GÖĞÜS ACİLLERİ

 

DİSPNE

PULMONER ÖDEM

KOAH

ASTIM

PULMONER EMBOLİ

HİPERVENTİLASYON

GÖĞÜS YARALANMALARI

KABURGA KIRIKLARI

PNÖMOTORAKS

HEMOTORAKS

PERİKARD TAMPONADI

AĞRI KONTROLÜ

 

 

GİRİŞ

Göğüs acilleri, göğüs (toraks) boşluğundaki bütün organları (akciğer, kalp, soluk borusu, yemek borusu, büyük damarlar) kapsar.

Tıbbi ve yaralanmaya bağlı olarak iki şekilde karşımıza çıkabilir.

Bu bölümde önemli etkilenmeler ve bunların acil bakımı kısaca özetlenmiştir.

Akciğer ve soluk borusu ile ilgili sorunlara solunum acillerinde kısmen değinilmiştir.

Bilgileri bütünleştirmek üzere her iki taraftan da okumanızda yarar var.

 

 

DİSPNE

 

DİSPNE:

Nefes darlığı, solunum güçlüğü, solunum sıkıntısı, nefes alırken zorlanma, kesik kesik nefes alma anlamına gelmektedir.

 

AKCİĞERLERİN GÖREVLERİ

Solunumla (İnspriumla) alınan havadaki oksijenin kana geçişini sağlar

Kandaki karbondioksitin ise soluk verirken (ekspriumla) havaya geçişini sağlar

Akciğerlerin bu işlevleri yerine getirebilmesi için;

- temiz havaya,

- hasarsız alveollere,

- sorunsuz pulmoner dolaşıma, gereksinimi vardır  

 

AKCİĞERLERİN İŞLEYİŞİNİ BOZAN SORUNLAR

- Pulmoner damarlar ile alveoller arasında sıvı birikimi ya da enfeksiyon olması nedeniyle, fiziksel olarak birbirleriyle temasın engellenmesi

- Alveollerin fiziksel olarak zarar görmesi

Soluk yolunda herhangi bir tıkanma (obstrüksiyon) olması

 

SOLUNUMUN GERÇEKLEŞMESİ

Solunumun hızını ve derinliğini belirleyen en önemli iki etken; atardamar kanındaki (arteryel kandaki) karbondioksit ve oksijen miktarlarıdır.

Ancak, karbondioksit miktarının daha hassas ve etkili olduğu bilinmektedir.

 

Arteryel Kan Gazında

Solunumun Hızı ve Derinliği

CO2

Arttığında

Artar

CO2

Azaldığında

Azalır

O2

Arttığında

Azalır

O2

Azaldığında

Artar

 

 

KARBONDİOKSİT NARKOZU

Kronik obstrüktif akciğer hastalığında(KOAH); çeşitli nedenlerle, yeterli oksijen sağlanamadığında arteryel kandaki karbondioksit seviyesi sürekli yüksektir.

Bu nedenle, normalde solunumun gerçekleşmesini sağlayan CO2 ve O2 mekanizmaları devre dışı kalır; diğer bir ifadeyle, KOAH da artan COsolunumu uyarmaz onun yerine kandaki düşük O2 miktarı solunumu uyarır.

Arteryel kandaki oksijen miktarı düştüğünde beyindeki solunum merkezi uyarılır ve solunumun hızı ile derinliği artar. Solunumun uyarılması (stimulasyonu) hipoksiye bağlıdır; bu olaya CO2 narkozu denilmektedir.  

DİKKATİNİZE 

KOAH olanlarda, yüksek yoğunlukta oksijen verildiğinde, solunumu uyarıcı mekanizma olan oksijen düşüklüğü ortadan kaldırılacağı için solunum baskılanarak durabilir

KOAH olanlarda, oksijen, gereksinime göre düşük (%40 - 50) ya da orta (%50 - 60) yoğunlukta verilir.

Hastanın ciddi solunum sıkıntısı varsa ve yüksek yoğunlukta oksijen verilmesi gerekiyorsa, hasta sürekli gözlenir ve entübasyona hazırlıklı olunur. 

