SHMYO, AABT PROGRAMLARINDA MESLEK DERSİ VEREN ÖĞRETİM ELEMANLARININ DURUMUNU SAPTAMA ARAŞTIRMASI

 

Hülya ÜNALAN GEDİK*,  Sinan YENAL **

 

ÖZET:

Bir eğitim kurumunun vereceği eğitim, eğiticilerinin yeterlilikleri ile sınırlıdır. Kaliteli eğitim için, uygun eğitim ortamı, araç-gereç, kendi dilinde ve anlama düzeyinde kaynak kitap ile eğitimin verileceği alanla ilgili bilgisi ve becerisi yeterli eğiticilere gerek vardır. Her türlü eğitim koşulunu sağlayan bir kurumda eğer eğitici yeterince bilgi ve beceriye(istendik kaliteye) sahip değilse, istendik hedeflere ulaşılması olanaksızdır. Ülkemizde, yeni bir meslek grubunu oluşturan AABT’lerin eğitiminin yeterliliğini incelemek üzere, öncelikle eğiticilerin irdelenmesi gerekir. Bu araştırma ile ortaya konulmak istenen,” var olan öğretim elemanları ile ne kadar verim alınabilmektedir?” sorusunun yanıtıdır.

 

SUMMARY

Quality in education is limited with the quality of the teachers.

For good quality of education, there must be appropriate teaching environment, equipments for practising, learning resources in native language and trainers who has enough knowledge and skill. If, there are all conditions well out of trainer, so it is impossible to reach the efficacious aims of training. The training of AABT is too newly. So, it is the one way to determine the sufficiency of the trainers, to determine the effectiveness of this training.

 

ANAHTAR: Paramedik, AABT, mesleki eğitim, öğretim elemanı

 

GİRİŞ

İlk kez 1993 yılında SHMYO(Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu) na bağlı olarak açılan Ambulans ve Acil Bakım Teknikerliği (AABT) programlarının sayılarının her geçen gün hızla artması hemen akla bir soruyu da getirmektedir “açılan bu programların verdikleri eğitimin kalitesi acaba ne kadar istendik düzeydedir?”

Bilindiği üzere ilk program, uzun araştırmalar ve hazırlıklar sonucunda açılmıştır. Açıldığında Kanada’da eğitim almış bu konuya hakim bir öğretim görevlisi ile yine konuya hakim gerektiğinde destekleyebilecek, Paramediğin ne olduğunu çok iyi bilen bir ABD’li acil tıp uzmanı vardı. Derslik sorunu yoktu, eğitim ambulansı ve çeşitli eğitim malzemeleri vardı. En önemli eksik, bu yeni meslek grubunun yasal tanımının, sorumluluk ve yetkilerinin belirlenmemiş olmasıydı. Bu önemli sorun çözülmeden, bu meslek grubunun özellikleri yeterince bilinmeden, eğitim malzemesi ve ambulansı olmadan, bu konuda eğitim almadığından neyi ne kadar öğretmesi gerektiğini bilmeyen eğiticilerle, neyin ne kadar öğretileceği standartlaşmadan çeşitli üniversitelerde ard arda AABT programları açılmaya başlamıştır. Bazı üniversitelerde AABT eğitimi ciddiye alınıp üstüne düşülürken, bazılarında ne yapıldığı konusunda bilgiye bile ulaşılamıyordu.

Bu durumun yarattığı kaygı ile bu araştırma planlanmıştır. Öncelikle öğretim elemanlarının durumunun belirlenip daha sonra diğer konuların araştırılması amaçlanmıştır.

 

AMAÇ

Durum saptamadır. Hangi programda kaç öğretim elemanının olduğunun, bu kişilerin konuya hakimiyet derecelerinin ve genel özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. Buradaki hedef, verilen eğitimin kalitesini bu yolla sergilemektir.

 

YÖNTEM:

Araştırma tipi kesitsel ve analitiktir. Araştırma evrenini, 10 üniversiteye bağlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu (SHMYO), AABT programlarında görev yapan öğretim elemanlarının tümü oluşturmaktadır. 44 kişiye ulaşılabilmiştir.   

