınan her türlü zehir etkisi yapan maddelerle meydana gelirler; bayat besinler, ilaçlar, alkol, korozif (yakıcı, tahriş edici) maddeler ya da alerjik etki yapan maddeler vb.

 

Zehirlenmeden şüpheleniliyorsa, hemen UZDM: aranarak bilgi ve yardım alınır.

Onların önerilerine göre davranın. Günümüzdeki iletişim teknolojisi ile ulaşma sorunu yaşanmayacağından eminim. Her türlü zehirlenmede yapabileceğiniz en doğru ilkyardım 114 ü aramaktır.

Ancak ulaşılamadığı durumlarda yapabileceklerimiz:

 

İLKYARDIM:

Eğer zehrin alınması üzerinden henüz 30 dakika geçmemişse, o zaman kusturulur.

Çünkü zehir alındıktan sonraki 30 dakika içinde hasta kusturulabilirse, etkili sonuç alınabilmektedir.

DİKKAT:

Zehrin sıvı veya katı olması, zehrin tıka basa dolu mideye ya da boş bir mideye alınması zehrin emilim süresini oldukça fazla etkileyeceğinden kusturma öncesi doğru bilgiyi almak önemlidir. Kişinin bilincinin etkilendiği(uykuya meyilli, konuşmakta zorlanma, abuk sabuk konuşma gibi) durumlarda zehir kana karıştığı için alanda kusturmanın anlamı olmayacaktır. 

 

KUSTURULMAYACAK DURUMLAR:

 

KUSTURMAK İÇİN:

 Başa Dön

 

 

BESİN ZEHİRLENMELERİ

Bakteri veya bakteri salgıları (toksinleri ) ile oluşan zehirlenmelerdir. Bulantı-kusma, kramp şeklinde karın ağrısı ve ishal (diyare) ile seyrederler.

DİKKAT:

Aşağıda bahsedilen hastane/hekim tedavileridir. Kişinin zehirlendiğini düşünüyorsak mutlaka hekime/hastaneye götürmemiz gerekir.

Besin zehirlenmesi nedenleri:

 

SALMONELLA:

Mikropla bulaşmış(kontamine) et, süt ve yumurta ile bulaşır.

Yendikten 12 – 24 saat sonra ani bulantı-kusma, karın ağrısı, ishal ile kendini gösterir.

Tedavi: Herhangi bir tedavisi yoktur. 2-3 günde kendiliğinden geçer. Antibiyotik verilmez.

* Aşırı ishal ve kusmaya bağlı olarak vücut susuz kalmışsa (dehidratasyon gelişmişse) içecek şeyler verilerek kaybedilen sıvı yerine konur.

* Yemek hazırlanırken kapların temiz olmasına dikkat edilir ve iyi pişirilirse salmonella enfeksiyonu önlenebilir.

 

STAFİLOKOK:

En sık rastlanan besin zehirlenmesidir.

Karbonhidratlı, sütlü ve şekerli yiyeceklerin yenilmesi sonucu görülür. Örneğin: muhallebi, dondurma, mayonez gibi.

Yendikten 2 – 6 saat sonra bulantı-kusma ile kendini gösterir (ishal nadiren görülür).

Tedavi: Herhangi bir tedavisi yoktur. 4-6 saatte kendiliğinden geçer.

Önlenebilmesi için; özellikle sütlü tatlılar ve kaynatılmadan pişirilen yemekler hazırlandıktan sonra uzun süre, fırında veya ısıtma tepsilerinde bekletilmemelidir.

 

CLOSTRİDİUM PERFRİNGENS:

Büyük miktarda hazırlanan yiyeceklerin oda ısısında, etkisiz buharda bekletilmesi veya yeterince soğuk ortamda muhafaza edilmemesi sonucunda ürer. Veya mikroorganizmanın bulaştığı balıklarla hastalık ortaya çıkar.

Yendikten 8-10 saat sonra bulantı, karında kramp şeklinde ağrı ve ishal ile kendini gösterir.

Tedavi: 24 saate kadar kendiliğinden iyileşir.

* İshal ve kusmaya bağlı vücutta azalan sıvı yerine konulur, hastaya, daha öncede bahsedildiği gibi bol sıvı şeyler içirilir ve bu arada tuz ve elektrolit kaybını yerine koymak için de bir bardak suya bir miktar tuz ve yemek karbonatı konarak içirilir. Ya da bu amaçla kola, tuzlu ayran, meyve suları, maden suyu içirilebilir. Mümkün olduğunca tüm sıvı kaybı bu içeceklerle karşılanmayıp suda içirilmelidir.

 

İYİ YIKANMAMIŞ, YEMEK KAZINTISI KALMIŞ KAPLAR GENELLİKLE BESİN 

          ZEHİRLENMESİNE YOL AÇAN EN ÖNEMLİ FAKTÖRDÜR.