 

DİSPNENİN NEDENLERİ

Üst ya da alt soluk yollarında enfeksiyon

Akut akciğer ödemi

KOAH

Astım, alerjik reaksiyon, anaflaktik şok

Soluk yolu tıkanmaları

Pulmoner emboli

Hiperventilasyon

 

SOLUNUM GÜÇLÜĞÜNE NEDEN OLAN ENFEKSİYONLAR

Viral kaynaklı üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE), grip

Difteri

Epiglottit

Krup

Pnömoni

 

ENFEKSİYONA BAĞLI OLUŞAN DİSPNEDE ACİL BAKIM

Oksijen desteği (ısıtılmış, nemli)

Hasta yutkunamıyorsa, dikkatli, nazik ve sık aspirasyon

Acilen hastaneye nakledilir 

 

Başa Dön

 

 

 

PULMONER ÖDEM (AKUT AKCİĞER ÖDEMİ)

Akciğer dokusunda değişik nedenlerden dolayı sıvı toplanması olayıdır.

Sıvı nedeniyle alveoller ile kapillerler arasındaki gaz değişimi engellenir.

Kandaki oksijen miktarı azalıp, karbondioksit miktarı arttığından solunum uyarılır, ancak sıvı nedeniyle çaba sonuçsuz kaldığı için solunum güçlüğü ortaya çıkar.  

 

YOL AÇAN NEDENLER

AMI

Toksik gazların inhalasyonu

Boğulmalar

Toraksta oluşan ciddi  yaralanma

 

PULMONER ÖDEME BAĞLI  DİSPNEDE ACİL BAKIM

Yüksek yoğunlukta ve tercihen nemli oksijen desteği

Rahat ettiği pozsiyonu almasına olanak tanıyın (hastalar çoğunlukla daha rahat solunum nedeniyle ortopne/oturur pozisyonu tercih ederler)

AMI belirti ve bulguları varsa, uygun acil bakımı verin

Acilen hastaneye nakledin

 

Başa Dön

 

 

KOAH (KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI)

KOAH, tekrarlayan enfeksiyonlar ya da tahriş edici etkenlerin solunması (inhalasyonu) sonucunda; soluk yollarının, alveollerin ve pulmoner kan damarlarının yavaş yavaş hasar görmesiyle oluşan bir kronik hastalıktır.

Nedenleri; sigara, endüstriyel gazlar ve tekrarlayan pnömoni ataklarıdır 

 

BELİRTİ VE BULGULARI

Hastalar, genellikle yaşlı, zayıf, fıçı göğüslü ve sigara içen kişilerdir

Kısa, kesik solunum

Takipne(30↑, çok hızlı ve yüzeysel solunum) ya da bradipne (10↓, yavaş ve yüzeysel solunum)

Dispne arttıkça bilinç düzeyinde bozulma

Taşikardi

Wheezing(ıslık sesi), ronkus(hırıltı)

Sarı, yeşil balgam

Normal kan basıncı

Soğuk algınlığı öyküsü 

 

KOAH’a BAĞLI DİSPNEDE ACİL BAKIM  

Hastaya güven verilmesi önemlidir

Oksijen tercihen Venturi maske ile verilmelidir

Her 5 dakikada bir sonucun ve vitallerin izlenmesi ve kaydedilmesi gerekir

Gereksinim halinde, hastanın kendi bronkodilatatör etkili ilacı varsa ondan yoksa Ventolin ‘den 2 sıkımlık verilir

Acilen hastaneye nakledilmelidir

 

KOAH ‘da OKSİJEN TEDAVİSİ

Hafif belirtilerde:

        - normal vital bulgular

        - cümle kurarak konuşabilme  =>   2 - 4 litre/dakika oksijen,  nazal kanül ile

        - solunum seslerinin iyi olması                    

Orta şiddetli belirtilerde:

        - solunum sayısı dakikada 24 ün altında

        - kısa cümle kurabilme      =>     % 50 yoğunlukta oksijen, venturi maske veya eşdeğeri ile

        - solunum seslerinde azalma               

Çok şiddetli KOAH belirtilerinde:

        - solunum sayısı dakikada 24 ün üstünde

        - güçlükle konuşma           =>    8 - 15 litre/dakika oksijen, geridönüşsüz torbalı maske ile

        - bilinç düzeyinde değişmeler                    

        - solunum seslerinde duracak kadar azalma  (solunum durmasına karşı hazırlıklı olun)

 

Başa Dön

 

 

ASTIM

Hastanın duyarlı olduğu (alerjik) bir maddeye gösterdiği tepki(reaksiyon) nedeniyle soluk yolunda oluşan kasılma(spazm) ve mukus salgılanmasında(sekresyonunda) artma olayıdır. Atak halinde ortaya çıkar. Ataklar arasında hasta normaldir. En şiddetli tepki anaflaktik şoktur.