Anket formu sosyo-demografik ve çalıştıkları alanın özellikleri ile ilgili 43 sorudan oluşmaktadır.

 

DEĞİŞKENLER:  

Bağımlı değişkenler: SHMYO, AABT programı öğretim elemanı olmak.                              

Bağımsız değişkenler: mezun olunan okul, yaş, cinsiyet, meslekte çalışma süresi, eğitici eğitimi, kaynak kitap, alanla ilgili eğitim, yayınlar, yüksek lisans derecesi, yabancı dil.

 

SINIRLILIKLAR: AABT programlarında, program dışından gelen ve saatlik derslere giren kişilerin araştırma dışında tutulması amaçlanmışsa da bazı programlarda sadece bu kişiler anket doldurmuş olduklarından iki istisna olmuştur. SHMYO kadrosunda olan, diğer programlarla birlikte AABT programında da ders veren kişiler araştırmaya dahil olmuştur. Araştırma 2001-2002 ders yılında yapılmıştır.

 

SOSYO-DEMOGRAFİK VE ÇALIŞTIKLARI ALANLAR İLE İLGİLİ BULGULAR:

Elde edilen bulgular aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

 

BULGULAR:

ÖZELLİKLER

SAYI

%

CİNSİYET

BAYAN

28

63.6

YAŞ

ORTALAMA

36 ± 8 (23-55) YAŞ

ÖĞRETİM GÖREVLİSİ

HEMŞİRE

HEKİM

AABT

SEF

GIDA MÜH

24

14

4

1

1

54.5

30.7

9.8

2.6

2.6

KADROLARI

ÖĞRETİM GÖREVLİSİ

SHMYO KADROSUNDA

24

26

54.5

59.1

EĞİTİM DÜZEYLERİ

DOKTORA

BİLİM UZMANLIĞI

LİSANS

ÖNLİSANS

EĞİTİCİ EĞİTİMİ

14

11

13

2

30

31.8

25

29.5

4.5

68.2

EĞİTİCİ EĞİTİMİ

HEMŞİRE

HEKİM

SEF

GIDA MÜHENDİSİ

22

4

1

1

73.3

13.3

3.3

3.3

AMBULANSLA

VAKAYA ÇIKMA

21

47.7

AABT İLEİLGİLİ MESLEKİ BİLGİYİ ÖĞRENME

KİTAP, DERGİ, İNTERNET

YURT İÇİNDE EĞİTİM

YURTDIŞINDA EĞİTİM

TYD

İYD

38

15

4

38

34

86.4

34

9.1

86.4

77.3

 

BİLİNEN YABANCI DİL

EN AZ BİR YABANCI DİL

ÜDS/KPDS 60 ÜSTÜNDE

ÜDS/KPDS 60-30

YETERSİZ

39

14

6

8

96.4

30.4

13.6

18.6

İNTERNET

OKULDA

EVDE

44

30

100

68.2

KÜTÜPHANEDE AABT İLGİLİ KİTAP DERGİ

KİTAP

SÜRELİ YAYIN

17

5

48.6

17.9

AABT PROGRAMINDA OLMAKTAN MEMNUN MU ?

EVET

38

86.4

 

 

ÜNİVERSİTELERDEKİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ MEZUN OLDUKLARI ALANLARA GÖRE DAĞILIMI

 

ÜNİVERSİTELER

HYO

TIP

AABT

SEF

Gıda Müh.

DOKUZ EYLÜL

2

1

1

 

 

ERCİYES

1

3

 

1

 

KADİR HAS.

6

 

 

 

 

18 MART

1

 

 

 

 

OSMANGAZİ

3

1

2

 

 

AKDENİZ.

2

1

 

 

 

PAMUKKALE

5

1

 

 

 

EGE.

3

 

1

 

 

ATATÜRK.

1

3

 

 

1

19 MAYIS

 

4

 

 

 

 

 

38 (%86.4) kişi TYD, 34 (%77.3) kişi İYD eğitimi almıştır. Alınan eğitimin süresi her ikisinde de 1 gün ile 5 yıl arasında değişmektedir.