 

Cl. BOTULİNUM ( BOTULİSMUS ):

Botulismus zehirlenmesi (botulizm), Clostridium botulinum denen bakterinin toksinlerinin/zehirlerinin, başta konserveler olmak üzere değişik yiyeceklerle alınması sonucu meydana gelen bir zehirlenmedir.
Ayrıca, bu toksinleri bulunduran balların bir yaş altı bebeklere verilmesiyle bebeklik botulizmi olarak bilinen hastalık da görülebilmektedir. Bu nedenle bir yaşın altındaki bebeklere bal verilmemelidir

Clostridium botulinum çevrede yaygın olarak bulunan bir bakteridir.

Özellikle evde hazırlanan konservelerin yeterince kaynatılmaması ya da yanlış işlem yapılmasından dolayı, kutudaki havasız ortamda bakteri çoğalarak toksin (zehir) üretmektedir. Yendiğinde yaklaşık 12 – 36 saat sonra zehirlenme belirtileri görülmeye başlar.

 

Belirtileri:

 

İLKYARDIM:

 

DEHİDRATASYON/VÜCUTTAN SU KAYBI:

Aşırı kusma ve ishal sonucu, vücuttan fazla miktarda sıvı ve elektrolit kaybı olur.

Buna bağlı olarak cilt, dudaklar ve dil kurur.

Cildin kuruluğunu anlamak üzere el üzerindeki deri, başparmak ve işaret parmağı arasında tutulur, bırakıldığında deri hemen eski halini alıyorsa o zaman sorun yoktur, eğer eski halini alma süresi uzuyorsa, o zaman fazla miktarda sıvı kaybı vardır ve hemen tedavi edilmezse hipovolemik şok gelişebilir

 

MANTAR ZEHİRLENMESİ
Doğal alanlarda yetişen ve yapısında zehirli madde bulunan şapkalı mantarların taze, kurutulmuş veya konserve olarak çiğ veya pişirilerek yenmesi sonucunda gelişen ve ölümle de sonuçlanabilen ciddi bir zehirlenmedir.

Mantar zehirlenmeleri, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yağışların bol olduğu mevsimlerde görülür.
Ülkemizde doğal alanlarda yetişen zehirli mantarların da bulunduğu unutulmamalıdır.

Zehirlenme belirtileri mantarda bulunan zehrin niteliğine göre değişir.

Belirtiler, bazı mantar türlerinde yenildikten 2 saat sonra, bazı mantar türlerinde ise 6 saat sonra ortaya çıkabilir.

 

Mantarın yenmesini takibeden 2 saat gibi kısa bir sürede zehirlenme belirtileri ortaya çıkabilir:

 

Mantarda bulunan zehirli maddenin özelliğine göre, yendikten 6 saat sonra gelişebilen zehirlenme belirtileri ise:

Daha sonra karaciğer ve böbrek bozuklukları ile bu organların bozukluklarına bağlı belirtiler, koma ve ölüm görülebilir.

Hastanın mantar yeme hikâyesi ile zehirlenme bulguları birlikte değerlendirilerek mantar zehirlenmesi olup olmadığına karar verilmeye çalışılır.
Yenen mantarın uzman kişilerce incelenmesi de zehirlenmenin teşhisinde yardımcı olmaktadır.
Ancak, bu konuda yapılacak en doğru hareket, mantar yiyen bir kişide yukarıda verilen belirtilerin görülmesi hâlinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı varsa mantarda götürülmelidir ki tanı daha çabuk konularak doğru tedavi başlatılabilsin.

 

MANTAR ZEHİRLENMESİNİN TEDAVİSİ VAR MIDIR?
Zehirlenmeler konusunda 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezinden bilgi alınabilir.
Mantar zehirlenmelerinin tedavisi genel olarak meydana gelen zehirlenme bulgularına yöneliktir.
Ancak, mantar zehirlenmelerinin tedavisine yardımcı olması bakımından, Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığından temin edilecek bir antidot (panzehir) bulunmaktadır

 

Başa Dön

 

 

SOLUNUM YOLU ZEHİRLENMELERİ

 

Tüp gaz, egzoz gazı (karbonmonoksit), duman ve diğer zehirli gazların solunması sonucunda görülür.

Özellikle renksiz ve kokusuz zehirli gazlarla meydana gelen zehirlenmelerde kişide görülen belirtilerin saptanması hayat kurtaracaktır.

 

Belirtileri:

- Baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, kendinden geçme, bulantı-kusma, deride renk değişimi.

 

İLKYARDIM:

- Öncelikle kaynak kapatılır, havalandırma sağlanır, kişi temiz havaya çıkartılır(apartmanda iseniz balkon, balkon yoksa pencere açılıp pencereye yakın götürülür; alt katlarda bahçeye vs))

- Yüzüne su serpilebilir, kolları açılıp kapatılabilir,

- Gerekiyorsa suni solunum ve kalp masajı yapılır,

- Mutlaka hastaneye götürülür. 114 (UZDM) aranarak hastaneye kadar yapılabilecek bir şey var mı sorulur.

 

Başa Dön 

 

 

DERİ YOLU ZEHİRLENMELERİ

 

Kremler, tozlar, sıvılar ile temas sonucu, ya da ısırma, sokma, enjeksiyon ile meydana gelir. Etkilenme durumuna göre yerel veya genel belirtiler görülebilir.

