BURADA  YER ALAN  VE  HASTANE ÖNCESİ  ACİL BAKIMDA KULLANILAN İLAÇLAR

 

İsordil

Adrenalin (Epinefrin)

Atropin Sülfat

Diazepam (Valium)

Nalokson(Naloxon, Narcan)

Morfin

Ventolin

Magnezyum Sülfat

IV Sıvılar

 

 

İSORDİL (5 mg)

 

Etken maddesi Nitrogliserin’ dir.

Cardilate, Sorbide gibi ilaçların da etken maddesi nitrogliserindir.

 

ETKİSİ:  

Nitrogliserin, düz kasların dolayısıyla damar düz kaslarının gevşemesini sağlar. Kardiyovasküler sistemin damar düz kasları gevşeyince, vazodilatasyon meydana gelir.

Bu sayede:

1. Koroner arterlerin vazodilatasyonu nedeniyle artan kanlanma sonucunda myokardiyal oksijen gereksinimi azalacağından anjina ağrısı da azalacaktır.

2. Vazodilatasyon nedeniyle periferde göllenme olacağından kalbe dönen kan azalacağından ventriküllerin yükü de azalacak, dolayısıyla kalbin oksijen gereksinimi azalacaktır.  

 

KULLANILMASI ÖNERİLEN DURUMLAR:

1. Angina ağrısını azaltmak için

2. Akut myokard infarktüsünde, etkilenen infarkt alanı küçültmek için

3. Konjestif kalp yetmezliğine bağlı pulmoner ödem için

4. Damar yolu açarken damar bulmakta zorlanıldığında topikal (yerel) uygulanabilir.

 

KULLANILAMAYACAĞI DURUMLAR:

1. Artmış intrakranyal basınç varsa

2. Glokom

3. Hipovolemi

4. Hipotansiyon (özellikle  bradikardi veya taşikardi ile birlikte görülen)

5. AMI bulgularına ilaveten epigastrik distres veya hıçkırık varsa

 

YAN  ETKİLERİ:

1. Geçici, zonklayıcı baş ağrısı (hatta baş ağrısı olmadığında ilacın süresinin geçmiş olduğundan bile şüphelenebilirsiniz!)

2. Hipotansiyon, halsizlik, baş dönmesi

3. Ateş basmış hissi

 

VERİLİŞ YOLU VE DOZU:

Türkiye’de dilaltı olarak en yaygın kullanılan ilaç:

İsordil 5 mg dır. Ağrı geçmezse 5 dakika aralıklarla 3 kez verilebilir.

Hastada hızla hipotansiyon gelişebilir, o nedenle hasta çok yakından izlenmeli ve hipotansiyon oluştuğunda hemen bacaklar yükseltilmelidir.

Sıvı verirken hızı doktora danışılmalıdır.

Damar yolu açmak için kullanabileceğiniz (ama şu an Türkiye’de bulunmayan) nitrogliserin merhem şeklindedir, uyguladıktan en az 5 dakika sonra damar yolu girişimi yapılmalıdır.

 

DİKKAT: 

Alkollü içecek içmiş hastaya verilmez. 

 

Başa Dön

 

 

ADRENALİN (EPİNEFRİN)

 

ETKİLERİ:

Beta-1 sempatik etkisi:

Kalpte beta-1 reseptörlerin uyarılması sonucu kalbin kasılma gücü ve atım hızında artış oluşurken kalbin    debisi de artar.

Tedavi edici etkisi;      

- Asistolde elektriksel aktiviteyi düzenler

- Myokardiyal kasılmayı artırır

 

Beta-2 sempatik etkisi:

B2 reseptörleri uyararak bronkodilatasyona neden olur.

 

Alfa sempatik etkisi:

Alfa reseptörlerin uyarılması bronşiyollerdeki arteryollerin vazokonstriksiyonuna neden olur ve ödemi azaltır, ayrıca periferik vazokonstriksiyonla kan basıncını yükseltir.

 

TEDAVİ EDİCİ ETKİSİ;

-  Vazokonstriksiyon etkisi perfüzyon basıncını artırır bu da kalp masajı yapıldığı  koroner kan akımını artırır 

-  Vazokonstriksiyon anaflaktik şokta  kan basıncının desteklenmesine yardımcı olur.       