Öğretim elemanlarının tümü, hemen hemen bütün teorik ve uygulamalı derslere giriyorlardı. Haftalık teorik ders yükü 1 ile 12 saat arasında değişmektedir, ortalama 5-6 saat civarında. Pratiklerde ise 2 ile 30 saat arasında değişmektedir.

Öğretim elemanlarından 29 (%67.4) kişi başka programlara da derse girmektedir.

Öğretim elemanlarından 21(%47.7) kişi ambulansla vakaya çıkmış, 20(%45.5) kişi vakaya çıkmamıştır. Ambulansla vakaya çıkanların, çıkış sayısı ise 1-10 arasında yoğunlaşmıştır, 

Hastane öncesi acil bakımla ilgili yurtiçi ve/veya yurtdışı yayınlarınız var mı sorusuna evet yanıtı verenlerin sayısı 15(% 34.1) dir. Sadece bir paramedik hem yurtiçi hem de yurtdışında alanıyla ilgili 6 araştırma yayınlamıştır.

 

YORUM

 

Yurt dışında, AABT eğitiminin verildiği meslek okullarına COLLEGE denilmektedir. College, 18 yaşına girmiş ve10-12 yıllık temel eğitimi tamamlamış, belirli koşulları sağlayan kişileri kabul eden meslek edinme okuludur; bizdeki karşılığı meslek yüksek okuludur (meslek lisesi DEĞİL). Buraya kişiler üniversite sınavıyla değil belirli koşulları sağlayarak girebilmektedir. Örnek: kendi dilini iyi derecede okuyor(anlıyor), yazıyor(ifade ediyor) olmak; biyoloji, matematik vd bazı konularda iyi olmak ön koşuldur. Kişiler, temel eğitim dönemlerinde bu koşullara sahip olamamışlarsa, üniversitenin hazırlama programlarının düzenledikleri kurslara katılarak bu eksiklerini telafi etme olanağı sağlanmıştır. Bu telafi programlarında önkoşul ders ve notları aldıktan sonra okula müracaat edebilmektedirler. “College” denilen meslek edindirme okullarının öğretim elemanları tam zamanlı ya da yarı zamanlı çalışırken, yönetim aşamasındaki kişiler tam zamanlı çalışmaktadır.

Öğretim elemanları genellikle, eğitim verdikleri alandan mezun olmuş, o alanda uzunca bir süre(ortalama 5 yıl) çalışmış ve bu arada en az bir yıllık eğitim formasyonu (eğitici eğitimi ) almış, mesleğini geliştirmek üzere çeşitli kurslara katılmış kişilerden oluşmaktadır. 

Yöneticiler ise, yönetim eğitimi almış okulda görev yapmış kişiler arasından seçilmektedir ve okulda tam zamanlı çalışmaktadırlar.

Ülkemizdeki AABT programlarında görev yapanlar incelendiğinde karşılaşılan tablo; 24 kişi (%54.5) hemşirelik yüksek okulu, 14 kişi (%31.8) tıp fakültesi, 1 kişi gıda mühendisliği, 1 kişi sağlık eğitimi fakültesi(SEF), 4 kişi AABT programı mezunudur.

26 (%59.1) çalışanın kadrosu SHMYO ndadır. SHMYO nda kadrosu olan hekimler incelendiğinde tümünün kadrosunun SHMYO da olduğu ancak hastanede çalıştıkları görülmektedir.

Yönetim açısından ele alındığında karşılaşılan tablo; SHMYO, Tıp Fakültesinin sıçrama tahtası olarak görüldüğünden, tümüyle Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan yönetici kademesi tam zamanlı olarak hastanede görev yapmaktadır; bunun anlamı okulu sadece adından tanıyan ve okulun, öğrencinin sorununu bilmeyen kişiler yönetici olarak atanmaktadır, herhangi bir sorun olduğunda yöneticinin bulunması sorun olmaktadır.Yönetici okul için yeterli vakit ayıramadığından; sorunların nedeni araştırılmadan, bilimsel verilere dayanmadan o anki yöneticinin insiyatifi ile sorunlara geçici çözümler üretilmektedir. Altta yatan sorun çözülmediği için sorunlar yumağı ile eğitim ve özellikle de öğrenciler zarar görmektedir.    