ATAK:

Bir etkene bağlı olarak hastalığın tüm belirti ve bulgularının birden bire ortaya çıkması ve etkenin etkisi geçtiğinde hastanın düzelmesi durumudur

 

BELİRTİ  VE  BULGULAR

Endişe, korku,belirgin distress

Şiddetli dispne, ekspiratuar wheezing (soluk verirken duyulan ıslık sesi)

Nabız ve kan basıncı genellikle normal sınırlardadır

Aralıklı ataklar halinde tekrarlar; ataklar arasında kişi normal yaşamını sürdürür atakla ilgili sürekli bir sorunu yoktur

Olayın öyküsünde sigara dumanı, iritan gaz (parfüm, oda sprayi, boya vb olabilir) inhalasyonu, şüpheli yiyecek /içecek, enjeksiyon ya da böcek sokması vardır. 

 

ASTIM’a BAĞLI DİSPNEDE ACİL BAKIM

Hastayla iletişim kurarak ve profesyonelce davranarak güven vererek, sakinleşmesini sağlamak

Yüksek yoğunlukta (% 90) oksijen desteği (nemli)

Rahat ettiği pozisyonu almasına olanak sağlamak (genelde oturur pozisyonu tercih ederler)

Hastanın atak halinde kullandığı ilaçlarını almasına yardımcı olmak

Anaflaktik şokta anaflaktik tedavi uygulamak

Yaşamsal bulguların sık değerlendirilmesi ve kaydı

Acilen hastaneye nakil

 

YARALANMA OLMAKSIZIN (NONTRAVMATİK),

DİSPNEYE NEDEN OLAN SOLUK YOLU OBSTRÜKSİYONLARI

Epiglottit

Krup

Difteri

ÜSYE

Kan pıhtısı

Yiyecekler

Kusmuk

Larinks tümörü

Farinks tümörü

Dil ya da farinks (flaccid)

Ağızdaki yabancı cisim

Baş pozisyonu (bilinçsiz hastada)

 

ACİL BAKIM

Yüksek yoğunlukta oksijen desteği (nemli, ısıtılmış)

Öyküye ve hastanın gereksinimine yönelik acil bakım (başa pozisyon vermek, yabancı cismi uzaklaştırmak, entübe etmek, airway takmak, aspire etmek vs)

Acil transport 

 

Başa Dön

 

 

PULMONER EMBOLİ

Emboli, dolaşım sisteminde oluştuğu yerden başka bir yere giderek yerleşen ve tıkanmaya neden olan pıhtı, hava, yağ veya aterom plağıdır(daha fazla bilgi için bakınız "solunum acilleri")

Emboli, arteriyel ya da venöz olabilir.

Obstrüksiyonun distalinde dolaşım (doku perfüzyonu) bozulur.

Hareketli, sağlıklı kişilerde nadiren görülür.

Özellikle uzun yatak istirahati gerektiren durumlarda, femur kırıklarında, doğumlarda görülür.

Pulmoner emboli, genelde bacak, baldır ve pelvisteki uzun venlerde oluşan kan pıhtısının sağ kalbe, oradan da pulmoner artere girmesiyle oluşur.

Akciğerde dolaşımın bozulmasına ve göllenmeye neden olur

 

BELİRTİ VE BULGULAR

Plöretik Ağrı (solunumla artan ağrı)

Hemoptizi (kanlı köpüklü balgam)

Taşipne

Siyanoz

paCO2 düşer

Ani ölüm  

 

PULMONER EMBOLİYE BAĞLI DİSPNEDE ACİL BAKIM

Yüksek yoğunlukta oksijen desteği

Rahat ettiği pozisyon

Sekresyonların temizliği

TYD için hazırlıklı olmak

En kısa zamanda Acil servise nakletmek 

 

Başa Dön

 

 

HİPERVENTİLASYON

Solunumun derinliğinin ve hızının artması olayıdır.

Kandaki CO2 düzeyi düşer ve pH yükselir (alkaloz)

En iyi bilinen nedeni: Psikolojik strestir.

