HASTANE ÖNCESİ ACİL BAKIMA GİRİŞ

 

Paramedik

Altın kural

Acil Tıp Hizmetleri

Eğitim

Kalite

Tıbbi Merkez

 

 

GİRİŞ

Hastane öncesi acil bakım(HÖAB), sağlık personeli açısından heyecan verici ve çaba gerektiren, tıbbi bir yaklaşımdır.

Acil bakım gerektiren olayın meydana gelişini takip eden ilk dakikalarda atılacak her adım, ölümle yaşam arasında seçim yapmak demektir.

O nedenle, hastane öncesi acil bakım özel önem taşımaktadır.

Acil tıp hizmetleri, AB, ABD ve Kanada ile kıyaslandığında Türkiye’den ki sağlık sistemi içinde oldukça yeni bir alandır, buna rağmen son 15 yılda oldukça iyi yol almıştır.

 

PARAMEDİK

 

Hastane öncesi acil bakımın bir parçası olan Paramedik genellikle hayatı tehlikede olan hasta ya da yaralılara ilk anda müdahale eden, kişidir.

Türkiye’de HÖAB ın bir parçası olan ambulansta (bana göre CANKURTARAN olması gerekirdi) görev yapacak olan kişileri yetiştirmek üzere 1994 te açılan ilk eğitim kurumundan(DEÜ SHMYO PARAMEDİK Programı) Ambulans ve Acil Bakım Teknikeri (PARAMEDİK) unvanıyla mezun verildi. Ardından Sağlık Bakanlığı lise düzeyinde Acil Tıp Teknisyeni(ATT) mezun etmeye başladı. Sonra hangi akla hizmetse PARAMEDİK adı İlkyardım ve Acil Bakım Teknikeri olarak değiştirildi. Bana göre çok büyük bir hata çünkü ilkyardımı halka yaymak için uğraşırken ve herkesin yapması gereken bir uygulama olması gerekirken bu tanım bir meslek grubunun tekeline sokulmuş oluyor. 15 günlük eğitimle herkese öğretilebilen uygulamalar iki yıllık bir meslek haline getirildi, bundan daha aptalca bir şey olamaz. İşte bu nedenle hergün değişen isimler yerine ben Paramedik ismini kullanacağım.

Paramedik özellikle Kanada’da çok önemli olup ileri eğitimlerle farklı görevde olan Paramedikler yetiştirilmiştir.

Ancak Avrupada birçok ülkede PARAMEDİK denildiğinde kastedilen ambulansta görev alan personel DEĞİL, hekimdışı sağlık çalışanlarının GENEL ADI olarak kullanılıyor. O nedenle AB ülkelerinin sağlık konularında çeviri yaparken bu konuda dikkatli olmak gerekiyor. Paramediklerin dergisinde Hollanda’da çok uzun yıllardır Paramedik eğitimi olduğundan söz ediliyor ama orada kastedilen hekimdışı sağlık çalışanlarının genel adıdır, bir mesleğin adı olan Paramedik Hollanda’da yakın zaman kadar yoktu. Ambulansta hekimle birlikte çalışan tekniker ya da teknisyen çalışmaktadır.

Paramediğin bilgi merkezinde, örgütlü - etkin değerlendirme, hareket planı geliştirme, acil tedavi, triyaj ve nakil için karar verme becerisi, olmalıdır.

Çünkü hastanın yaşaması için bunların her biri gereklidir.

Paramedik her yaşta ve çok değişik durumlardaki hastalarla, belki de uygunsuz çevre koşullarında karşılaşacaktır. O nedenle  bilim ve teknolojinin gelişimine paralel olarak gereksinim duyulan alanlarda kendini geliştirmekle yükümlüdür.

Her an ölümle yaşam arasında karar vermek zorunda kalabilen Paramedik buna hazırlıklı olmalıdır; acil bakım verirken, içgüdüsel ve kendine güvenerek hareket etmelidir.