Araştırmaya katılan eğiticilerden 30 u (% 68.2) eğitici eğitimi (eğitim formasyonu) almıştır. 24 HYO mezunundan 22 sinin, Tıp Fakültesi mezunlarından 4 nün, gıda müh ve SEF mezunun da eğitici eğitimi /eğitim formasyonu olduğu belirtilmiştir.

Doktorların uzmanlık alanlarına bakıldığında 3 acil tıp, 1 genel cerrahi, 1 aile hekimliği, 1 fizyoloji, 1 iç hastalıkları, 1 nöroloji, 1 tıbbi biyoloji ve genetik ile 1 fizyoloji uzmanlığı olduğu belirtilmiştir. İki pratisyen hekim ile bir aile hekimi 112 ambulansında çalışma deneyimleri olduğunu belirtmiştir. HYO mezunlarının yüksek lisans alanları 3 halk sağlığı, 1iç hastalıkları, cerrahi hastalıklar, kadın hastalıkları ve doğum, hemşirelik esasları, hastane ve sağlık kurumları yönetimi, eğitim yönetimi, mikrobiyoloji. HYO mezunlarının daha önceki deneyimleri incelendiğinde üçü sadece meslek lisesi öğretmenliği yapmış, 8 yoğun bakım, 1 nöroşirurji. 1 Fizik tedavi ve rehabilitasyon,1 acil servis, 1 yenidoğan yoğun bakım, 1 anestezi hemşireliği deneyimi var . Görüldüğü gibi ambulans deneyimi olan yok (Kanada’da eğitim alanlar hariç).

Hem hekim hem de hemşirelerin, çeşitli deneyimlerinin AABT eğitimindeki yeri çok önemli. Ancak ambulans koşullarını bilmeyen, oradaki olanakların farkını yaşamamış kişiler, bu değerli deneyimlerini hangi kıstasa göre aktaracaktır? Yaşadığım örnek: Şoku anlatan klinisyen ısrarla, sonda takıp 24 saat idrar izlemi ile şokun varlığını saptamayı anlatıyor. Oysa AABT en geç 10 dakikada muayene, tanı ve tedaviyi tamamlayarak hastayı ambulansa yükleyip hastaneye doğru yola çıkarmakla yükümlüdür. Anlatılan bu tanı yöntemi AABT’nin işine yaramaz, bu yöntem yoğun bakım tedavisi için geçerlidir. Doğum dersinde, klinisyen, preeklemsi için ısrarla “proteinüri saptanmalıdır” tanısı üzerinde duruyor; oysa ambulans koşullarında bu tanı anlamsızdır ve koşullara uygun tanı koyabilecek çok güzel kıstaslar var, onlar anlatılmıyor, çünkü klinikte laboratuar bulguları yanında o tanılar önemsenmediğinden AABT’ ye de anlatılmıyor.  

AABT programı, ambulansta hizmet verecek bireyleri yetiştirdiği için eğiticilerin de mutlaka ambulansta çalışma deneyimlerinin olması gerekir. Oysa, öğretim elemanlarından 21 kişi(%47.7) ambulansla vakaya gitmiştir. Ambulansla vakaya çıkanların, çıkış sayısı ise 1-10 arasında yoğunlaşmıştır, 

AABT ile ilgili mesleki bilgiyi; 38 kişi (% 86.4) kitap, süreli yayın ve internetten okuyarak,15 (%34)kişi yurtiçinde, 4 (%9.1) kişi yurtdışında eğitim alarak edinmişlerdir.

