ÇEŞİTLİ ÖZELLİKLERE SAHİP HASTALARA YAKLAŞIM

 

Etkili İletişim İçin

Yaşlı Hastalara Yaklaşım

Çocuk Hastalara Yaklaşım

Sağır ve Dilsiz Hastalara Yaklaşım

Görme Özürlü Hastalara Yaklaşım

Türkçe Bilmeyen Hastalara Yaklaşım

Tutarsız/Şaşkın Hastalara Yaklaşım

Zekâ Özürlü Hastalara Yaklaşım

Davranış Bozukluğu Acillerine Yaklaşım

Uyumsuz/Saldırgan Hastaya Yaklaşım

 

 

GİRİŞ

 

- Acil durumların tümü strese neden olur (veya stres yaratır)

- Hasta/yaralı korkmuş olacağından, başkalarının el ve vücut hareketleri ile davranışlarını yanlış anlamay/yorumlamaya açıktır

- Hastanın/yaralının öncelikle sakinleştirilmesi ve güvenli ellerde olduğu izleniminin verilmesi önemlidir

- O nedenle, acil bakım elemanı iletişim kurma becerisine sahip olmak zorundadır

- Hastanın olduğu kadar, acil bakım elemanı da durumsal stres içindedir. Ancak, acil bakım elemanının görevi, stresini kontrol altına alarak karşısındakini rahatlatmaktır

- Uyumsuz kişilere yaklaşımda, özel iletişim sorunları yaşanabileceğinden acil bakım elemanı bu durumlarda da nasıl davranması gerektiğini bilmelidir

 

ETKİLİ İLETİŞİM İÇİN

- Karşınızdaki kişi (hasta, hasta yakını, arkadaşınız ve herkes) ile göz teması kurun  ve bunu sürdürün.

- Hastaya, ilgi alanınızdaki “tek şey olduğu” hissini verin.

- Hiç kimseyi hor görmeyin ve gereksiz övgülerden kaçının

- Çok yüksek ya da alçak sesle konuşmayın

- Hükmeder tavırla konuşmayın

- Yavaş, anlayabileceği düzeyde, açık ve net konuşun; açıklamalarınız tıbbi kelimeler yerine herkesin anlayacağı dilde/Türkçe olsun

-Sorularınızı yanıtlamaları için zaman tanıyın.

Korku ve ağrı nedeniyle hastalar/yakınları doğru düşünemeyebilirler ve en basit soruları yanıtlarken bile zamana gereksinim duyabilirler

- Her zaman doğruyu söyleyin

- Söylemeniz gereken şey hoş olmasa da doğruyu söyleyin, (ama bu konuda da dikkatli olun aklınıza gelen herşeyi söylemeyin; mesela ölecek miyim diye soran ve ölebileceğini sandığınız kişiye bile öleceksin demeyin.)

- Hastaya her zaman doğruyu söylemeyebilirsiniz. Ancak hasta veya ailesi kendileriyle ilgili soru sorduklarında doğru cevap verin. Açık bir soru dürüst bir cevabı hak eder.  

- Doğru olmayan şeyler söylediğinizde:

   * Hastanın size olan inancı sarsılır

   * Sizin kendinize olan güveniniz azalır

- Vücut dilinizin farkında olun. Hastalar sizin hareketlerinizi yanlış yorumlayabilirler.

- Sözsüz iletişim bazen çok önemlidir. Özellikle, korkutucu bir görünüm sergilemeyin

- Profesyonelce davranın: sakin olun.

- Hastanın rahatlamasını/gevşemesini sağlayın.

   * Yatarak mı oturarak mı rahat? Çok mu sıcak üşümüş mü? Yanında bir yakınını mı istiyor?

- Hastaya ismi ile hitap edin; Ali bey, Ayşe hanım vs.

   * Bu şekilde konuştuğunuzda hasta (ve kim olursa olsun herkes) kendisini önemsediğinizi, ona değer verdiğinizi düşünür. Bu ise, daha başlangıçta iletişimi kolaylaştırır. Hiçbir zaman “amca, teyze, ufaklık” gibi sözler kullanmayın

- İletişim kurmakta zorlandığınız kişiyle konuşurken, yüzüne bakın, sözleriniz basit ve   anlaşılır olsun, birden fazla anlam(ima) içermesin

- Sorunuzu yanıtlaması için hastaya zaman tanıyın ve hastayı dinleyin, dinlediğinizi gösterin

 

Başa Dön

 

 

YAŞLI (GERİYATRİK) HASTALARA YAKLAŞIM

Yaşlı(65 yaş üzeri) hastaların sağır olduğunu ya da sizi anlayamayacağını varsayarak yaklaşmayın. 