Pulmoner emboli ya da asidoz sonucu da oluşabilir 

 

BELİRTİ VE  BULGULAR

Çok hızlı ve derin solunum

Korku, endişe

Baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik

El (eldiven giymiş gibi) ve ayaklarda(çorap giymiş gibi) karıncalanma, uyuşukluk

Taşikardi

Normal kan basıncı

Batıcı göğüs ağrısı

Travma ya da hastalık bulgusu yoktur 

 

HİPERVENTİLASYONDA ACİL BAKIM

Hemen fark edilmesi, hastanın bilinci kapanmadan (senkop gelişmeden) önce düzeltilmesi açısından önemlidir

Fark edildiği an: hastaya plastik ya da kağıt torba verilir, ağzını iyice torbaya dayaması sağlanır, “sadece torbanın içine soluk verip alması” istenir. 

Hastaneye nakledilir  

 

Başa Dön

 

 

GÖĞÜS YARALANMALARI

Çok önemlidir, çünkü göğüs yaralanmalarında; 

- Kalp, akciğerler, büyük damarlar ya da soluk yolu zarar görebilir

- Solunum ve dolaşım etkilenir

- Vücut oksijen depolayamaz; beyin hasarı oluşabilir

- Aşırı kanama olabilir 

 

GÖĞÜS YARALANMALARININ SINIFLANDIRILMASI

AÇIK YARALANMALAR:

Kaburga kırığı, kurşun, bıçak gibi delici nesnelerle oluşan DELİCİ (Penetran) yaralanmalar 

KAPALI YARALANMALAR:

Doğrudan gelen darbe veya basınç altında kalma sonucu oluşan KÜNT yaralanmalar

 

BELİRTİ VE BULGULAR

Yaralanan bölgede ağrı

Plevratik ağrı (nefes almayla/göğüs hareketiyle artan ağrı)

Solunum güçlüğü (dispne, nefes alırken zorlanmak)

Göğsün nefes alırken genişleyememesi

Öksürmeyle kan gelmesi (hemoptizi)

Hızlı ve zayıf nabız; hipotansiyon; mukozalarda ve tırnaklarda siyanoz

Jugular venlerde dolgunluk

Akciğerin plevral zarları arasında basınçlı hava (tansiyon pnömotoraks) gelişirse, soluk borusu yana kayar (trakeal deviasyon); etkilenen akciğerin karşı tarafına doğru kayma olur.  

Etkilenen taraftaki akciğer sesleri azalabilir veya hiç duyulamayabilir 

 

GÖĞÜS YARALANMALARINDA GENEL ACİL BAKIM İLKELERİ

- Soluk yolunun açık olmasını ve açık kalmasını sağlamak: gereksinim doğrultusunda aspirasyon, oral/nazal airway, entübasyon vb.

- Solunumu desteklemek: göğüs hareketleri veya derinliği yetersizse otomatik ventilatör, demand valve resüsitatör vb; yoksa ambu bag valve maske kullanarak

- Oksijen vermek: geridönüşsüz torbalı maske ile yüksek yoğunlukta 8 - 10 litre/dakika (% 80 - 90)

- Dış kanamaları doğrudan basınçla durdurmak

- Açık yaraları steril pansumanla kapatmak

- Emici yaraları hava giriş çıkışını engellemeyecek şekilde kapatmak: bunun için en uygun malzeme kullanılmalıdır. Bir tarafı mutlaka açık kalacak şekilde vücuda flasterle tutturulur

- Yabancı cisimleri (bıçak vb) sabitlemek

- Uygun pozisyon vererek en kısa zamanda hastaneye ulaştırmak 

 

İLK DEĞERLENDİRMEDE  İZLENECEK ADIMLAR 

Soluk yolunun açıklığını ve açıklığın devamlılığını sağlamak

Solunumu desteklemek

Kanamaları durdurmak

Yaşamsal bulguları sık değerlendirmek ve kaydetmek

Yaraları kapatmak

Verilen acil bakımın sonuçlarını değerlendirmek

Acilen hastaneye nakletmek

 

Başa Dön

 

 

KABURGA (KOSTA) KIRIKLARI

Sebebi: Doğrudan darbe veya basınç

Başlıca belirtisi: Solunum ya da hareketle artan ağrı

En fazla oluştuğu bölge: 5.- 10. kaburgalar 

 

KABURGA KIRIKLARINDA ACİL BAKIM

Bantlamayın ya da kayışla bağlamayın

Kaburgaların hareketini engellemek üzere: kırık taraftaki kolu (45° açıyla), askı ve sargı kullanarak göğsü koruyacak şekilde vücuda bağlayın

Gereksinimine göre solunumu destekleyin ve oksijen verin 

UNUTMAYIN:

Kırık kaburganın uçları akciğeri ve/veya deriyi delebilir o nedenle dikkatli olun  

 

 

YELKEN GÖĞÜS

Üç veya daha fazla kaburganın, her birinin iki veya daha fazla yerinden kırılması halinde, kırık kemikler göğüs duvarında serbest hareket eden (yüzen), göğüs duvarı yükseldiğinde alçak kalan ve alçaldığında yüksekte kalan (göğüs hareketine zıt hareket eden) segment haline gelir, bu duruma yelken göğüs denilir. 