Tüm acil bakım profesyonellerinde olduğu gibi PARAMEDİK de olay yerinde vereceği acil bakımı neden ve nasıl yapması gerektiğini bilirse daha etkin olacaktır.

Acil bakımı neden ve nasıl yapacağını anlayabilmesi için, daha eğitim aşamasında yönlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, klasik tıbbi eğitim, hastanın saptanan gereksinimleri doğrultusunda, sebep - sonuç ilişkisi ile bağdaştırılarak, öğrencinin olay yerinde kullanabileceği şekilde geliştirilmiştir. Eğitimin tıbbi kapsamında anatomi, fizyoloji, patofizyoloji, hastanın değerlendirilmesi ve acil bakımı yer almaktadır. Hastanın değerlendirilebilmesi ve tedavi edilebilmesi için gereken diğer bilgi ve beceriler, tıpkı bir bina inşaatında olduğu gibi, bu temelin (anatomi, fizyoloji, fizyopataloji vb.) üzerine kat kat eklenerek, öğrenciye kazandırılmalıdır.

Değerlendirme, hastanın durumuna göre travmatik(kaza geçirmiş, yaralı) ve nontravmatik (tıbbi sorunu olan hasta) olmak üzere iki şekilde yapılabilmektedir.

Konular çoğunlukla sistemlere göre gruplandırılmış ve solunum, dolaşım, sinir sistemleri öncelikle ele alınmıştır. Çünkü bu sistemler ilk değerlendirmenin temelini oluşturmaktadırlar. Bu sayede, tüm hastalarda, çabuk ve etkili bir değerlendirme ile acil bakım(tedavi) gerçekleştirilebilir. Paramedik’in acil bakım, daha doğrusu, kazandığı bilgi ve becerilerle, hastanın yaşamı ile ölümü arasında karar verebilmesi için profesyonel olması gerekir. Profesyonellik için bilgi, deneyim, kendine güven ve içgüdüsel hareket etme becerisi gerekir. İçgüdüsel hareketle kast edilen; öğrenilen bilgiler deneyimle öyle içselleştirmelidir ki hastayla/yaralıyla karşılaştığında düşünmeye gerek kalmayacak şekilde doğru müdahaleyi yapabilmelidir. Bunu araba kullanmaya benzetebiliriz, araba kullanmayı bilen kişi direksiyonun başına oturduğunda nereden başlayabilirim diye düşünmez ve hareketleri otomatikleşmiştir; bu bir içselleştirmedir ya da içgüdüsel davranıştır.         

      

Acil bakım verilirken, zaman kaybına yer yoktur. O nedenle,  zamanı en iyi şekilde kullanmak üzere kurallar geliştirilmiştir. Bu kurallar, hastane öncesi yapılan işlemlerin en verimli şekilde yapılması süreci doğrultusunda oluşturulmuştur. Amaç, en kısa zamanda, en etkin acil bakım verilerek, hastanın hastaneye ulaştırılmasıdır. Bu kurallardan, benimsenen ve yaygın olarak kullanılan, Altın dakikalar kuralının 5 maddesi aşağıda sıralanmıştır.

 

Beş Altın Kural

 

1- Paniğe kapılma

2- Hasta ile iletişim kurmak ve hastayı değerlendirmek üzere aşamalı (sistematik) bir yaklaşım geliştir.

3- Olası tehlikeleri (Komplikasyonları)göz ardı etme

4- Görünen sorunun çevresini araştır (bak ve incele)

5- Var ise, protokollerden yararlan ve hastanın hayati tehlikeyi atlatması (stabil duruma getirmek) için acele et.

 

Öyle sanıyorum ki, Paramedik olarak çalışmaya başladığınızda bazı basit soruların yanıtını bilmek istersiniz. Örneğin; Acil Tıp Hizmetleri nedir (ATH )?  Bugüne hangi aşamalardan geçerek gelindi?  Paramediğin ATH içindeki yeri nedir?  Bu bölümle sorular yanıtlanacaktır.