 

KULLANILMASI ÖNERİLEN DURUMLAR:

1. Kardiyak arrestte

2. Anaflakside hayati tehlike oluşturan bulguların tedavisinde

3. Astım krizinde (ikinci derecede kullanılacak ilaç)

4. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının (KOAH)belirti ve bulguların çok kötüleşmesi durumunda

 

KULLANILAMAYACAĞI DURUMLAR:

1. Anjina, hipertansiyon ve hipertiroidizm söz olduğunda kullanırken dikkatli olunmalıdır

2. Taşiaritmiler 

3. Hamilelik

NOT:

Kalp durması veya anaflaktik şokta kullanılabilir (kontrendikasyon yoktur)

 

YAN ETKİLERİ:

Kalp durması haricindeki hastalarda görülebilecek yan etkileri;

1. Taşikardi nedeniyle çarpıntı veya ektopik atımlar

2. Hipertansiyon

3. Anjina

4. Baş ağrısı, Tedirginlik, Tremor(titreme)

 

VERİLİŞ YOLU VE DOZLARI:

Işıktan korunmalıdır; nabız, kan basıncı ve EKG düzenli izlenmelidir

Türkiye’de % 25, % 50 veya ¼, ½ lik  veya 1ml = 1 mg olan ampuller halinde satılmaktadır.

1ml ampulde 1 mg adrenalin => 1:1000 lik adrenalindir

% 25 veya ¼ => 1ml ampulde 0.25 mg adrenalin (=> 1:1000/4 ) var demektir

% 50 veya ½ => 1 ml ampulde 0.50 mg adrenalin (=>1:1000/2 ) var demektir.

1: 10 000 adrenalin => 1 mg / ml ise  =>

1ml Adrenalin + 9 ml %0.9 NaCl = 10 ml karışım => 1 : 10 000 => Damar yolundan ve bebeklerde bu şekilde sulandırılarak verilmelidir.

 

1.Kalp durmasında

IV doz => 1 mg (1:10 000lik adrenalinden 10 ml) dır; 3-5 dakika arayla doz tekrarlanabilir.

Dozun verilmesinden sonra, her seferinde 20 ml serum hızla gönderilerek ilacın daha çabuk dolaşıma katılması sağlanmalıdır.

Endotrakeal doz => damaryolu açılamamışsa bu yol kullanılır.

IV dozun 2 - 2.5 katı  kadardır(2 - 2.5 mg adrenalin).

SF ile 10 ml ye tamamlanarak verilmelidir.     

DİKKAT:

IV yoldan sulandırılmadan verilmez !!!

 

2.Hafif anaflaktik reaksiyonda

 1:1000 lik solüsyondan 0.3 - 0.5 ml subkutan yapılır.

Şayet reaksiyonun nedeni bir sokma ya da ısırma ise ilave olarak sokulan yere aynı solüsyondan 0.1 - 0.2 ml SC olarak enjekte edilir (parmaklara, kulaklara, burna veya cinsel organlara enjekte edilmez).

 

3.Şiddetli anaflaktik reaksiyonda

Hasta 35 yaşın altındaysa:

1:10 000 lik solüsyondan 0.1 ml/kg olacak şekilde IV yoldan çok yavaş verilmelidir.

 

4. Astım krizinde

1:1000 solüsyondan 0.3 - 0.5 ml  SC yoldan verilmelidir

 

DİKKAT:

Propranolol gibi betabloker ilaç kullanan hastalarda şiddetli hipertansiyona ve refleks bradikardiye neden olabilir.

 

ÇOCUKLARDA KULLANILAN ADRENALİN (EPİNEFRİN) DOZU:

Semptomatik bradikardide:

IV  => 0.01 mg/kg (1:10 000 den 0.1 ml/kg)

ET => 0.1   mg/kg (1:10 000 den 0.1 ml/kg)

 

Nabızsız arrestte:     

İlk doz:    

IV  => 0.01 mg/kg (1:10 000 den 0.1 ml/kg)

ET => 0.1   mg/kg (1:10 000 den 0.1 ml/kg)

Sonra: 

İlk dozu tekrarlayabilirsiniz,  3 – 5 dakika arayla.  