Yurtdışı eğitim alanlardan sadece 2 kişi Kanada’da bizzat AABT eğitimi alırken; diğer iki kişi, kısa süreli acil servis ve ilkyardım kursları almışlardır. Yurtiçi eğitim alanlar incelendiğinde büyük bir kısmının TYD ve İYD kurslarına katıldıkları saptanmıştır.

38 kişi (%86.4) TYD, 34 kişi (%77.3) İYD eğitimi almışlardı. Verilen yanıtlarda, alınan eğitimin süresi her ikisinde de 1 gün ile 5 yıl arasında değişmektedir. TYD iki günlük, İYD ise en fazla beş günlük bir eğitimdir. Kişiler okulda geçirdikleri yılları, eğitimin süresi şeklinde yansıtmışlardır.  

Bütün bu veriler incelendiğinde öğretim elemanlarının kaçının bu karmaşık eğitimi verecek donanıma ne kadar sahip olduğu düşündürücüdür.

Bir kitaptan, internetten bir meslek nasıl öğrenilir? Öğreniliyorsa neden bu kadar masraf yapılıp okullar açılıyor??? Kişiler doğrudan kitaptan ve internetten öğrenip mesleği icra edebilirler!!!

Üniversitenizin kütüphanesinde hastane öncesi acil bakımla ilgili mesleki kitaplarınız var mı sorusuna verilen evet yanıtının sayısı 17(% 48.6) dır.

Birkaç okulda, aynı programın öğretim elemanlarından birinin “yayın var”, diğerinin ise “yayın yok” yanıtını vermesi ilginçtir. Kullanılan kaynak kitap isimleri aynı okulda bile birbirinden farklılık göstermektedir. Bu sonuç, öğretim elemanlarının aralarında iletişimin olmadığını akla getirmektedir. Oysa, bu programda çok sıkı ilişkilerin olması gerekir; herkesin bir diğerinin anlattığından ve uyguladığından haberdar olması, öğrencinin yeterli bilgi ve beceri kazanması açısından önemlidir.

Bazı okullarda, Tintinalli’nin “Emergency Care” kitabı, kaynak kitap olarak belirtilmiştir.  Oysa, bu kitap AABT için yazılmamıştır. Acil tıp uzmanlarının acil servis (hastane içi) uygulamaları için hazırlanmıştır. Kitapta yer alan hastane öncesi acil bakım kısmı ise, hekimleri ilgilendiren bir bölümdür. Şöyle ki, bilindiği üzere yurt dışında hekimler görevlerinin belirlenmiş kısımlarını Paramediklere protokollerle devretmişlerdir. Bu protokolün dışında bir sorun olduğunda ya da protokole göre daha ileri tedavi gerektiğinde, Paramedik, sistemin bir parçası olan ve acil serviste çalışan çoğu kez acil tıp uzmanı olan tıbbi danışmanı arayarak yardım ister. İşte bu tıbbi danışmanın Paramediği yönlendireceği tedavi Tintinalli’nin prehospital care kısmında yer alan bilgilerden oluşmaktadır. Bu bilgilerin AABT öğrencilerine verilmesi, özellikle protokol oluşturulmamış olan ülkemizde sorunlara neden olabilir.  

Acil Tıp, yoğun bakım tedavisi, gibi kitapların kaynak kitap olarak belirtilmesi kaygı vericidir. Bu kitaplar, kaynak kitabı temel konularda destekleyici olabilirler ancak kaynak kitap olamazlar; çünkü acil servis ve yoğun bakım olanakları ile ambulansın olanağı aynı değildir, eldeki olanaklar nedeniyle acil bakımları da aynı olmayacaktır.

Süreli yayın var mı sorusuna evet yanıtı verenlerin sayısı ise 5(%17.9) dur. Mesleki bilgi açısından yeterliliği sorgulanabilir öğretim elemanlarının kendilerini geliştirmek üzere en azından süreli yayınlara ilgi göstermeleri beklenirken,  hastane öncesi acil bakımla ilgili takip ettiğiniz veya abone olduğunuz süreli yayın var mı sorusuna evet yanıtı verenlerin sayısı 6(%13.6)dır.   