 

Başa Dön

 

ACİL TIP HİZMETLERİ (ATH)

 

ATH, 1870’ li yıllarda Fransızların, yaralı askerlerini doktorların tedavi edebileceği savaş alanından uzak bir bölgeye taşımalarıyla başlamıştır. Bu, ATH’ nin belgeli başlangıcıdır. Savaş alanında yaralıya herhangi bir tıbbi bakım verilmiyordu. Buradaki amaç, yaralıyı olay yerinden, tıbbi bakım alabileceği yere taşımaktı. Diğer savaşlarda da benzer acil hizmetler verilmiştir. Hemşire Clara Barton, Amerika’daki sivil savaşlar sırasında benzeri hizmetleri başlatmış, daha sonraki yıllarda da Amerikan Kızıl Haç’ının kurulmasında yardımcı olmuştur. I. Dünya savaşı sırasında, birçok gönüllü, ambulans şirketlerinde görev almıştır. Amerika’da, sivil ambulans hizmetleri 1900’lü yıllarda, bazı büyük şehirlerde başlatılmıştır. Buralarda da yine sadece nakil yapılmış, tıbbi bakım hemen hemen hiç verilmemiştir. Küçük yerleşim yerlerinde ise, 1940’ların sonlarına kadar ambulans hizmetleri göz ardı edilmiştir.

II. Dünya savaşı sonrası, ambulans taşımacılığı ağırlıklı olarak yerel yönetimler tarafından başlatılmıştır. Ambulans hizmetleri geliştikçe, hasta taşınırken acil bakım da verilmeye başlanmış; itfaiye sorumlu kurum haline gelmiştir.

Hastanelerin acil servisinde, olay yerinde başlatılan ve taşıma esnasında sürdürülen acil bakımla, hasta ve yaralılara verilen bakımın kalitesinin arttığının farkına varılmasıyla, hastane öncesi acil bakımın önemi anlaşılmıştır.

Dolayısıyla, hastane öncesi acil bakımın örgütlenmesi gereği ve bu hizmeti yürütecek özel eğitimli personel gereksinimi ortaya çıkmıştır.

 

ACİL TIP HİZMETLERİNİN BUGÜNÜ

ABD’de, 1960 larda modern acil tıp hizmetleri başlatılmıştır. 1966’da Ulusal Karayolları Güvenliği Hareketi, Taşımacılık Departmanını (DOT) finanse ederek; Acil Tıp Hizmetlerinin standartlarının yükseltilmesine ve hastane öncesi acil bakımın kalitesinin arttırılmasına yardımcı olmuştur.

Birçok acil tıp teknisyeni kurslarının temeli burada atılmış ve geliştirilmiştir.

1970’te Ulusal Acil Tıp Teknisyenleri Diplomasını Onaylama Kuruluşu, mesleki standartları ve yerel acil tıp hizmetlerini düzenlemek üzere görevlendirilmiştir. 1973’te Kongre, Ulusal Acil Tıp Hizmetleri Hareketini; ABD’deki Acil Tıp Hizmetlerinin tamamlanması ve gelişmesi için yapılan federal girişimlerin köşe taşı görevini üstlendiği ifade edilmiştir.

O zamandan beri her eyalet, kendi ATH’lerinin kontrollerini daha etkin bir şekilde sürdürmektedirler.

Federal hükümet ise, yönerge/yasa ve destek sağlamaktadır. Örneğin, Ulusal Karayolları Trafik Güvenliği Yönetimi Teknik Yardım Programı, ATH için standartlar dizisi ile değerlendirme programı oluşturmuştur. Bunlar aşağıda özetlenmiştir.