 

Anaflaktik reaksiyonda verilebilecek en yüksek doz: 0.3 mg

 

tüpten (ET) vereceğiniz zaman, adrenalin dozunu  % 0.09 NaCl ile 3 - 5 ml’ye tamamlayarak tüpten verin ve hemen ardından ambu ile solutun ki ilaç akciğere yayılsın.

 

Başa Dön

 

 

ATROPİN SULFATE

Kalbe olan parasempatik (vagal) etkiyi bloke ederek sinoatriyal düğümde hız artmasına ve atriyoventriküler kavşaktan iletinin artmasına neden olur.

Yavaş olan kalp hızını normale döndürmenin yanı sıra ventriküllerde ektopik aktivite olasılığını dolayısıyla ventriküler fibrilasyonu önler.

Parasempatik tonüsün artması, morfin veya organofosfat sonucu ortaya çıkan bradikardinin düzeltilmesinde oldukça etkili iken AV veya SA düğümdeki hasar nedeniyle ortaya çıkan bradikardilerin tedavisinde etkisi çok düşüktür.

 

KULLANILMASI ÖNERİLEN DURUMLAR:

1.  Prematür ventriküler kasılmaların (PVC) veya hipotansiyonun eşlik ettiği Sinüs bradikardisi 

2.  Bradikardinin eşlik ettiği  Tip I - 2. Derece AV Blok (Wenckebach)

3.  İnferior duvara bağlı akut myokard infarktüsünde semptomatik bradikardiye eşlik eden 3. Derece kalp bloğunda

4.  Bazı asistolu durumlarında

5.  Organofosfat zehirlenmesinde antidot olarak  

 

KULLANILAMAYACAĞI DURUMLAR:

Hayati tehlike oluşturan acil durumlarda kullanılabilir.

Ancak aşağıdaki durumlarda dikkatli olunmalıdır.

1.  Hızlı ventriküler yanıtın olduğu atriyal flutter veya atriyal fibrilasyonda

2.  Tip II - 2. Derece AV blok

3.  Ön duvar akut myokard infarktüsünde oluşan tam (3.derece) AV blok   

4.  Glokom

5.  KOAH

 

YAN ETKİLERİ:

-   Bulanık görme, baş ağrısı ve gözbebeklerinde genişleme

-   Dudaklarda kuruluk, susama hissi

-   Deride sıcaklık (ateş basması)

-   Genellikle yaşlı erkeklerde idrar yaparken zorlanma

DİKKAT:

Erişkinlerde 0.5 mg’ dan daha düşük doz verildiğinde veya doğru doz çok yavaş verildiğinde paradoksal bradikardi gelişebilir.

 

VERİLİŞ YOLU VE DOZU:

Türkiye’ de

1 ml ¼ lük, 1 ml ½ lik ve 1ml => 1 mg  Atropin içeren ampuller halinde bulunmaktadır.

 

ERİŞKİN İÇİN:

-  Bradikardide 0.5 -1 mg (0.04 mg/kg) IV olarak verilir, kalp istenen hıza gelene kadar 5 dakika aralıklarla aynı doz tekrarlanabilir.

Verilen Atropinin toplam dozu  3 mg üzerine çıkmamalıdır (çünkü bir insanda vagal uyarı yapacak doz 3 mg dır).

-  Organik fosfat zehirlenmesinde 2 mg IM ve 1 mg IV verilir.

Sekresyonda gözle görülür bir azalma olana kadar 5-10 dakika aralıklarla IV doz tekrarlanabilir.

-  Asistolde 1 mg IV veya endotrakeal tüpten verilebilir, asistol devam ettiği sürece 5 dakikada bir tekrarlanabilir.

 

ÇOCUK İÇİN:

0.02 mg/kg IV yoldan ve Endotrakeal tüpten verilebilir. Maksimum dozu 0.5 mg iken bir kerede verilecek minimum  dozu 0.1 mg olmalıdır.