Yaşlı hastaların çoğunda sanılanın aksine duyma ve düşünme sorunu yoktur, gençlere göre manevi açıdan daha hassas ve kırılgan olabilirler

- O nedenle, yaşlı hastalara bağırmadan, sakin ve yavaş yaklaşılmalıdır

- Çok iyi öykü alabilirsiniz. Ancak sorularınızı, yanıtlamaları için zaman tanıyın

- Hiçbir zaman yaşlılarla çocukla konuşur gibi konuşmayın

- Konfüzyon, anksiete, görme, duyma, bunama, yaşlılığa bağlı hafıza bozukluğu belirtileri olup olmadığını araştırın

Unutkanlığının nedeninin;

Yaşlılık mı, önceki geçirilmiş hastalık mı yoksa çağrılma nedeni mi olduğunu mutlaka araştırın ki yanlış tanı koymayın

- Kemik ve kas yapıları zayıfladığından ani ve hızlı hareketlerden kaçınılmalıdır; aksi halde kırıklara neden olunabilir

- Yaşlı hastaların eşlerinin de yardıma gereksinimi vardır.

Uzun yıllar evli olduğu sevdiği eşinin ambulansla götürülmesi korkutucu ve endişe verici olacağından birkaç dakikanızı ayırarak, neyi niçin yaptığınız konusunda ailesini bilgilendirin.

 

ÇOCUK HASTALARA YAKLAŞIM

Çocuklar hastalandıklarında ve yaralandıklarında çok fazla korkarlar

Tanıdık yüzler ya da eşyalar korkularını azaltabilir

O nedenle;

Özellikle okul öncesi (hatta okul) çağındaki çocukların sevdiği ve istediği oyuncağı vb birşeyi almasına izin verin.

Çocuğun yanında ebeveynlerinden birinin olması işinizi her zaman kolaylaştırır – ancak yapılan işlemlerden etkilenen biri olmamasına özen gösterin

- Yalanların ve aldatmaların farkına çabuk vardıkları için, çocuğa her zaman  doğruyu söyleyin

- Çocuğa, yapılan işlemlerin ne olduğu, niçin yapıldığı sürekli anlatılırsa işbirliği yapabilirler, bu ise tedavinizi kolaylaştırır

- Eğer, tedavi ağrıya neden olacaksa (iğne, kırığın desteklenmesi gibi durumlarda) çocuk önceden bilmelidir ki, uygulama esnasında sorun yaşamayın.

- Ağrının uzun sürmeyeceği, yapılan işlemle kendisini daha sonra daha iyi hissedeceği, açıklanmalıdır. 

- Çocuğun mahremiyetine, en az yetişkin kişide olduğu kadar saygılı olun. Giysilerinin çıkarılması gerektiğinde nedenini söyleyerek birlikte çıkarmaya çalışın.

- Mümkün olduğunca göz hizasında olacak şekilde oturun ve göz temasını kaybetmeyin

- Sesinizin tonu önemlidir; profesyonelce ve arkadaşça olmalıdır. Sert veya çocuk gibi konuşmayın

- Yardımcı olmak üzere orada bulunduğunuzu çocuğa hissettirin

 

Başa Dön

 

 

SAĞIR VE DİLSİZ HASTALARA YAKLAŞIM

Sağır ve dilsiz olmanın zekâ düzeyi ile ilgisi olmadığını unutmayın.

Sağır ve dilsiz kişilerin birçoğu okuyup-yazabilir, dudak okuyabilirler, hatta anlaşılması zor bile olsa konuşabilirler

O nedenle,

- Okur-yazar olanla, yazışarak anlaşabilirsiniz

- Dudak okuyabilenin yüzüne bakarak (dudak hareketlerinizi görebilecek şekilde), konuşursanız sizi anlayabilir

- Basit cümlelerle, yavaş, anlaşılır ve net konuşun

- Boşuna bağırmayın, sizi duyamaz

- Bazı işaret dillerini öğrenebilirseniz size çok yardımı olur

- Yanınızda mutlaka yazacak kalem ve kağıt bulundurun

- Kısa cümleler kurun ve okunaklı yazın

 

GÖRME ÖZÜRLÜ HASTALARA YAKLAŞIM

Görme özürlülerin çoğunda duyma ve dokunma duyuları çok hassas ve keskindir.