 

YELKEN GÖĞÜSTE OLUŞABİLECEK SORUNLAR

- Göğüste gözle izlenebilen paradoksal hareketler (yüzen kısmın göğüs hareketine zıt hareketi ). Ancak bu olay kas spazmı nedeniyle genellikle alanda tespit edilemez, bir süre sonra kaslar gevşeyince fark edilebilir.

- Pulmoner kontüzyon(akciğerin ezilmesi)

- Akciğerlerin gerektiği kadar genişleyememesi (akciğer hacmında azalma)

 

ACİL BAKIM

Soluk yolunun açık olması ve açık kalması sağlanır: özellikle, kafa yaralanmasında entübe edilerek solukylunun açık kalması sağlanmalıdır

Solunum desteklenmelidir: yüksek yoğunlukta oksijen bağlanmış balon maske sistemi ile veya pozitif basınçlı ventilatörlerle

Kırığın desteklenmesi ile ilgili iki ayrı görüş var;

1- Çöken kısım aşağıda iken, pansumanla ya da hastanın kolu basınç oluşturacak şekilde desteklenir

2- Zaten yetersiz olan solunum hacmını engelleyeceğinden basınç yapılmadan etkilenen taraftaki kol (45° açı ile) askıya alınır 

 

DELİCİ GÖĞÜS YARALANMALARI

Kurşun, bıçak, kırılan kaburga kemiği vb etkenlerle oluşabilecek sorunlar;

PNÖMOTORAKS: Göğüs boşluğuna/plevra yaprakları arasına hava dolması

HEMOTORAKS: Göğüs boşluğuna/plevra yaprakları arasına kan dolması

EMİCİ GÖĞÜS YARALANMASI

ORGAN(akciğerdeki büyük damarlar, dalak, karaciğer, böbreklerin) YARALANMASI;

bu nedenle oluşabilecek solunum yetmezliği ve/veya aşırı kanama, kısa sürede ölüme yol açabilir 

 

ACİL BAKIM

Soluk yolunun açık olmasının ve açık kalmasının sağlanması: aspirasyon, nazal/oral airway ya da entübasyonla

Solunum desteklenir: akciğer solunumu (hacmı) yetersizse yüksek yoğunlukta oksijen bağlantılı bag valve maske veya pozitif basınçlı ventilatörlerle; akciğer hacmı normalse sadece geridönüşsüz torbalı maske ile yüksek yoğunlukta oksijen verilebilir

Görülen tüm kanamalar durdurulur, kurşun yaralanmalarında giriş ve çıkış delikleri mutlaka araştırılmalıdır

Hipovolemik şok tedavisi: ayaklar kalp seviyesine yükseltilebilir, damaryolu açılarak hacım genişletici sıvı (Ringer Laktat)  başlanabilir

Emici yaraların kapatılması : hava geçirmeyecek; hava girişini engelleyecek ve havanın çıkışını kolaylaştıracak, tek yönlü kapak görevi üstlenecek şekilde kapatılmalıdır. Tercihan plastik bir malzeme veya varsa aluminyum kaplı pansuman malzemesiyle.

Acilen hastaneye ulaştırılır 

 

 

YABANCI CİSİM BATMASI

Göğüste batmış yabancı cisim varsa; genel kural: yabancı cisim desteklenerek, sabitlenir ve kazazede hastaneye götürülür.

Bu kural göğüs için de  aynen geçerlidir.

Farkı; göğüste yabancı cisim nedeniyle oluşabilecek emici yaralanma, pansuman yapılırken göz ardı edilmemelidir.