  1. Düzenlemeler ve Güvenlik - Her eyaletin ATH yasa yetkisi,  ATH yönetim merkezi, fon mekanizması, düzenlemeleri, güvenlikleri ve uygulamaları olmalıdır.
  2. Kaynakların Yönetimi - Kaynaklar bir merkezden düzenlenmelidir ki, yaralı ya da tıbbi acili olan hastalar hastane öncesi acil bakımı eşit düzeyde alabilsinler.
  3. İnsan Kaynakları ve Eğitim - Hastane öncesi acil bakımda görev alacak personelin eğitimi şarttır. Bunun için, standart bir müfredatın, kalifiye eğiticiler tarafından verilmesi gerekir.
  4. Taşıma - Güvenli taşıma kritik bir oluşumdur. Hastaların birçoğu, olay yerinden hastaneye yer ambulansları ile etkin bir şekilde taşınabilirken; bir kısmının daha hızlı taşınması gerekebilir, bunun için helikopter veya uçak tercih edilebilmektedir.
  5. Olanaklar - Hastanın hastalığı veya yarası ciddi boyutlarda ise ve/veya zaman sorunu varsa, en yakın hastaneye götürülmelidir.
  6. İletişim - Etkin bir iletişim sistemi ve yaygın kabul gören bir telefon numarası olmalıdır (ABD’de 911, bazı Avrupa ülkelerinde ve Türkiye’de 112). Haber merkezinden ambulansa, ambulanstan ambulansa, ambulanstan hastaneye ve hastaneden hastaneye iletişim sağlanabilmelidir.
  7. Halkın Bilgilendirilmesi ve Eğitimi - ATH personeli, halkın eğitiminde görev almalıdır ki, halk personelin görevleri hakkında bilgi sahibi olsun, sistemin başarısı artsın ve en önemlisi yaralanmalar önlensin.
  8. Tıbbi Yönlendirme - ATH doktorları, hastane öncesi acil bakımda tıbbi uygulamaları, doktor olmayan sağlık personeline ( paramediğe) devrederek, hastanın tedavisine dolaylı olarak katılmaktadır.
  9. Travma Sistemleri - Her eyalet, travma sistemini geliştirmek üzere, bir veya daha fazla travma merkezini kapsayan; triaj ve trasfer yönetmelikleri, rehabilitasyon programları, veri toplama, zorunlu otopsiler, gibi konuları içeren; yönetim için verimli olan ve sistemin kalitesini artıran yasaya sahip olmalıdır.
  10. Değerlendirme - Her eyaletin ATH’ ni değerlendirecek ve etkinliğini arttıracak bir programı olmalıdır. Bu programa, kalite geliştirme, kalite yönetimi veya toplam kalite yönetimi denilmektedir.

Zamanla, sadece "hasta ve yaralıların taşınması" anlamına gelen ambulans hizmeti değişti.  

ATH çalışanına artık," hastayı ambulansa yüklemek ve indirmek için güç harcayan kişi" gözüyle bakılamazdı.

Modern ATH kapsamı, hasta ve yaralıların olay yerinden alınıp, tedavi için götürüldükleri hastane acil servislerine kadar genişletilmiştir. Kazazedeler “hasta” olmuş ve hastane öncesi acil bakım, yüksek eğitim düzeyine sahip, profesyonel ambulans görevlileri tarafından  verilmeye başlanmıştır. “Ambulans görevlisi” deyiminin yerini  Acil Tıp Teknikeri; şimdilerde ise Paramedik deyimi almıştır.

Bazı bölgelerdeki son gelişmelerle, hastane öncesi tedavi yerine hastane dışı tedavi deyimi kullanılmaya başlanmışsa da, hastane öncesi acil bakım deyiminin kullanılma sıklığı daha yaygındır. Kanada’nın Ontario eyaleti benim bildiğim kadarıyla bu alanda en gelişmiş yasa, eğitim, malzeme ve insan gücüne sahip olup en hızlı gelişimlere ayak uyduran bir yapıdadır.  

