YÜKSEKLİĞE BAĞLI OLUŞAN HASTALIKLAR

 

AKUT DAĞ HASTALIĞI (ADH)

YÜKSEK ORTAM BEYİN ve AKCİĞER ÖDEMİ

DİĞER SORUNLAR

 

 

YÜKSEKLERE TIRMANMANIN VÜCUT ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Deniz seviyesinden yükseklere doğru çıktıkça soluduğumuz havadaki oksijen basıncı(her nefeste alınan oksijen miktarı) azalır, dolayısıyla kanımızdaki oksijen basıncı düşmeye başlar.

1500 metreye kadar pek fark edilmeyen bu değişiklikler, 1500 metreden sonra belirgin olmaya başlar:

Soluduğumuz havanın oksijen basıncı, deniz seviyesinde 160 mm Hg iken,

                                                                     2000 metrede 125 mm Hg

                                                                     3000 metrede 110 mm Hg

                                                                     4000 metrede   95 mm Hg ya kadar düşer.

 

Yükseklere çıktıkça her 150 metrede ısı 1° C derece düşer, rüzgâr artar.

Çıkılan yüksekliğin seviyesine, çıkış hızına ve o yükseklikte kalma süresine göre çeşitli hastalıklar oluşabilir.

Yükseklere yavaş yavaş (yürüyerek) veya hızlı (teleferik, helikopter ile) çıkmaya ve buralarda kalma sürelerine bağlı olarak vücudumuzda çeşitli uyum mekanizmaları harekete geçer:

Solunumun derinliği artar(hiperventilasyon)

Kalp atım sayısı (nabız) hızlanır.

Böbreküstü bezlerinden daha fazla adrenalin ve kortizon salgılanır.

 

Yüksek ortamlarda uzun süre kalanlarda, dolaşımdaki yetersiz oksijen nedeniyle hayati organlara daha fazla oksijen taşımak amacıyla alyuvar üretimi (kandaki alyuvarların sayısı) artar.

Oysa bu artış, kanın akışkanlığını azaltarak, pıhtı oluşumunu kolaylaştırır; bu ise dolaşım bozukluklarına ve kalbin yükünün artmasına neden olur.

 

YÜKSEK ORTAMLARIN SINIFLANDIRILMASI

 

YÜKSEK ORTAM: 1500 - 3500 m (5000 - 11500 ft)

Yaratacağı sorunlar:

Oksijen taşınmasında hafif azalma (SaO2 % 90↓)

2500 m (8000 ft) nin altındaki yüksekliklerde pek sorun yaşanmazken, 2500 metrenin üzerindeki yüksekliklerde hızlı tırmanma “yüksek ortam hastalığına” neden olabilir.

 

ÇOK YÜKSEK ORTAM:  3500 – 5500 m (11500 - 18000 ft)

Yaratacağı sorunlar:

En yüksek SaO2 % 90 Pa02 60 mm Hg ↓

Ciddi yüksek irtifa hastalığı için sınır yüksekliktir

 

AŞIRI YÜKSEK ORTAM: 5500 m ve üzeri

Yaratacağı sorunlar:

Ağır hipoksemi,

Hipokapni

İklimlenme (ortama uyum sağlama) bozulur

 

8848 m yükseklikte olan Everest’in tepesine iklimlenmeden çıkan birisi,

45 saniyede bilincini kaybeder

4-6 dakikada ölür

 

YÜKSEK ORTAMDA PATOFİZYOLOJİ

Yükseklere çıkıldıkça, havadaki oksijen yoğunluğu %21 olmasına rağmen, düşen basınç nedeniyle, her bir soluk giderek azalan miktarda oksijen molekülü taşır.

Bu sebeple, akciğerler daha fazla oksijen temin etmek için daha fazla çalışır (hiperventilasyon).

Bilindiği gibi, kandaki karbon dioksit oranı normalin üzerine çıktığında, beyindeki solunum merkezini uyarılarak, nefes alıp vermeyi sağlar; işte bu nedenle karbondioksitin kandaki seviyesi anahtar görevine sahiptir.

Oysa yüksek ortamlarda, havadaki azalan oksijenden daha fazla yararlanabilmek amacıyla başlayan derin solunum, uzun süre devam ettiğinde, kandaki karbondioksit seviyesi normalin çok altına düşer.

Sonuçta, beyindeki solunum merkezi yeterli uyarı alamayacağı için solunum görevini aksatacaktır.

Uyanıkken, solunum merkezinin uyarılması azalsa bile kişi nefes alış verişini bilinçli olarak sürdürür.

Ancak, gece periyodik solunum (Cheyne Stokes) olarak da adlandırılan, düzensiz bir solunum modeli ortaya çıkar; normal soluk alıp-verme, soluğunu tutma ve hızlı solunum birbirini izler. Soluk tutma devresi 10 - 15 saniye sürebilir.