 

SIKIŞMA (KOMPRESYON) YARALANMALARI

Göğüs kafesinin trafik kazası, göçük altında kalma, bir yerde sıkışıp kalma gibi künt yaralanmalarında, ani ve şiddetli basınç nedeniyle intratorasik basınç da birden bire artar. Sonuçta: solunum güçlüğü, vücudun üst kısmında siyanoz, ödem, boyun venlerinde şişkinlik, gözlerde dışa fırlar gibi görünüm, birden çok kırıklar oluşabilir.

Kazazedenin soluk yolunun açıklığı korunarak ve solunumu desteklenerek, hemen hastaneye ulaşması sağlanır

 

SIRT (ARKA GÖĞÜS) YARALANMALARI

- Kaburga (kosta) kemiği kırıkları

- Kesikler

- Kas zorlanması

- Kürek kemiği(skapula) kırığı 

- Böbrek yaralanmaları

- Omurga yaralanması 

 

Başa Dön

 

 

PNÖMOTORAKS

Biri, akciğer yüzeyini saran diğeri, kostaları kaplayan iki yapraktan oluşan plevra zarlarını bir arada tutan, arasındaki negatif basınçtır(vakum; çekme/emme etkisi). Zarlarda meydana gelebilecek bir delinmede, negatif basıncın(emme) etkisiyle plevra zarları arasına (dış ortamdaki basınçla eşit olma çabasıyla) hava emilmeye başlar. 

Plevra boşluğu arasına dolan havanın yaptığı basıncın giderek artan etkisiyle, akciğer küçülmeye başlar, alveoller hava ile dolamadığından büzüşür (atelektazi).

Kişi nefes almakta zorlanır.

Pnömotoraksta,

- Göğüs kafesinin içi, akciğerin ise dışı hava ile doludur

- Birbiriyle temas halindeki plevral yüzeyler ayrılmıştır

- Pnömotoraks oluşan akciğerin hacmı azalmıştır

- Sebebi:

   * Göğüs duvarında oluşan delici yaralanmalar,

   * Akciğer veya soluk yolundaki laserasyonlardır 

 

PNÖMOTORAKSTA GENEL ACİL BAKIM

 Göğüsteki emici yara, “içeriye doğru olan hava emilimi” engellenecek şekilde, kapatılır:

=> Deliksiz temiz plastik torba (veya varsa aluminyum kaplı pansuman malzemesi), deliği kapatacak şekilde dört bir tarafından flasterle vücuda tutturulur.

Bir köşesi açıkta bırakılır ki, tek yönlü kapak görevi görsün; hava girişini engellesin, hava çıkışına olanak tanısın. 

[Dikkat: Hava geçişini engelleyen bir malzeme ile kapatılmaması özellikle öneriliyor, yarada kanama varsa elle bastırarak durdurulmalı ve yaradan geçişine olanak tanınmalıdır. Aksi halde yaralının genel durumu kötüleşmektedir (ERC, Resuscitation 95(2015) s: 284).]  

- Geridönüşsüz torbalı maske ile yüksek yoğunlukta (%80 – 90) oksijen verilir

- Gerekiyorsa solunum desteklenir (bag-valve-mask veya otomatik ventilatörle)

- Acilen hastaneye ulaştırılır

 

SPONTAN (KENDİLİĞİNDEN OLUŞAN) PNÖMOTORAKS

Akciğeri kaplayan plevra zarının, zayıf olan bir noktasında, kendiliğinden oluşan yırtılmadır (spontan rüptür)

Travma yoktur; ancak son zamanlarda uçak seyahati, denize derin dalış, aşırı zorlanmaya neden olan yük taşıma, yüksek irtifalı dağa tırmanma öyküsü varsa; kişi uzun boylu, zayıf, genç erkekse; bu özelliklerin spontan pnömotoraks oluşumda rol oynadığı sanılmaktadır

Tedavisi travmatik pnömotoraksla aynıdır

 

TANSİYON  PNÖMOTORAKS (GÖĞÜS BOŞLUĞUNDA BASINÇLI HAVA)

Herhangi bir yaralanma sonucunda meydana gelen plevral yırtılma nedeniyle, plevral boşluğa havanın sürekli emilmesi ile plevral boşluk sürekli genişler.

Genişleyen plevral boşluğun basıncı artar ve kalbe, akciğerlere baskı yapar.

Dolaşım ve solunum olumsuz etkilenir.

Pnömotoraksın ilerlemiş halidir, belirti ve bulgular şiddetlenmiştir. 