 

ATH’ Nİ OLUŞTURAN BİRİMLER:

ATH  sistemini anlamak için, olaya Paramedik değil de,  hasta gözüyle bakmamız gerekir. ATH hasta için, yardım telefonu ile başlayan, olay yerinde ve taşıma esnasında verilen acil bakım ile devam eden, hastane acil servisinde sonuçlanan bir  süreçtir.

 

ATH’ nde insan kaynakları zinciri şematize edilecek olursa;

ath

 

Ambulanstan acil servise alınan hastaya laboratuar testleri yapılır, tanı konur ve tedavi uygulanır. Acil servis, hastanenin diğer servislerine açılan bir kapı gibidir.

Hastanelerin bazıları tüm acil durumlara ve rutinlere cevap verirken, farklı hizmet sunan, özelleşmiş hastaneler de vardır. Bu özelleşmiş hastanelere travma, göz, ortopedi, kalp hastalıkları, doğum hastanelerini  örnek verebiliriz. Travma merkezlerinde 24 saat ameliyat ekibi hazır beklerken, bazı hastanelerde bu hizmet olamayabilir.

Paramedik olarak, görev yaptığınız bölgedeki bu hastaneleri ve sundukları hizmetleri bilmek zorundasınız.

ATH verilen bölgelerin birçoğunda, hastaların gereksindiği özel bakımı alabilecekleri hastaneler mevcuttur. Gidilecek hastane konusunda gerektiğinde tıbbi merkez ile ortaklaşa karar verilebilir.

ATH’ nin hastane öncesi kilit personeli ilkyardımcı, Paramedik ve haberleşmeciler oluşmaktadır. Diğerleri hastane personelidir: doktorlar, hemşireler, asistanlar, solunum ve fizyoterapistler, v.d.

NOT:

Kanada’daki ATH içinde yer alan ilkyardımcılar aslında bizdeki ilkyardımcılardan farklıdır.

First Responder denilen ve gönüllü olarak ATH nde çalışan bu kişiler, verilen araç ve ilkyardım(bazende sırttahtası ve boyunluk gibi acil bakım) malzemeleri ile en yakınlarındaki olay yerine giderler ve ambulans gelene kadar ilkyardım verirler.

Birçok ülkede polisler, itfaiyeciler ve hava alanı gibi kalabalık yerlerde çalışan bazı görevliler First Responder eğitimi almak zorundadır.

Bizim ülkemizde verilen ilkyardım eğitiminden daha uzun ve ciddi bir eğitim almak ve sınav başarmak zorundalar.

 

ATH‘ LERİNE NASIL ULAŞILIR?

Türkiye'de 112 numaralı telefonla hemen hemen her ilde ambulans hizmetine ulaşılabilmektedir.

ABD’ de, çoğu bölgelerde, 911’li telefon hattı ile acil durum bildirilebilmektedir. Bir haberleşmeci (dispatcher), telefonları yanıtlar, bilgi alır ve gereksinime göre ATH, itfaiye veya polisi haberdar eder.

911 bazı haberleşme merkezlerinde oldukça gelişmiştir; otomatik olarak arayanın numarası tespit edilebilmektedir. Telefon bağlantısı koptuğunda ya da hasta bilincini kaybettiğinde, haberleşmeci bu sistem sayesinde ilgili birimleri haberdar edebilmektedir.

Bazı haberleşme merkezi örnekleri ( 1 2,  3,  4, )

ATH’nin haberleşme ve haberleşmeci kısmındaki diğer bir gelişme de, haberleşmecilerin eğitilerek, acil tıp haberleşmeci sertifikalarına sahip olmalarıdır. Bu kişiler, sadece arayandan bilgi almıyor, aynı zamanda acil durumlarda TYD uygulamak, suni solunum vermek, kanamayı durdurmak gibi uygulamalar için kişileri yönlendiriyorlar.