Bu durumun yükseklik hastalığı ile ilişkisi yoktur, ancak, aklimatize olunduğunda bir miktar hafifleyebilirse de, alçak irtifalara dönülmedikçe düzelmez.

 

Başa Dön

 

 

AKUT DAĞ HASTALIĞI (ADH)

Akut Dağ Hastalığı, vücudun mevcut yükseklikteki, düşük oksijen koşuluna, uyum sağlayamadığının bir göstergesidir

Yüksek ortamlara tırmanan herkes etkilenebilir.

Hastalık öncelikle, tırmanış hızı ile ilişkilidir.

Henüz başlayan bir tırmanışta (2500 metrenin üzerinde) baş ağrısı ile birlikte aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçı ortaya çıktıysa, Akut Dağ Hastalığı olasılığını düşünmelisiniz

Oldukça fazla sayıda insan, yüksek ortamlarda görülen baş ağrısının "normal" olduğunu düşünür.

Oysa ki baş ağrısının nedeni çoğunlukla yükseklik hastalığıdır

 

HAFİF SEYİRLİ AKUT DAĞ HASTALIĞINDA BELİRTİ VE BULGULAR:

Baş ağrısı

Keyifsizlik

İştahsızlık

Bulantı-kusma

Sersemlik

Hareketle artan solunum güçlüğü (dispne)

Kuru öksürük

İdrarda azalma

 

ACİL BAKIM

Hastalığın tedavisinde erken tanı çok önemlidir.

Hafif belirti gösterenler 300 metre, daha ağır belirti gösterenler ise 1000 metre aşağıya indirilmekle düzelirler.

İstirahat, mümkün olduğunca az hareket, iyileşmeyi hızlandırır.

Gereksinime göre verilecek Oksijen tedavisi, belirtilerin gerilemesinde etkilidir.

Bol su içmesinde yarar vardır.

Aspirin, hem baş ağrısı ve hem de uykusuzluk için yararlıdır.

Buna karşılık, sinir sistemini yatıştırıcı, uyku ilaçları ve alkol kesinlikle sakıncalıdır.

 

AKUT DAĞ HASTALIĞINDAN KORUNMAK İÇİN

Vücudunuzun ortama uyum sağlamasına (aklimatize olmasına, iklimlenmesine) imkân sağlayacak akılcı bir tırmanma programı uygulayın:

3000 metrenin üzerindeki yüksekliklerde, her 300 metre yükselişte bir gece geçirin, her 1000 metre yükselişte ise aynı yükseklikte ikinci bir gece daha geçirin.

Akut Dağ Hastalığı belirtileri varsa asla tırmanışa devam etmeyin.

Durumunuz daha da kötüleşebilir ve hayatınızı kaybedebilirsiniz.

Bu son derece önemlidir, zira bu durumda iken, daha yüksek ortamlara yapılan bir gündüz yürüyüşü bile büyük bir tehlike demektir.

Belirtiler tamamen geçinceye kadar olduğunuz yerde kalın.

Tüm belirtilerin geçmesi, aklimatize olduğunuzun bir işaretidir. Artık tırmanmaya devam edebilirsiniz.

Belirtiler ortaya çıktığında tırmanışı kesip, alçalmak yapılabilecek en akıllı harekettir.

Bu, hastalığın düzelme sürecini hızlandırır.

 

Başa Dön

 

 

YÜKSEK ORTAM BEYİN ÖDEMİ (High Altitude Cerebral Edema)

BELİRTİ VE BULGULARI:

Yorgunluk

Baş ağrısı

Zihinsel donukluk (düşünme zorluğu)

Adalelerde uyum bozukluğu (Ataksi)

Bölgesel sorunlar:  Paralizi (hareket kaybı), Parestezi (duyu kaybı)

 

 

YÜKSEK ORTAM AKCİĞER ÖDEMİ (High Altitude Pulmonary Edema)

BELİRTİ VE BULGULARI:

Dinlenme anında da görülen solunum güçlüğü (dispne)

Bitkinlik (aşırı yorgunluk), halsizlik

Ortopne; yatarken oluşan solunum güçlüğünün, oturma pozisyonuna geçildiğinde daha rahatlamasıdır

Hemoptizi (tükürükle taze kan gelmesi)

Siyanoz (dudak, tırnak dibi gibi mukozaların oksijensizliğe bağlı olarak morarması)

Akciğer sesi dinlendiğinde sıvı birikiminin göstergesi olan raller duyulur

 

YÜKSEK ORTAM AKCİĞER VE BEYİN ÖDEMİNDE ACİL BAKIM

Hemen tırmanışa son verin !!!