Adölesan için bir kerede verilecek maksimum doz 1.0 mg’dır. Bir kere tekrarlanabilir.

 

ATROPİN AŞIRIDOZU (ZEHİRLENMESİ) BULGULARI:  

Genellikle davranışlarda bozukluk ortaya çıkar, bunları tanımlayan bazı cümleler: zırdeli, yabani tavşan kadar sıcak, yarasa kadar kör, pancar kadar kırmızı, kemik kadar kuru.

 

Başa Dön

 

  

DİAZEPAM (VALİUM)

 

ETKİSİ:

Beynin motor korteksinde nöbet etkisini baskılar.

Merkezi sinir sistemini baskılar.

Kas gevşeticidir.

 

KULLANILMASI ÖNERİLEN DURUMLAR:

1.  Status Epilepticus (nöbetlerin) tedavisi

2.  Kardiyoversiyon öncesinde sedasyon (sakinleştirici) olarak

3.  Özel durumlarda anksiyeteyi azaltmak için.

 

KULLANILAMAYACAĞI DURUMLAR:

1. Fetüse olan  toksik etkisi nedeniyle hamilelikte verilmez

2. Alkol veya sedatif (sakinleştirici) etkili ilaç almış olanlara verilmez.

3. Herhangi bir nedenle solunumu baskılanmış olan hastalara verilmez.

4. Hipotansiyonu olan kişilere verilmez.

 

YAN ETKİLERİ:

1. Hipotansiyon

2. Bilinç düzeyinde etkilenme

3. Yaşlılarda, çok hasta olanlarda ve pulmoner hastalığı olanlarda solunum ve/veya kalp durmasına neden olabilir

 

VERİLİŞ YOLU VE DOZLARI:

Türkiye’ de

5 mg/ 1 ml ve 10 mg/ 2 ml ‘lik ampulleri vardır.

Başka ilaçlarla karıştırılmadan verilmelidir.

 

STATUS EPİLEPTİCUS (EPİLEPTİK NÖBET):

Damar yolundan, yavaş ve küçük dozlarda verilmelidir. Verilmeden önce hastanın vital bulguları alınıp, kaydedilmelidir.

Önce 2.5 mg (5 mg ampulden 0.5 ml) yavaşça IV verilir.

Birkaç dakika beklenir ve kan basıncı ölçülür; KB düşmüşse başka doz verilmez, iyi ise ve hastanın nöbeti halen devam ediyorsa kalan doz verilir.

Tekrar KB ölç ve nöbet durana kadar veya nöbet durmadığı durumlarda KB düşene kadar tekrarlanabilir.

Alanda verilecek doz 10 mg üzerinde olmamalıdır.

Çocuklarda, rektal yoldan 0.5 mg/kg olacak şekilde verilmelidir.

 

ŞİDDETLİ ANKSİYETE:

Alanda şiddetli anksiyetesi olan hastaya 2 - 5 mg IM verilir.

 

Başa Dön

 

 

NALOKSON (NALOXONE, NARCAN)

 

ETKİSİ:

Narkotik aşırı dozunda kullanılan antidottur.

Eroin, morfin, methadone, kodein, meperidin (Demerol), hydromorphone (Dilaudid), fentanyl ve percodan gibi narkotik ilaçların etkisini tersine çevirir.

Narkotik zehirlenmesi (aşırı dozu) sonucunda görülen stuporun, komanın ve solunumun baskılanmasının  düzeltilmesini sağlar.

Narkotik haricindeki komalarda etkili değildir.

 

ENDİKASYONLARI (KULLANILMASI ÖNERİLEN DURUMLAR):

-   Narkotik aşırı dozunun (zehirlenmesinin) tedavisinde

-   Nedeni bilinmeyen komalarda, % 50 dekstroza yanıt alınamadığı ve narkotik aşırı dozu olduğundan şüphelenilen durumlarda

 

KONTRENDİKASYONLARI (KULLANILAMAYACAĞI DURUMLAR): Yok.

 

YAN ETKİLERİ:

- Hızlı verildiğinde kusmaya ve ventriküler disritmilere neden olur.