Hastane öncesi acil bakımla ilgili yurtiçi ve/veya yurtdışı yayınlarınız var mı sorusuna evet yanıtı verenler 15(% 34.1) kişidir. Ankete katılanlardan bazıları, yayınlarının adını yazmadıkları için AABT ile ne kadar ilgili olduğu bilinemiyor. Yayın adını yazan kişilerin ki incelendiğinde, çoğunun ilkyardımla ilgili olduğu saptanmıştır. Sadece bir paramedik hem yurtiçi hem de yurtdışında alanıyla ilgili 6 araştırma yayınlamıştır. İlkyardımın Acil bakımla bir tutulması üzücüdür. Belki AABT uygulamaları temelde ilkyardım uygulamaları ile aynı olabilir ama AABT ler ilkyardımcı olmayıp acil bakımı layıkıyla uygulayan bir meslek grubu olarak yetiştirilmek zorundadır. Burada da eğitimin bazı yerlerde küçümsenerek aksatıldığı sonucuna varılabilir.

39 kişi(% 96.4) en az bir yabancı dil biliyor. ÜDS ve KPDS notları 60 üstünde olanların sayısı 14 kişi (%30.4), 60-30 arasında olanların sayısı 6(%13.9), kendini yetersiz ifade edenlerin sayısı ise, 8 kişi(%18.6). Yabancı dil özellikle bu programın öğretim elemanları için çok önemli gereksinimdir. Nedenine gelince; hastane öncesi acil bakım/paramedik kaynak kitaplarının tümü İngilizce. Dolayısıyla okuduğunu anlama yeterliliğine sahip olmayan kişilerin kendilerini geliştirme ve iyi eğitim verme olanakları kalmıyor.

AABT programında öğretim elemanı olmaktan 38 kişi (% 86.4) kişi memnun

Memnuniyet nedenleri büyük çoğunlukla “bir şeyler öğretmeyi seviyorum” şeklinde ifade edilmiştir. Oysa burada mühim olan “birilerinin birilerine bir şeyler öğrettiğini sanıyor olmasından kaynaklanan memnuniyet” değildir. İyi bir Paramedik yetiştirmek önemlidir. Bu yanıt bile başlı başına düşündürücüdür.

Hekimlerin bir çoğu “öğretim elemanı olmaktan memnun musunuz” sorusunu hayır şeklinde yanıtlamıştır,  nedenleri sorulduğunda: 1.beni klinikten uzaklaştırıyor, 2. hastanedeki sorumluluklarım fazla olduğundan zaman bulmakta zorlanıyorum, 3.öğrencinin seviyesine inmekte zorlanıyorum, 4. bu programın primer eğiticileri olmalıdır, 5. malzeme ve uygulama alanları yok, yanıtlarını vermişlerdir.

Hastanedeki görevi ön planda olduğundan, AABT programına yarar sağlamakta zorlandıklarını ifade etmeleri samimiyetlerini gösterirken, eğitim açısından düşündürücüdür. Yine bir çok hekimin dile getirdiği ve bu araştırmada da belirtilen önemli konu öğrencilerin seviyesine inememe sorunudur. Tıp fakültesi öğrencilerine anlattıkları konuları aynen anlatmaya kalktıkları için öğrenciler ne yazık ki bir şey anlayamıyor ve ezberliyorlar, sınav sonrasında unutuyorlar. Bu ise hem hekimin hem de öğrencinin vaktinin-emeğinin boşa harcanmasıdır! Ayrıca neden olduğu ekonomik kayıpların ülke ekonomisine verdiği zararlara burada değinmeye gerek yok.

O nedenle, bu programlarda çok ünvanlı öğretici yerine, konuya hakim iyi eğiticilerin görevlendirilmesi gereği ön plana çıkmaktadır.

Hatta bazı okullarda bu yanlış uygulama ve kanılar nedeniyle hekimler tarafından iki yılda acil tıp uzmanlığı eğitimi bile verilmektedir. Aynı sorun hemşire eğiticilerde de yaşanmaktadır; yatak başı tedavileri hastaneöncesi acil bakımda anlattıklarından, öğrenciler yeterli eğitim alamamaktadır. 