- Sağırlarda olduğu gibi bu kişiler de normal zekâya sahiptir. Ancak olanı biteni göremedikleri için endişeli olurlar. O nedenle,

- Yapacağınız her işlemi ayrıntısıyla açıklayın

   (…kolunuzdaki kirlenmiş yarayı yıkayıp kapatacağım ve kolunuzun hareketini önlemek üzere havalı atel dediğimiz malzeme ile destekleyeceğim… gibi)

- Uygun olduğunda hasta ile fiziksel teması sürdürmek amacıyla elinizi hastanın eline ya da omzuna koyun

- Yürümesi gerektiğinde, Acil Bakım Elemanı hastanın koluna girerek itmeden, yönlendirmelidir

- Bastonu varsa alarak, elinin altında olmasını sağlayın

- Görme özürlülerin gören gözü olan köpeklere özel muamele gerekir. Hastaneye götürülemiyorsa; Acil Bakım Elemanı, köpeğin bakımını sağlayacak birine teslim edilmesinden sorumludur

 

 Başa Dön

 

 

TÜRKÇE BİLMEYEN HASTALARA YAKLAŞIM

Yurtdışından gelen yabancılar ile yurt içinde bazı bölgelerde yöresel dilin konuşulması nedeniyle Türkçe bilmeyen ve Türkçeyi hiç anlamayan kişilerle her zaman karşılaşmak mümkündür. Bu durumda 

- Hayati tehlike oluşturan durum varsa, düzeltilir.

- Çevreden edinilen bilgiye göre tedavi yönlendirilir (ilk değerlendirme aşaması)

- İkinci değerlendirme yapmak üzere öykü almak için tercüme yapabilecek birini bulmaya çalışın

Bunların dışında siz yardımcı olabilecek ipuçları:

- Tıp dilini kullanmaktan kaçının ki anlaşmanız kolaylaşsın

- Uygun hareketlerle veya vücudun ilgili bölümlerini göstererek, görsel ipuçları ile daha kolay anlaşabilirsiniz

- Dünyada en yaygın konuşulan bir yabancı dili öğrenmeye çalışın

- Çalıştığınız bölgede yaygın olarak kullanılan yöresel dili öğrenin

 

Başa Dön

 

 

TUTARSIZ/ŞAŞKIN HASTALARA YAKLAŞIM

Confused (konfüze): şaşkın, kafası karışık, her şeyi birbirine karıştıran, bir dediği diğerini tutmayan, tutarsız davranan

Günlük yaşamda; acil durum ile yoğun stres, normal insanların da konfüze olmalarına neden olabilir.

DİKKAT:

Konfüzyonun tıbbi tedavi gerektirecek bir hastalık ya da yaralanma  belirtisi olup olmadığını ayırt etmeniz çok önemlidir. Zira bu durumlarda vereceğiniz acil bakım ve yaklaşım değişir.

Bu hastalarla iletişim kurarken;

- Kişinin zekâsında bir sorun olmadığını, geçici bir sorunla karşı karşıya olduğunuzu unutmayın.

- Yavaş ve anlaşılır konuşun. Hastanın söylediklerinizi anladığından emin olun.

- Sorunuza cevap vermesi için zaman tanıyın.

- Bazı özel işlemlerin birden fazla anlatılması gerekebilir; iletişim için çaba harcamanız gereken bir durumdur. 

 

ZEKÂ ÖZÜRLÜ HASTALARA YAKLAŞIM

Zekâ özürlü (geri zekâlı, mental retarde): zekâ yaşının beden/vücut gelişiminden daha geri olduğu durumlardır.

Örnek: 15 yaşındaki bir gencin, vücut gelişimi yaşına uygun olduğu halde, davranışlarının ve konuşmasının 3 yaşındaki çocuk düzeyinde olmasıdır

Kalıtsal hastalıklarda da zekâ geriliği olabilir: mongolizm vb 

- Genellikle ürkek, korkmuş hastalardır

- İletişim kurmak çok zor olabilir, ailesinden destek alabilirsiniz

- Yavaş konuşun ve cevap verebilmesi için zaman tanıyın

Bedensel özürlülük zekâ özürlülükle aynı değildir. Bedensel özürlü kişiler çok zeki olabilirler.