 

BASINÇLI PNÖMOTORAKS ta BELİRTİ VE BULGULAR

Şiddetli solunum güçlüğü (dispne),hava açlığı

Siyanoz

Hızlı ve zayıf nabız

Cilt soğuk ve terli

Hipotansiyon

Jugular venlerde dolgunluk

Soluk borusu etkilenen tarafın aksi yönüne doğru kaymıştır (trakeal deviasyon)

Etkilenen tarafta akciğer sesleri azalmıştır ya da hiç duyulmaz

Hasta endişeli ve kuşkuludur  

 

BASINÇLI PNÖMOTORAKS ta ACİL BAKIM

- Bilinç düzeyine uygun olarak soluk yolunun açıklığı sürdürülür

- Solunum desteği sağlanır (bag valve maske veya otomatik ventilatörle)

- Yüksek yoğunlukta (%90) oksijen verilir (geridönüşsüz torbalı maske ile)

- Emici yaralanmayı kapatan pansuman malzemesi içerdeki basıncı azaltmak üzere açılır

- Mümkün olduğunca kısa sürede hastaneye nakledilmelidir

- Uygulamalı eğitimi alınmışsa, protokolde varsa veya merkezdeki doktorla konuşularak İğneyle dekompresyon yapılabilir, ancak hastaların büyük çoğunluğunda göğüs duvarında kalınlaşma olduğundan 14 numaralı iğne ile delme girişimi etkisiz olacaktır. Her iğne girişi sonrası göğüs tüpü takılması gerektiğini göz ardı edilmemelidir (ERC 2015, Resuscitation, s:163)

 

Başa Dön

 

 

HEMOTORAKS

Kanın bir kaçak nedeniyle, plevral boşluğa dolmasıdır

Hemorajik şoka neden olabilir

Herhangi bir göğüs yaralanması (toraks travması) hemotoraksa yol açabilir

Tedavisi pnömoraks ile aynıdır

 

SUBKUTAN AMFİZEM

Cilt altına hava girmesiyle oluşan bir durumdur

Akciğerlerin veya soluk borusunun yaralanması sonucunda, havanın cilt altına kaçmasıyla meydana gelir

Cilt elle muayene edilirken (palpasyonda), deri altında çıtırtı hissedilir

Herhangi bir tedavisi yoktur, kendiliğinden düzelir. Hastane öncesinde fark edildiğinde, cilt altında bir sorun olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

 

PULMONER KONTÜZYON

Akciğer dokusunun basınç altında kalarak ezilmesidir

- Ezilmeye bağlı oluşan ödem nedeniyle akciğerde sıvı birikir

- Solunum bozulur (derinliği ve hızı); solunum güçlüğü ve siyanoz oluşur

- Oluşan hipoksi tedavi edilerek (solunum ve oksijen desteği ile), kısa sürede hastaneye nakledilir

 

MYOKARD KONTÜZYONU

Kalp kasının basınç altında kalarak ezilmesidir

- Künt göğüs yaralanmalarında görülebilir

- Uyarılan kalpte düzensiz atımlar oluşabilir

- Soluk yolu açıklığı sağlanarak, yüksek yoğunlukta (% 90) oksijen vererek ve monitörize edilerek nakledilir

- Acil hastane bakımı gerektirir

 

Başa Dön

 

 

PERİKARDİYAL TAMPONAD

Kalbi çevreleyen perikard tabakası ile kalp kasının arasına, yaralanma ya da başka nedenlerle kan ya da sıvı dolması sonucunda, kalbin basınç altında kalmasıdır.

- Basınç nedeniyle kalbin işlevleri(dolma-boşalma) sınırlanır.

- Hastanın/kazazedenin yaşamını tehdit eden acil  durumlardan biridir

 

BELİRTİ VE BULGULARI

Boyun venlerinde dolgunluk (JVD)

Dispne

Refleks Taşikardi

Hipotansiyon

Nabız basıncı giderek azalır, ya da diğer bir deyişle sistolik basınç ile diyastolik basınçlar birbirine yaklaşır (örnek: 110/80 yerine  135/125)

  Nabız basıncı (pulse pressure) => Sistolik - diastolik kan basıncı (PP=>SKB-DKB)

Kalp sesleri derinden gelir

Akciğer sesleri normaldir 

 

ACİL BAKIM

Fark edildiği anda acilen hastaneye ulaştırılması gereken bir olgudur, hastane tedavisine gereksinim vardır

Hastaneye götürürken soluk yolunun açıklığının sağlanması, solunumun yüksek yoğunlukta(%100) oksijenle desteklenmesi, damar yolunun açılması önemlidir 

DİKKAT:

Kan kaybı olmadığı için sakın sıvı yüklemeyin!  