- Narkotik bağımlılarında akut yoksunluk sendromuna yol açabilir.

O nedenle, nalokson hastanın solunumu izlenerek yavaş verilmelidir.

- Genel olarak naloksonun etki süresi, narkotiklerden daha kısa  sürelidir.

Bunun anlamı, nalokson verildiğinde hasta koma veya stupor durumundan hızla çıkabilir, ancak narkotik ilacın etkisi nedeniyle tekrar komaya/stupora girebilir.

Bu nedenle hasta yakından izlenmeli naloksonun etkisinin geçtiği fark edildiğinde doz tekrarlanmalıdır.

- Naloksonun nadiren de olsa pulmoner ödeme ve ani ölüme neden olduğu belirtilmiştir.

 

VERİLİŞ YOLU VE DOZU:

Alanda,  intravenöz yoldan, eğer damar yolu açılamazsa endotrakeal yoldan verilebilir.

İntravenöz Yoldan Uygulanışı:

0.8 mg nalokson 10 ml’lik enjektöre çekilir, % 5 dekstroz ile 10 ml ye tamamlanır, hastanın solunum hızı ve derinliği izlenerek yavaş yavaş verilir.

Solunumda değişiklik fark edildiği an ilaç verme kesilir.

Alanda hastanın tamamen uyandırılmaya çalışılması doğru değildir, ters tepkiler ortaya çıkabilir.

İlk doz verildiğinde herhangi bir tepki olmazsa doz iki kez daha tekrarlanabilir (toplam doz 2.4 mg ‘dır).

Hasta halen komadaysa, komanın nedeni başka bir şeydir. 

 

Endotrakeal yoldan uygulanışı:

0.8 mg nalokson 5 ila 10 ml % 0.9 NaCl ile sulandırılarak verilir.

 

İntranazal:

Amerika’da, burundan püskürtme yoluyla verilebilen kullanım şekli gündemdedir.

 

Başa Dön

 

 

MORFİN

 

ETKİSİ:

Opium alkaloidi olanmorfin güçlü bir analjezik etkiye sahiptir.

Vazodilatasyonla periferdeki kanlanmayı artırır.

Kalbe geri dönüşü azaltır.

Myokardın oksijen gereksinimini azaltır.

Pulmoner ödemi periferde göllenmeyi sağlayarak azaltır, ayrıca neden olduğu anksieteyi de hafifletir.

 

KULLANILMASI ÖNERİLEN DURUMLAR:

Kardiyojenik (konjestif kalp yetmezliğine eşlik eden) Pulmoner ödem, AMI, yanık ve diğer şiddetli ağrılar

 

KULLANILAMAYACAĞI DURUMLAR:

 Astım, KOAH, Hipotansiyon, solunum depresyonu (pulmoner ödem hariç), kafa yaralanmaları, ön duvar AMI,  Alkol ve Barbitürat benzeri depresan ilaç alınması durumunda, tanı konulmamış abdominal ağrılar,

MAO inhibitörü antidepresan ilaçların alınması durumunda

 

YAN ETKİLERİ:

-  Hipotansiyon

-  Bradikardi

-  Solunum depresyonu

-  Bulantı, kusma

-  Üriner retasyon

 

VERİLİŞ YOLU VE DOZU:

Genellikle, Morfin hidroklorür 10 - 20 mg / 1 ml, içeren enjeksiyonluk solüsyonlar halindedir.

SC veya IM uygulanabilir.

Morfin 10mg/1 ml (1 ml morfin 9 ml  SF ile tamamlanarak uygulanır)

**Alanda 15 mg aşılmamalıdır.

Hipotansiyon gelişirse hastayı düz yatırın ve ilacı kesin.

Bradikardi veya solunum arrestine karşı elinizin altında atropin ve nalokson hazır bulundurun.

 

ALANDA VERİLMESİ ÖNERİLEN DOZ:

Sulandırılmış olan 10 ml’lik morfinden ilk önce 4 ml IV olarak çok yavaş verilir.