Tırmanmaya ara verildiği halde düzelme olmazsa ve kaslarda uyum bozukluğu, bilinç düzeyinde gittikçe kötüleşme, pulmoner ödem bulguları görülürse, hemen daha alçaklara inin.

Yatak istirahati ile mümkün olduğunca az hareket edin.

Gereksinimi doğrultusunda oksijen başlayın

 

Akciğer ödemi gelişmişse; 

- Yüksek yoğunlukta oksijen başlayın

- Mümkünse basınç odasına nakledin

- Lasiks veya morfin vermeyin (non-cardiogenic)

 

Beyin ödemi gelişmişse;

- Yüksek yoğunlukta oksijen başlayın

- Doktor önerisine göre Steriod (Dexamethasone) verilebilir (yan etkilerini iyi bilmek durumundasınız)

 

YÜKSEK ORTAM HASTALIKLARININ ÖNLENMESİ

2500-3000 metreden yüksekte, vücudun uyum sağlayabileceği hızda tırmanmalıdır.

Bir önceki gece uyunan yerden, en fazla 300m daha yüksek bir yerde uyumalıdır.

Bol bol su içilmelidir.

Karbonhidrat zengini az yağlı yiyecekler yenilmelidir.

 

Başa Dön

 

 

YÜKSEK ORTAMA BAĞLI OLARAK GÖRÜLEBİLECEK DİĞER SORUNLAR

"Cheyne Stokes" Solunumu (periyodik/episodik solunum):

Yüksek ortamlarda, özellikle uyku esnasında ortaya çıkar.

Kişi aniden uyanır, nefessiz kalmıştır, tedirgindir ve uyku uyuyamaz.

En etkili tedavi:

Yemekten önce Diamox 125 mg almaktır.

Diamox, düşük oksijen yaratacağı etkiyi önler.

Uyku hapları kesinlikle kullanılmamalıdır.

Üst soluk yolu enfeksiyonları ve bulguları:

Yüksek ortamlardaki soğuk ve kuru hava birçok kişide, soğuk algınlığı benzeri bulgular ile rahatsız edici ve sürekli öksürük oluşturabilir.

Gece alınacak, Benadryl 25 mg veya benzeri bir antihistaminik, öksürüğü önleyecektir.

Başı ve yüzü saran, havadaki nemi tutan yünlü ya da ipekli başlık/ kaşkol/atkı da önemli koruyuculardır.

Enfeksiyon halinde antibiyotikler yararlıdır.

Yapılan araştırmalara göre üst soluk yolu enfeksiyonları Akut dağ Hastalığına(ADH) zemin hazırlamaktadırlar.

 

Periferal ödem:

Yüksek ortamlarda, göz çevresinde, parmaklarda, ayak bileklerinde şişlikler oluşabilir.

Ancak bu bulgular, başka ADH bulguları ile birlikte görülmüyorsa, ADH ile ilişkili olmayabilir. Başka ADH bulguları yoksa bunların da tedavi edilmesi gerekmez.

 

Yüksek ortam baygınlığı (High altitude syncope/fainting):

Bu çok bilinen ancak sorun oluşturmayan, zararsız bir durumdur.

Genellikle tırmanıştan hemen sonra oluşur, kişiyi sırt üstü yatırarak ve bacaklarını biraz yükselterek sorun çözümlenebilir.

 

KİŞİLERDE VAR OLAN BAZI SAĞLIK SORUNLARININ, YÜKSEK ORTAMLARDA YARATABİLECEĞİ SORUNLAR:

 

YÜKSEK KAN BASINCI(HİPERTANSİYON):

Kan basıncı, yüksek i ortamlardaki yetersiz oksijen nedeniyle başlangıçta yükselebilir. Ancak, yine de bu kişiler kontrollü çıkarak ve ilaçlarını aksatmadan alarak tırmanabilirler.

 

KORONER KALP HASTALIĞI:

Anjinası(göğüs ağrısı) olmayan ama kalp krizi(myokard infarktüsü) geçirmiş, bypas veya anjiyoplasti olmuş kişiler bile yüksek ortamlara tırmanabilirler.

Hafif yüksek ortamlarda zinde ve gücü yerinde olan kişiler sıkı yürüyüş yapabilirler, yüksek ortamların kalbe ek bir yük bindirdiği görülmemektedir.

 

EPİLEPSİ(SARA):

Yüksek ortamlar, nöbet geçirme nedeni olabilirse de, kontrollü tırmanış yapanlarda sakıncalı olduğunu gösteren bir delil yoktur.

Sadece bu kişilerin ilaçlarını düzenli almaları önemlidir.

 

MİGREN:

Yüksek ortamlarda ADH ndan ayırt edilemeyen migren krizleri görülebilir.

Bu durumda en doğru davranış, daha alçak seviyeye geri dönmektir.