 

Alanda önerilmemekle birlikte, uygulamalı eğitimini aldıysanız ve protokolde yer alıyorsa yada merkezdeki doktor öneriyorsa perikardiyosentez yapılabilir

 

BÜYÜK DAMARLARIN YIRTILMASI

Özellikle aortada anevrizma(balonlaşma) varsa;

- Künt veya penetran yaralanmalar nedeniyle yırtılabilir

- Yırtılma sonucunda aşırı(kısa sürede fazla miktarda) iç kanama oluşur

- Hemorajik şok bulguları görülür 

 

BÜYÜK DAMARLARIN YIRTILMASINDA ACİL BAKIM

Hasta en kısa zamanda hastaneye ulaştırılmalıdır. Ulaştırırken:

- Hasta/kazazede çok nazik hareket ettirilmelidir, çünkü sarsıntılar, çarpmalar, vurmalar, ani hareketler, kan basıncının yükselmesi gibi durumlar yırtılmayı artırır

- Gerektiği şekilde soluk yolunun açıklığı sağlanır, % 100 oksijen verilir,

- Geniş çaplı iğnelerle iki damar yolu açılarak sıvı başlanır.

 

GÖĞÜS BOŞLUĞUNDA BULUNAN DİĞER YAPILARIN YARALANMASI

Özefagus, trakea, inferior veya superior vena cava yaralanmaları bu gruptadır

Traekada oluşan yırtılma sonucunda mediastinuma (göğüs boşluğuna) veya cilt altına hava kaçağı oluşabilir (subkutan amfizem).

=>  O nedenle, hasta pozitif basınçlı ventilatörle solutulacaksa, yırtık olmamasına dikkat edilmelidir

Özefagus yırtılmasında, göğüs boşluğuna mide sıvısı kaçabilir, alanda bu önemli bir sorun oluşturmaz

Vena Cava hasarında oluşabilecek aşırı kanama nedeniyle hemorajik şok meydana gelebilir; şok tedavisi uygulanmalıdır

 

GÖĞÜS YARALANMALARINDA  DİĞER ACİL BAKIM İLKELERİ

Göğüs yaralanmalarında; kırık kemik veya önerilmeyen bir durum olmadığı sürece hasta etkilenen tarafa yatırılabilir, böylece karşı taraftaki akciğerin basınçtan etkilenmemesi sağlanmış olur

Hasta solunumu herhangi bir değişikliğe ve tansiyon pnömotoraksa karşı sürekli gözlenir

Bulgular sık takip edilerek, kaydedilir   

 

Başa Dön

 

 

AĞRI KONTROLÜ

Bazı durumlarda ağrıyı dindirmek üzere Nitronoks veya morfin sülfat verilebilir.

NİTRONOKS: % 50 nitrous oxide(diazot monoksit) + % 50 oksijen karışımından oluşan bir gazdır.

- Solunduktan sonra 2 - 5 dakika içinde ağrıyı azaltır.  

Bilinçli hastanın kendisi maskeyi tutarak, ağrısı dinene kadar soluyabilir:

(Bilinçsiz hastada ağrı duyusundan söz edilemez!; bilinçli hastanın maskeyi tutmasının nedeni, herhangi bir sorun oluştuğunda tutamayacak ve siz bu durumda gazı keseceksiniz)

- Pnömotoraks şüphesinde, KOAH da, kafaiçi basıncını artırdığından kafa yaralanması olan hastalarda, alkol ya da uyuşturucu alındığı hallerde kullanılmaz.

- Bulantıya ve kusmaya sebep olabilir

- Özellikle yanıklarda, iskelet kas ağrılarında, iskemik göğüs ağrısı şüphesinde, şiddetli korku hallerinde kullanılabilir

 

MORFİN SÜLFAT:

- Göğüs yaralanması olan hastalardan özellikle kaburga kırığı olanlarda, ağrıyı azaltacak ve derin soluk alıp-vermeyi kolaylaştıracak bir ilaçtır.

-  MSS ni etkileyerek solunumu baskılayan etkisini unutmayın.

-  Kan ve sıvı kaybına bağlı hipotansiyonlarda kullanmayın  

 

Başa Dön

 

Anasayfaya Dön