Ağrı geçmediyse, durumuna göre 15 dakika ara ile 3 ml olacak şekilde tekrarlanabilir

 

Başa Dön

 

 

VENTOLİN (Albuterol, Proventil)

 

ETKİSİ:

Seçici B2 sempatomimetik etki. Bronşları genişletir (bronkodilatatör)

 

KULLANILMASI ÖNERİLEN DURUMLAR:

Astım ve Kronik obstruktif akciğer hastalığına bağlı bronkospazmlar

 

KULLANILAMAYACAĞI DURUMLAR:

Semptomatik taşikardi ve ilaca karşı bilinen alerjik reaksiyonlarda

 

YAN ETKİLERİ:

Çarpıntı, endişe, başağrısı, baş dönmesi, terleme

DİKKAT:

Kan basıncı, nabız, EKG düzenli izlenmelidir.

Kalp hastalığı olan kişilerde daha dikkatli kullanılmalıdır.

 

VERİLİŞ YOLU VE DOZU:

Ölçülü doz inhaler (MDI):

1- 2 puf (sıkma), her bir sıkışta 90 µg ilaç verilir. 2 saat içinde  20 dakika arayla 2 sıkma (puf) tekrarlanabilir.

Uygulanışı:

Kutu iyice çalkalanır ve kapağı açılır.

Hasta nefesini verdikten sonra, inhalerin ağızlığını dudakları arasında sıkıca kavramalıdır.

İlaç sıkıldıktan sonra derin ve uzun bir nefes (ilacı) alan hasta nefesini 10 saniye kadar tutar. Nefesini verirken yavaşça ve dudaklarını büzerek vermelidir.

Bir dakika dinlendikten sonra ikinci sıkma (puf)gerçekleştirilir.

Her seferinde aynı şekilde alması sağlanmalıdır.

 

Küçük hacımlı nebülizer:

2.5 ml saline içinde 2.5 mg vardır. 5 - 15 dakika içinde maske aracılığıyla solutulur.

 

Rotohaler:

Bunun içinde 200 µg vardır ve inhalatör içine konarak yine maske aracılığıyla solutulur.

 

Başa Dön

 

 

MAGNEZYUM SÜLFAT (MgSO)

 

ETKİSİ:

Elektrolit, antikonvulsandır.

Magnezyum sülfat, çizgili kaslardaki kasılmayı azaltır ve asetilkolinin myoneural kavşaktan salınımını azaltarak periferik nöromuskular geçişi engeller.

 

ACİL BAKIMDA:

Hamilelik zehirlenmesine (eklemsiye) bağlı kasılma nöbetlerinde kullanılır.

 

DİĞER KULLANILDIĞI YERLER: 

Hamilelikte erken doğumu önlemek üzere uterus kasılmalarını baskılamak üzere; beta agonist ve antikolinerjik etkili ilaçların kullanılmasını takiben bronkodilatatör olarak; magnezyum eksikliğinde.

Son yıllarda, çeşitli disritmilerin, kısmende torsades de pointes tedavisinde; TCA(trisiklikantidepresan) ve digital zehirlenmelerine bağlı görülen ritim bozukluklarında sekonder olarak magnezyumun kullanımı populer oldu. 

 

KULLANILMASI ÖNERİLEN DURUMLAR:

Eklemsi(eclampsia) nöbetlerinde, Torsade de pointes, Hipomagnezemi,  refraktory ventriküler fibrilasyon

 

KULLANILAMAYACAĞI DURUMLAR:

Kalp bloğu ve myokard hasarı

 

YAN ETKİLERİ:

Aşırı terleme, yüzde kızarıklık, hipotansiyon, reflekslerin baskılanması, kalp hızında azalma, dolaşım kollapsı, solunumun baskılanması, ishal İlaç etkileşimleri: Merkezi sinir sistemi(MSS) depresanlarının etkisini azaltır, kalp glikozitleriyle kalpte ciddi sorunlara yol açabilir

 

Yüksek dozlarda EKG bozuklukları, bilinç bulanıklığı, hipotansiyon, tendon reflekslerinde kayıp oluşturur.

 

VERİLİŞ YOLU VE DOZU:

Etkisi, IV hemen, IM 3 - 4 saatte; başlar.