 

Başa Dön

 

 

DAVRANIŞ BOZUKLUĞU ACİLLERİNE YAKLAŞIM

Hastanın duygu, düşünce ve davranışlarının önemli sorun oluşturduğu acil durumlardır.

En önemli davranışsal aciller: saldırganlık ve uyumsuzluktur.

Hastanın işbirliği yapamadığı durumlar saldırgan davranışla karıştırılmamalıdır.

Davranışsal acillere (saldırganlığa veya uyumsuzluğa) neden olabilen sorunlar:

- Dil bilmeme

- Algılama bozuklukları

- Zekâ geriliği

- Eğitimsizlik

- Duygusal tepkiler

- Nörolojik hastalıklara bağlı bilişsel işlev bozuklukları

- Madde (alkol, uyuşturucu, ilaç) etkisi

- Psikiyatrik hastalıklar (paranoya, depresyon, intihara eğilim, manik atak, panik atak vs)

- Kişilik bozuklukları

 

Başa Dön

 

UYUMSUZ / SALDIRGAN HASTAYA YAKLAŞIM

SALDIRGAN HASTA:

Çevresindekiler için tehlike oluşturan hastalar

UYUMSUZ HASTA:

Ele avuca sığmayan, iletişim kurulamayan hastalar

 

Her iki hasta grubu da tedavide gecikmeye yol açar. Anlatılan iletişim kurma yöntemleri uyumsuz davranışı değiştirmede etkisizdir. Bu tip hastalarla sanıldığından sık karşılaşılmaktadır.

DİKKAT:

Bazı insanların, stres karşısında uyumsuz davranışlar sergileyebileceklerini bunun olağan olduğunu unutmayın

 Bu gibi hastalarla işbirliği kurmak için genel ilkeler:

- Hastanın anlattıklarını dinlemek, gerekirse basit bir muayene yapmak

- Zaman ayırmak, sabırlı olmak

- Yargılayıcı olmamak

- Tanı, tedavi ve bekleme nedenleri hakkında açıklamalar yapmak

- Durumun daha kötüleşmesine neden oluyorsa yakınlarını uzaklaştırmak

- Hastanın güvenini sağlamak için doğruyu söylemek

 

Başa Dön

 

 

SALDIRGANLIĞA NEDEN OLABİLECEK HASTALIKLAR

- Alkol, uyuşturucu, ilaç zehirlenmeleri

- Psikiyatrik hastalıklar (şizofreni, mani, paranoya, kişilik bozukluğu vb)

- Beyin hastalıkları (sara, bunama vb)

- Beyin zedelenmesine neden olan kazalar

- Beyni etkileyen bedensel hastalıklar (karaciğer, böbrek hastalıkları gibi)

- Metabolik bozukluklar

  * Diabetik koma

  * İnsülin şoku

  * Troid hastalıkları

- Nörolojik hastalıklar

- Organik beyin sendromu

 

PARANOYA:
Hasta, hep şüphe içindedir; diğer kişilerin kendisini öldürmek, yaralamak istediklerine inanabilir.

MANİ:
Hasta aşırı telaşlı/ajite(manik) olabilir. Deli gibi etrafta dolaşır, hızlı konuşur ama cümlelerin hiç birini bitiremez veya düşünceyi tamamlayamaz.

DEPRESYON:
Hasta hiçbir şey yapmak istemez, hareket etmez, iletişim kurmaz ve soruları yanıtlamaz.

İNTİHAR (SUİCİD) GİRİŞİMİ:
Hasta kendini öldüreceğini söyleyebilir. Daha öncede intihar girişimi olmuş olabilir. 

 

Başa Dön

 

 

SALDIRGANLIK OLASILIĞINI ARTIRAN NEDENLER

- Erkek olma

- 15-24 yaş

- Yoksulluk ve eğitimsizlik (hep ötelendiği için şimdi de öteleneceği kendisine bu durumu nedeniyle yeterince bakım verilmeyeceğini sanarak tepki olarak saldırgan davranış sergileyebilir)

- Aile ve çevre desteğinin olmaması

- Geçmişinde saldırganlık öyküsü

- Çocuklukta şiddete maruz kalması

- Madde bağımlılığı

- Çözümlenemeyen önemli yaşam sorunları

- Kalabalıklar ve galeyan ortamları

 

SALDIRGANLIĞIN İPUÇLARI 

Duruşu: koltuk kenarında gergin oturuş

Konuşması: yüksek sesle, eleştirel ve tehdit edici

Hareketleri: yerinde durama, kolay uyarılma

Diğer: sıvalı kollar, göz temasından kaçınma, kendisine hitap edildiğinde arkasını dönme, çevrede bulunan kırılmış eşyalar