 

İLKYARDIM:

- Etken madde krem veya toz şeklindeyse, bol akan su ile yıkanır; yara varsa üzeri steril gazlı bezle kapatılır.

- Yerel belirtiler giderek yayılıyor ve genel belirtiler görülüyorsa, kişi derhal bir sağlık kuruluşuna götürülür. (Kişide gelişmekte olan alerjik şoka karşı sağlık kuruluşunda tedavi uygulanmalıdır, aksi halde kişi kaybedilebilir. Hastaneye götürürken bilinç kapanırsa koma pozisyonu verilir veya ABC nin devamlılığı sağlanır.)

- 114 (UZDM) aranarak bilgi ve yardım alınır.

 

KEDİ VE KÖPEK ISIRMALARI:

KUDUZ tehlikesi vardır. Bu gibi durumlarda ısırılan yer ilk önce bol su ile sabunlanıp köpürtülerek en az 5 dakika yıkanır.

Aşı yaptırılır. Mümkünse hayvan gözetim altında tutulur, eğer 10 gün içinde ölürse aşıya devam edilir, 10 günü geçmesine rağmen hayvan ölmemişse, aşıya gerek yoktur. Hayvan bulunamamışsa, aşı mutlaka yaptırılmalıdır.

 

YILAN SOKMASI:

İki derin diş izi yılanın zehirli olduğunu gösterir.

Bu durumda sokulan yerin altından ve üstünden enli bir sargı ile sıkmayacak şekilde bağlanır (venöz turnike), bu lenf dolaşımını baskılayacağından, zehrin dolaşıma geçmesi yavaşlatılmış olur.

Ağzında yara ve çürük dişi olmayan bir kişi yara yerinden zehri emip tükürebilir; ancak bunun yararı olmadığı vurgulanıyor, hatta emen kişinin de zehirlenebileceği nedeniyle pek önerilmemektedir.

Organ hareketsiz halde ve sarkıtılarak tutulur.

Kişi mümkün olduğunca sakin tutulmaya çalışılmalıdır, aksi halde dolaşımı hızlanacağından zehir vücutta daha hızlı yayılacaktır.

Hastaneye götürülmelidir, gerekli tedavinin yanı sıra tetanos aşısı da yaptırılmalıdır.

yilanisirmasi

VENÖZ  TURNİKE:

 

Enli kumaş veya kravat, yılanın soktuğu yerin hemen altından ve üstünden, dolaşım engellenmeyecek şekilde bağlanmalıdır. Eğer bağladıktan sonra iki parmak sargının altına zorlanmadan giriyorsa doğru yapılmıştır.

Parmak girecek diye gevşek bırakılırsa işe yaramaz.

Sıkı bağlanacak ama bağlanan bacak(kol) boğdurulmayacak gevşeklikte olacak.

Bağlandıktan sonra bacakta ise ayak, kolda ise el parmaklarına bakılır morarma olmamalıdır; morarma varsa, hemen gevşetilir.  

venözturnike

 

 

AKREP SOKMASI:

Sokulan yere amonyak veya su ile bulamaç yapılmış yemek karbonatı sürülebilir.

Venöz turnike uygulanabilir.

Hastaneye götürülmelidir.

 

ARI SOKMASI:

Sabunlu su ile yıkanabilir veya antiseptik ile silinebilir.

İğne çıkarılabilecek durumdaysa cımbızla çıkarılır aksi halde, zorlanmaz; zira zorlandıkça iğnenin içindeki zehir vücuda girer ve kişinin durumunu kötüleştirir.

Yerel belirtiler genel belirtilere dönüşüyorsa, vakit kaybedilmeden hastaneye götürülmelidir.

 

DENİZKESTANESİ BATMASI:

Bu durumda organ (genelde ayak), yanmayacak şekilde dayanabileceği kadar (45° C) sıcak su içine daldırılarak, 20-30 dakika (ağrı dininceye) kadar bekletilir. Sıcak dikeni eritir.

 

DENİZANASI TEMASI:

Denizanası ve denizşakayıklarının nematokist (yakıcı kapsüller) denilen vantuzlarındaki çengellerle cilde tutunurlar, bu yakıcı kapsüller deriden girerek acıya neden olurlar ve zehirleyebilirler.

Bunu önlemek için denizanasının dokunduğu yerler sirke (% 4-6 asetik asit)ile 30 dakika kadar yıkanır. Sirke yoksa kabartma tozu/karbonat/yemek sodası sulandırılarak kullanılabilir.

Bu işlemden sonra, ağrının azalması için etkilenen kısım mümkünse sıcak suya daldırılır. Suyun sıcaklığı 45°C civarında(yakmayacak/dayanılabilecek kadar sıcak) olmalıdır, 20 dakika ya da ağrı hafifleyene kadar suda tutulmalı/durulmalı.

Ya da hiçbiri yoksa o kısım doğrudan musluk suyu ile yıkanabilir; tatlı su vantuzları patlatacağından kişi rahatlayacaktır. 

 

Başa Dön

 

Anasayfaya Dön