 

Etki süresi:

IV 30 dakika, IM 3-4 saat

 

Dozu:

% 10, %12.5, % 50 lik solüsyonlarda  40, 80, 100 ve 125 mg olarak bulunur.

 

HAMİLELİKTE EKLEMSİ NÖBETİNDE:

1 - 4 g (8 - 32 mEq) IV, çok yavaş olarak verilir, hastaya vücudunda ateş basmış gibi bir his oluşabileceği söylenir

Maksimum doz 1.5 ml/dakikadır(30 - 40 g/gün)

 

ÇOCUKTA(18 YAŞIN ALTINDA)

20 - 40 mg/kg, IM, % 20 lik solusyonda

 

KAYNAK:

Vaka Hazırlama Kitabı
Brady Paramedic Emergency Care

 

Başa Dön

 

 

IV SIVILAR  

 

SF (SERUM FİZYOLOJİK, İZOTONİK):

% 0.9 NaCl (sodyum klorür) içerir.

Sıvı kayıplarında(kusma-ishal vb), asit-baz dengesi bozukluklarında, diabetik ketozda, şok ve kanamalarda verilebilir.

%0.3 ya da %0.5 lik NaCl  daha yoğun olduğundan mutlaka doktor önerisi gerekir ve acil bakımda kullanılmaz.

İZOTONİK denilmesinin nedeni, vücuttaki hücrelerarası (ekstrasellüler) sıvılar ile eşit yoğunluğa sahip(izotonik) olmasındandır.

YAN ETKİLERİ:

Hipernatremi, alerjik reaksiyonlar, ödem, poliüri, dispne. 

 

DEKSTROZ:

% 5, % 10 ve % 30luk olarak bulunursa da, genellikle % 5 lik solüsyonu kullanılmaktadır.

Sıvı kayıplarında (hipertonik dehidratasyonda), asit-baz dengesi bozukluklarında, alkolizm tedavisinde, kan şekeri düştüğünde, vücuttan sodyum atılmasını artırmak üzere verilebilir. HİPOTONİKTİR; yoğunluğu hücre sıvısından düşüktür, yüzdesi arttıkça hipotonik özelliği de artar. 

YAN ETKİLERİ:

Önemli bir yan etkisi yoktur.

Ancak beyin kanamalarında ve olasılığından şüphelenildiği durumlarda verilmesi önerilmemektedir.

 

RL (RİNGER LAKTAT):

İçinde değişik yoğunlukta elektrolit (sodyum, potasyum, kalsiyum) ve laktat içeren, dengeli solusyondur.

İZOTONİKTİR.

Aynen SF te olduğu gibi, aşırı sıvı kayıplarında kaybedilen sıvıyı yerine koymak üzere kullanılabilir.

İçerdiği elektrolitler nedeniyle elektrolit kayıplarında (aşırı ishal, kusma, vücudun büyük bir kısmını kaplayan derin yanıklarda) tercih edilebilir.

YAN ETKİLERİ:

Bazen alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir.

 

Bu üç sıvıya KRİSTALOİDLER denilmektedir.

Bir de kolloidler vardır.

KOLLOİDLER, plazma hacmini genişleten ve plazmanın yerini tutan maddelerdir.

Plazma (Protein Fraction), Dekstran ve Hetastarch kolloidlere örnektir.

 

DEKSTRAN:

Ağır kanama, şok ve ağır yanıklarda kullanılabilen dekstranın önemli yan etkileri vardır: anaflaktik reaksiyon, cilt reaksiyonları, dispne, siyanoz, pulmoner ödem, periferik ödem, bulantı-kusma, konvülsiyon gibi.

HAEMACCEL (POLİJELİN):

Travma sonrası tromboemboli profilaksisinde kullanılan hemaksel de dekstran gibi alerjik reaksiyonlara yol açabilmektedir.

 

Sıvılar için Kaynaklar:

1- İsmet DÖKMECİ, Farmakoloji, Saray Tıp Kitapevleri, 1995, s.184-185

2- Brady Paramedic Emergency Care                         

 

Başa Dön 

 

Anasayfaya Dön