Araştırmalar göstermiştir ki, TYD ve acil bakımın erken dönemde başlatılması çok önemlidir. Acil tıp haberleşmecileri sayesinde, ATH’ nde en kısa zamanda acil bakımın verilmesi sağlanmaktır.

 

Başa Dön

 

 

ATH’ nde EĞİTİM SEVİYESİ

 

ATH’ nde çeşitli eğitimler verilmektedir. Bu eğitim seviyeleri bölgeden bölgeye, ülkeden ülkeye değişebilmektedir. Altta bahsedeceğim eğitim düzeyleri Kanada ve ABD de yıllar önce uygulanırken şimdi değişmiş olabilirler, ben bu aşamaların gelişim sürecinin anlaşılması için olduğu gibi bıraktım.

     

İLK YARDIMCI (FİRST RESPONDER)

Bu seviyedeki eğitimde hedef, olay yerinde bulunan ya da hastaya ilk ulaşan kişilerdir. Genellikle polislerin, itfaiyecilerin ve endüstride çalışan sağlık personelinin çoğunun “ilk yardımcı sertifikası” vardır. Bu kişilerden beklenen, ATH’ ni harekete geçirmek, hayati tehlike yaratan yaralanmalara hemen müdahale etmek, olay yerini kontrol altına almak ve gelen ambulans için olay yerini hazırlamak.

 

EMT- B (EMERGENCY MEDİCAL TECHNİCİAN-BASİC, ACİL TIP TEKNİSYENİ-TEMEL EĞİTİMLİ)

Son zamanlarda yenilenen müfredat doğrultusunda eğitilen EMT-B, yaralıların veya hastaların değerlendirilmesi ve acil bakımından sorumludurlar.

 

EMT- I (EMERGENCY MEDİCAL TECHNİCİAN-INTERMEDİATE, AAT- ORTA SEVİYE EĞİTİMLİ)

EMT-B, Advanced Life Support (ileri yaşam desteği) vermek üzere, özel eğitim alarak EMT-I unvanı almaktadır. EMT-I, IV sıvı başlama, ileri havayolu uygulamaları ve izin verilen bazı ilaçları uygulama yetkisine sahiptir. Bazı eyaletlerde, şok-travma teknisyeni veya kritik bakım teknisyeni olarak da adlandırılmaktadırlar

 

EMT- P (PARAMEDİC)

DOT ‘Taşımacılık Bölümü Ulusal Standart Paramedic Eğitimi’ müfredatına göre, eğitim almaktadırlar. Oldukça geniş acil bakım verme yetkisine sahiptirler; endotrakeal entübasyon, İV sıvı başlamak, ilaç vermek, EKG’yi değerlendirmek, kardiak defibrilasyon gibi. Gerçi bu işlemlerden bazıları, birçok bölgede, artık EMT-B ve EMT-I tarafından da uygulanabilmektedir. EMT-P genellikle ileri düzeyde acil bakım vermektedir.

 

Son yıllarda yukarıdaki sınıflandırmalar kaldırılarak sadece Paramedik eğitimine yönelme eğilimi başlamıştır. Paramedik eğitimi de ileri acil bakım paramediği, hayati tehlikesi olan hasta paramediği, uçuş paramediği vb olmak üzere çeşitli düzeylerde verilmektedir.

 

Başa Dön

 

 

KALİTE YÖNETİMİ

 

Kalite yönetimi, ATH içinde önemli bir oluşumdur. Sistemin gereksinim duyduğu düzeltmeleri tanımlamayı amaçlar ve kendini sürekli gözden geçirmeyi gerektirir. Bir kez sorun tanımlandığında, planlama ve uygulama aşamasına geçilir. Gelecekte ortaya çıkan sorunlar olursa, yine aynı yollarla o sorun irdelenir.

Kalite yönetimi, halka en yüksek kalitede acil bakım vermeyi hedeflemektedir.