 

Başa Dön

 

 

SALDIRGAN KİŞİYE YAKLAŞIM 

- Mümkün olduğunca saldırganın bulunduğu ortama yalnız girmeyin

- Kişi silahlı ise, mutlaka polisten yardım isteyin

- Çevredeki bulunabilecek diğer tehlikeli nesnelerin varlığını dikkatli gözlemle araştırın (bıçak, demir/tahta sopa vs); size onlarla saldırabileceği ya da kendine zarar verebileceği düşüncesi hep aklınızın bir tarafında bulunsun

- Yumruk ve tekme mesafesinde yaklaşmayın

- Çıkış yolunu/kapısını daima arkanızda tutun ki saldırırsa hemen kaçabilesiniz; yani çıkış yolu ile aranızda hasta olmamalı

- Kişiye arkanızı dönmeyin

- Kendinizi tanıtıp, neden orada bulunduğunuzu açıklayın

- Doğruyu söyleyin, yalan söylemeyin

- Sakin olun, acele etmeyin

- Sınır ve kural koyun

- Kararlı ve kesin mesajlar verin

- Yargılamayın, tartışmayın, etiketlemeyin

- Ona dışardan nasıl göründüğünü söyleyin

 

HASTALIKLARDAN KAYNAKLANAN SALDIRGANLIĞA YAKLAŞIM 

Yanında içki veya ilaç bulduğunuz kişiye hemen “bir sarhoş daha” yaklaşımı yerine (ağzında koku olsun ya da olmasın) başka nedenler olabileceğini hep aklınızın bir köşesinde bulundurun

Bilinç düzeyi bozulmuş saldırgan hastanın bu durumuna yol açan hastalığının tespiti için acil bakım vererek en kısa zamanda hastaneye ulaştırılmak gerekir

- Hastalık nedeniyle saldırganlaşan kişi aynı zamanda yaralanmış olabilir. Gerekli acil bakım verilmelidir.

- Saldırgan için polisten yardım isteyin.

- Bağlanması gerekebilir. Bu, iyi planlanmalı ve mümkün olduğunca fazla sayıdaki kişiyle gerçekleştirilmelidir

 

Başa Dön

 

SALDIRGAN HASTANIN BAĞLANMASI 

 

- Ülkemizde henüz saldırganlık olaylarında, geliştirilmiş ve standardize kısıtlayıcıların kullanılması söz konusu değil.(Son zamanlarda gelişme varsa ben atlamış olabilirim, araştırmanızı öneririm)

- Özgürlüğün kısıtlanması anlamına gelen bağlama ile ilgili olarak polise yetki verilmiştir, ancak sağlık personeli ile ilgili bir yasa yoktur. O nedenle, hastayı bağlarken mutlaka doktor onayı alın

- Kelepçe, metal ve deri kısıtlayıcılar yerine çarşaf ya da bez kısıtlayıcılar tercih edilmelidir

- Hasta belinden, el ve ayak bileklerinden dolaşımı engellenmeyecek şekilde bağlanmalıdır, sık sık nabız kontrolü yapılmalıdır

- Hasta teskin edilmeye çalışılmalıdır

- Hasta sol yan yatırılırsa, solunum sıkıntısı olmaz ve aspirasyon  önlenmiş olur.

 

Diğer bir etkisiz hale getirme yöntemi:

- Sedyeye yüz üstü yatırarak bağlamak

- Kepçe sedyeye yüz üstü yatırılan hastanın üstüne ikinci bir kepçe sedye kapatılarak aşırı saldırgan hasta hareketsiz hale getirilebilir.

- Tüm yapılanlar ve gerekçeleri kayda geçirilir

 

SALDIRGANIN KURBANLARINA YAKLAŞIM 

- Olay yerindeki suç kanıtlarını korumak ve polise teslim etmek

- Kendinizi tanıtmak ve amacınızı açıklamak

- Yaralarına bakım vermek

- Sağlık kuruluşuna nakletmek

- Hastayı dinlemek ve sorularla bunaltmamak

- Tartışmamak, yargılamamak

- Öfkeyi dışa vurmasına izin vermek, bu öfkeyi kişisel algılamamak

- Tedaviyi reddediyorsa, ikna etmek

- Ajite ise yatıştırmak

 

Başa Dön

 

Anasayfaya Dön