 

AKCİĞER HASTALIKLARI:

Yüksek ortamların, soğuk ve harekete rağmen, bronşiyal astımda kötüleşmeye neden olduğuna dair sınırlı gözlemler var.

Ancak yine de astımlı kişiler, spreylerini ve diğer ilaçlarını mutlaka yanlarında bulundurmalıdır. KOAH olan kişilere, tırmanma önerilmemektedir.

 

Boyun ameliyatı geçirmiş ve/veya kemoterapi almış kişilere tırmanma sakıncalıdır.

 

DİYABET:

İnsüline bağımlı diyabetli kişilerin, güvenilir bir glukometre ile düzenli olarak kan şeker düzeylerini kontrol etmeleri önemlidir.

Onun dışında yüksek ortamların etkisi yoktur.

 

GÖZ (CORNEA) AMELİYATI GEÇİRİLMİŞSE:

Görme bozukluğu ameliyatı geçirenlerde (radial keratotomy, lazersiz ameliyat), yüksek ortamlardaki yetersiz oksijen korneada şişliğe yol açarak yakın görmenin bozulmasına neden olur.

Bu kişiler illa tırmanmak isterlerse, yanlarına yakın gözlüklerini/lenslerini, almalıdırlar.

HAMİLELİK:

Hamileler, 3500 metrenin üstündeki bir yükseklikte bebekleri için zararlı olacağından uyumamalıdırlar.

Diğer bir sorun da, bu yükseklikte oluşabilecek bir acil durumda müdahale şansı azdır.

 

ÇOCUKLAR:

Yüksek ortamlar, çocukları da erişkinler gibi etkiler.

Ancak, burada önemli olan çocukların kendilerinde oluşan her sorunu vaktinde ebeveynlerine bildirmeleridir.

Aksi halde sorumluluğunu üstlenemeyecek yaştaki çocukların tırmanışa katılmaları tehlikeli olabilir.

 

DOĞUM KONTROL HAPLARI(KONTRASEPTİFLER):

Ağızdan alınan doğum kontrolü hapları, pıhtılaşmaya(tromboza), neden olabilmektedir.

Yüksek ortamlarda azalan oksijen nedeniyle oluşan hipoksi sonucu alyuvarlar üretimi artıyordu.

Aşırı çoğalan alyuvarlar(polisitemi) ve dehidratasyon gibi nedenlerle tromboz tehlikesi artar.

O nedenle yükseklere tırmanışlarda farklı doğum kontrolü yöntemleri kullanılmalıdır.

 

DİĞER OLASI HASTALIKLAR (genel bilgi amaçlıdır, acil bakımla doğrudan ilgili değildir)

Tırmanma bölgelerinin birçoğu gelişmekte olan ülkelerde olduğundan gitmeden önce önerilen aşılar araştırılıp, aşı yaptırılmalıdır.

Genellikle, tifo, hepatitler, gezginci ishali gibi hastalıklar en sık görülmektedir; aşı veya korunma yolları öğrenilmelidir.

Sıtma(malarya) 2000 metrenin üzerinde bulaşma olmadığından tehlike oluşturmaz.

Bazı ortamlar yükseklik hastalığını taklit eden sorunlara yol açabilirler

Rehberlerin tırmanma ile ilgili koşulları iyi değerlendirip acemi dağcıları uyarması önemlidir. Yine dağcıların, uygun giysi, ayakkabı ve malzeme ile yola çıkmaları daha başından sorun çıkmasını önleyecektir.

(Diğer sorunların alındığı kaynak: http://himalayanrescue.com/, 24 ocak 2004)

 

Başa Dön

 

KAYNAKLAR

http://www.templejc.edu/dept/ems/Pages/PowerPoint.html (24 ocak 2004)

http://www.akut.org.tr/modules.php?name=News&file=article&sid=1999 (24 ocak 2004)

http://himalayanrescue.com/ (24 ocak 2004)

http://www.bsm.gov.tr/uludag_AMD.htm (24 ocak 2004)

http://www.high-altitude-medicine.com/AMS.html#acclimatization (24 ocak 2004)

http://www.pandul.org/modules.php?name=Content&pa=showpage&pid=36 (24 ocak 2004)

Amerikan Ortopedik Cerrahlar Akademisi; Hasta ve Yaralıların Acil bakımı ve Nakledilmesi 4.Baskı; Nassetti,1991

Bledsoe, B.E., Porter, R.S., Shade, B.R., Brady Paramedic Emergency Care, 2 nd Ed.,Prentice Hall,U.S.A.,1994

Birol, Akdemir, Bedük. İç Hastalıkları Hemşireliği. Vehbi Koç Yayınları No:6, Ankara, 1993

Guyton ve Hall, Tıbbi Fizyoloji, 9. Ed., Nobel Tıp Kitabevleri, 1996

 

 

Anasayfaya Dön