 

Aşağıda kalite yönetimi sürecine bir örnek verilmiştir:

Ambulans ekibi, görevinin bir parçası olarak aldığı çağrıları sürekli gözden geçirmektedir. Kalite Yönetimi Komitesi, bir ayın belirli bir döneminde gidilen travma vakalarını çağrı raporlarından incelemiş. Komite, ciddi travma çağrılarında, olay yerinde çok vakit harcandığını saptamıştır. Oysa ciddi travmalarda yaralının vakit kaybedilmeden hastaneye taşınması gerekir; çünkü hastaya alanda verilemeyen hastane tedavisi gereklidir.

Kalite yönetimi komitesi bu durumu ortaya çıkarak, ambulansın ekip başının dikkatini çekmiştir. Ekip olağan aylık eğitimde hedefler geliştirir; travma hastasını kısa sürede hastaneye taşıyabilmek için, becerilerini geliştirme teknikleri üzerine çalışır.

Bir yıl sonra, komite tarafından kriterler gözden geçirilir, saptanan eksiklikler eğitimle tamamlanır. Komite, çağrı raporlarını gözden geçirirken, ekibin tüm işlemleri adım adım ve en iyi şekilde uyguladığını saptar. Ekibe bu girişimlerinden ve başarılı sonuçlarından dolayı bir takdir mektubu gönderilir.

 

Bir Paramedik olarak, kalite yönetiminde, siz de söz sahibi olmalısınız. Kaliteli bakıma ulaşmak üzere çeşitli yollar vardır:

 

DİKKATLE YAZILMIŞ BELGELERİN SAKLANMASI:

Çağrıların incelenmesi, ambulans ekibinin doldurduğu çağrı raporları ile mümkün olmaktadır. Eğer çağrı raporu eksik doldurulmuşsa, kalite yönetimi ekibinin çağrıları değerlendirmesi zorlaşacaktır. Yasal bir sorun olduğunda, yanlış veya eksik doldurulmuş rapor, sorumlulukların yerine getirilmesinde şüphe uyandıracaktır. O nedenle, raporların temiz, doğru ve eksiksiz yazılmasına özen gösterilmelidir.

 

KALİTE UYGULAMALARINA KATILIM:

Deneyim kazandığınızda, gönüllü olarak kalite yönetimi komitesinde çalışmak isteyeceksiniz. Kalite yönetiminde, her çağrının bir yeri olduğunu unutmayın. Paramedik bireysel olarak, her çağrıdan sonra olayı irdeleyerek, hangi işlemin daha iyi olduğunu, hangi işlemin nasıl daha iyi yapılabileceğini gözden geçirebilir. Doldurulan raporlar, dönüşte diğer Paramedik tarafından da gözden geçirilerek, doğruluğu ve eksiksiz olduğu doğrulanabilir.

 

HASTALARDAN VE HASTANE PERSONELİNDEN GERİ BİLDİRİM ALMAK:

Bu, resmi yollardan sağlanabileceği gibi resmi olmayan yollarla da sağlanabilir. Çalıştığınız kurum bilgi toplayabilir. Hastane personelinin vereceği bilgi de, Paramediğin acil bakım becerilerini geliştirebilir.

 

MALZEMELERİN KULLANILABİLİR VE YETERLİ OLMASI:

Standardın altında, bozuk veya eksik bir malzeme ile kaliteli bakım vermek nasıl olanaksızsa, uygun olmayan veya iş görmeyen bir malzeme ile oksijen vermek ya da kardiyak defibrilasyon yapmak da olanaksızdır. Paramediğin bu gibi nedenlerle mesleğinin değerini düşürmesi hiç hoş karşılanmayacaktır. Bunu önlemenin yolu, malzemeleri düzenli kullanmak, düzenli denetlemek, yeterli ve kullanılabilir halde olmalarını sağlamaktır.