Hekimlerin dile getirdiği diğer bir sorun ise malzeme ve uygulama alanı yetersizliğidir. Ne yazık ki, malzeme ve yetişmiş eleman olmadan okulları açanlar, sadece ders anlatarak meslek elemanı yetişeceği yanılgısındalar. Bu meslek tamamen uygulama ağırlıklı olmak zorundadır. Özellikle, vaka çalışmaları denilen ve sınıfta malzemelerle birlikte tiyatrovari bir şekilde uygulama yapılması eğitimin önemli bir kısmını oluşturmaktadır, bu şekilde teorik olarak anlatılanlar, uygulama ile pekiştirilerek özümsenmektedir. Öğrenciler, bu sınıf uygulamaları sonrası hastane ve ambulanslara staja gidebilirler. Bu uygulama yoksa, AABT eğitiminden söz etmek zaten anlamsızdır.

Yine bilindiği üzere, bir çok yerde ambulans hizmeti verilmemektedir, yani staj alanı YOKTUR!  Bu koşullarda, Ambulans ve acil bakım teknikeri nasıl yetişmektedir? “Ben iyi eğitim veriyorum ya” diyerek mi???

Paylaşmak istediğiniz düşünceleriniz var mı sorusuna verilen genel yanıtlar:

2 yılın yetersiz olduğu, okullar arası işbirliği ve iletişimin artırılması, eğitimin standardize edilmesi gereği şeklindeydi. Bir de SHMYO’larının çözüm bulamayacağı “paramediklere kadro açılması” sorun olarak dile getirilmiştir.

İki yılın yetersiz olduğu doğrudur. İki nedenden; birincisi: öğrenciler iki yılda üç-dört yıllık müfredatı almaktadırlar, ikincisi ise: iki yıllık eğitim öğrenciler tarafından küçümsendiği için kendilerini eğitime yönlendirmiyorlar. Meslek lisesinden gelmiş olanlarsa “biz zaten herşeyi biliyoruz” havalarında öğrenmeme çabasına giriyorlar. Ya da altı yıl okuyacağız ama bizi kimse önemsemeyecek kaygısı ile zorlanmaktadırlar.

Okullar arası işbirliği olmaması bir çok kişinin dile getirdiği bir sorun olup, sorunun kaynağı, okullarda AABT programının kadrolu öğretim elemanı olmamasıdır.

 

ÖNERİLER:

1- AABT programlarının kadrolu, bu konuda eğitim almış, ambulansta çalışma deneyimi olan, eğitici eğitimi almış, yabancı dil bilen öğretim elemanları olmalıdır

2- Bu eğiticilerin yetişebilmesi için gerekli alt yapı sağlanacak şekilde üniversitelerin eğitsel yapılarında değişiklik yapılmalıdır. Avrupa ve ABD’de bu yapılabildiğine göre ülkemizde neden olmasın?

3- Malzemesi olmayan okullar kapatılmalıdır.

4- Hâlihazırdaki öğretim elemanları bu alanda ciddi eğitim almış olan kişilerden hizmet içi eğitim almalıdır

5- İki yılda acil tıp uzmanı veya ilkyardımcı yetiştirme eğitimine son verilip; uygulama yeterliliğine sahip Paramedik yetiştirilmesi çabasına girilmelidir

6- Bu sorunların gerçekçi ve kalıcı çözümü, Sağlık Bakanlığına 2003 yılı ocak ayında sunulan Paramedik Yasa Taslağının en kısa zamanda yasalaşması ile mümkündür

7- 2002 yılından bugüne kadar olan gelişmeleri izlemek üzere araştırmanın tekrarlanması önerilir.   

 

Kaynaklar için bakınız: www.acilveilkyardim.com

 

* DEÜ-SHMYO, AABT Programı, Emekli Öğretim Görevlisi

** DEÜ-SHMYO, AABT Programı, Öğretim Görevlisi

 

Araştırmalara Dön

 

Anasayfaya Dön