 

SÜREKLİ (HİZMET İÇİ) EĞİTİM:

Yıllar önce diploma almış ve hizmetiçi eğitim almamış bir Paramediğin, kaliteli acil bakım vermesi olanaksızdır. Nadiren kullanılan bir beceri, gittikçe kaybolur. Uygulamalar, daha öncede değinildiği gibi, değişebilir. Düzenli bir hizmetiçi eğitimle bu eksiklikler giderilebilir, aksi halde bakımın standart kalitesi sağlanamaz.

 

Kalite yönetimi, en iyi bakımı vermeye olanak sağlar. Ancak, yüksek kalitenin sürekliliğini sağlamak, o kadar kolay değildir; bunun için sürekli dikkat, gurur ve sorumluluk gerekir.

Kalite için çalışmak, hem verdiğiniz bireysel bakımın, hem birlikte çalıştığınız ekibin, hem de ATH’ nin standardını yükseltecektir.

 

Başa Dön

 

 

TIBBİ DANIŞMA MERKEZİ (TIBBİ YÖNLENDİRME, TIBBİ DANIŞMAN, MEDİCAL DİRECTİON)

 

Her ATH’ nin bir tıp merkezi vardır. Bu merkezde, acil hasta bakımında beklentileri en üst düzeyde karşılayacak tıbbi yönlendirmeden sorumlu bir doktor bulunur. Tıp merkezi, eğitimlerden ve protokol oluşturmaktan sorumludur.

PROTOKOL:

Oay yerinde verilecek acil bakımın her adımının ayrıntılı olarak sıralandığı; değişik durumlarda uygulanacak kuralların belirlendiği listedir.

Paramedik, doktorun hastane öncesi acil bakım ve acil ilaç uygulamaları için sorumluluğunu devrettiği kişidir. Diğer bir deyimle, protokoller çerçevesinde görevlendirdiği kişidir.

Doktor, bedensel olarak her çağrıda hazır bulunamayacağı için, ATH’ nde protokol adı verilen standartlar geliştirilmiştir. Ve çeşitli koşullarda uygulamaların nasıl yapılacağı belirtilmiştir. Örnek: Glikoz: tıbbi acil kapsamına giren diabet acilinde (hipoglisemik) kullanılabilmektedir. Glikozun hangi durumlarda hangi miktarda kullanılması gerektiği protokolde belirtilmişse, Paramedik doktorla iletişime geçmeden glikoz verebilir. Aksi durumda hızla gelişen hipoglisemi durumunda doktor ile iletişim kurup tedaviyi uygulayana kadar geçen süre, hasta için tehlikeli olabilir. Dolayısıyla, protokol kapsamı doğrultusunda Paramedik, doktor ile iletişim kurarak veya kurmadan tedaviyi uygulayabilir.

Eğer protokol oluşturulmamışsa, bazı becerilerin veya ilaçların uygulanabilmesi için mutlaka doktorla iletişim kurmak gerekir. Örneğin, aktif kömür, bazı zehirlenmelerde kullanılabilir ama her durumda kullanılamaz. O nedenle, görevli doktorla hastanın durumu ve ilacın verilmesi tartışılmalıdır (konsülte edilmelidir). İletişim, çalışılan kurumun olanaklarına göre telsiz veya telefonla kurulabilir.

Çalıştığınız bölgenin ya da kurumun, protokolü veya bakım standardı var mı araştırın.

Var olan protokole (bakım standardına) uyma yükümlüğünüz vardır. Aksi halde, çıkabilecek sorunlardan doğrudan siz sorumlu olursunuz.

Türkiye' de halihazırda 112 merkezlerde doktorlar görev yapmaktadır. ATH basamaklarından birçoğu oluşturulamamıştır. Haberleşme merkezlerinde hekimler çalışmaktadır. Haberleşme merkezleri henüz Kuzey Amerika, Kanada  ve Avrupa' daki düzeylere ulaşamamıştır. Yine de gelişmeler ve çabalar takdire değer düzeydedir.   

 

Başa Dön

 

 Anasayfaya Dön