“Polis ve İtfaiyecilerde İlkyardım Bilgi Düzeyinin Saptanması”, 1. Travma ve Acil Cerrahi Kongresi Bildiri Özetleri Kitabı, 19 -23 Eylül 1995, İstanbul. Sayfa:278-9. Sözel Bildiri.  

 

POLİS  VE  İTFAİYECİLERDE  İLKYARDIM  BİLGİ  DÜZEYİNİN  SAPTANMASI

 

 GİRİŞ VE AMAÇ:

İlkyardım, aniden hastalanan ya da kazaya uğrayan kimseye gerekli acil bakım ulaşana kadar olay yerinde ve çevre imkanlarından yararlanılarak yapılan müdahaledir. İlkyardımda amaç, bu kişilerin hayatta kalmasını veya sakatlanmamasını sağlamaktır. Bu koşullarda hastaneye ulaştığında bu kişiler hastanede verilecek tedaviden olabildiğince fazla yaralanabileceklerdir.

Kazazede ile en sık karşılaşan kişilerin polis ve itfaiyeciler olduğu inkar edilemez bir gerçektir. Dolayısıyla, ilkyardımı uygulaması gereken kişiler de polis ve itfaiyecilerdir.

Kazazedenin yanına ulaşan ilk meslek grubunun bireyleri olarak ilkyardımı yapacak bilgi ve beceriye ne kadar sahipler, eksikleri neler? İşte bu soruları yanıtlamak ve yanıtlar doğrultusunda verilecek eğitimi düzenlemek amacıyla bu araştırma yapılmıştır.

MATERYEL VE METOD:

ARAŞTIRMA TİPİ kesitsel ve analitiktir. Kişisel bilgiler ile ilkyardım bilgilerinden oluşan 21 soruluk anket formu, itfaiye ve karakollara, çalışanların sayısına oranlanarak araştırmacı tarafından yüz yüze uygulanmıştır. Sadece itfaiyede iki nöbet grubunda amirleri uygulatmıştır 

Anketler, bir haftalık süre içinde nöbete gelen 45 itfaiye ve 75 polis memuru tarafından yanıtlanmıştır. 

BAĞIMLI DEĞİŞKENLER: İtfaiye merkezinde ve birimlerde çalışan itfaiyeciler ile karakollarda 154(trafik) ve 155 (polis imdat) birimlerinde aktif görev polisler. 

BAĞIMSIZ DEĞİŞKENLER: eğitim düzeyi, yaş, cinsiyet, ilkyardım eğitimi bilgisi. 

SINIRLILIKLAR: Polislerde anketin dağıtıldığı sırada görevde olanlara uygulanmış; itfaiyecilerde ise merkezde çalışanlara araştırmacı tarafından yüz yüze uygulanırken uç birimlerde amirler tarafından uygulatılmıştır. Polislerde göreve çağrılmalar nedeniyle anketlerdeki soruların tümü yanıtlanamamış. İtfaiyecilerde ise, amirler gözetiminde doldurulan sorularda benzer cevaplar dikkati çekmiştir.

Anket sonuçları ile her bireyin bilgi puanı da değerlendirilmiştir. Alınabilecek en yüksek bilgi puanı 34 olup, yeterli bilgi düzeyi için saptanan en düşük bilgi puanı 18 olarak saptanmıştır.

BULGULAR:

Demografik Bilgiler

 

POLİS  ( n= 75)

İTFAİYECİ (n= 45)

TOPLAM (n=120)

Sayı

%

Sayı

%

Sayı

%

CİNSİYET

Erkek

60

76.2

45

100.

105

87.5

YAŞ

18-25

12

16.6

4

9.

16

13.8

26-35

24

33.3

19

43.

43

37.

36-45

31

43.

9

20.4

40

34.4

46+

5

6.9

12

27.

17

14.6

EĞİTİM DÜZEYİ

Lisans

5

6.6

1

2.2

6

5.

Lise

58

77.3

23

51.1

81

67.5

Orta Okul

9

12.

5

11.1

14

11.6

İlkokul

0

 

13

28.8

13

10.8

İlkyardım eğitimi aldı

Evet

52

69.3

17

37.7

69

57.5

Bu ilkyardım eğitimi

yeterli miydi?

Hayır

39

52.0

14

31.1

53

44.1

İlkyardım eğitimi

gerekli mi?

Evet

63

84.0

40

88.8

103

85.8

Bazı sorulara verilen Yanıtlar

 

POLİS  ( n= 75)

İTFAİYECİ (n= 45)

TOPLAM (n=120)

Sayı

%

Sayı

%

Sayı

%

Kazazedeyi nakil tercihleri

Araba

35

46.6

23

51.1

58

48.3

Ambulans

25

33.3

18

40.

44

36.6

Zehir danışma merkezinden haberi var mı?

Hayır

54

72.0

26

57.7

80

66.6

 Bilgi düzeyi puanlarının dağılımı

 

POLİS  ( n= 75)

İTFAİYECİ (n= 45)

TOPLAM (n=120)

 

Sayı

%

Sayı

%

Sayı

%

18 Puanın altı

28

37.3

4

8.8

32

26.6

18 Puan ve üstü

47

62.6

41

91.1

88

73.3

 

TARTIŞMA, SONUÇ VE ÖNERİLER: 

Ankete katılan polis(n=75 kişi) ve itfaiyecilerin (n=45 kişi) % 87. 5 i erkek. İtfaiyecilerin tümü erkek iken, polis grubunda sadece iki bayan vardı. Yaş ortalaması 36 civarında olup; araştırmaya katılanların % 67.5 i lise ve dengi okul mezunudur. Polislerin % 69. 3 ü (52 kişi), itfaiyecilerin ise % 37. 7 si (17 kişi) ilkyardım eğitimi almıştır.

İlkyardım aldıkları yer ve süreler aşağıda sıralanmıştır: 

POLİSLER

İTFAİYECİLER

-   Polis kolejinde (4 yıl, lise dengi), sağlık bilgisi dersi kapsamında

-   Sivil Savunma kursunda

-   Polis Okulunda (lise üstü 1 yıl), 6 ay boyunca haftada 1 saat teorik ders

 

-   Polis Akademisinde (4 yıl), eğitim kamplarında ortalama 16 saat

 

-   Askerde, acemi er eğitiminde ilkyardım

-   Sürücü kurslarında ilkyardım

 Bu tabloya bakıldığında polislerin ilkyardım bilgilerinin itfaiyecilere oranla yüksek olması beklenilebilir. Polisler meslek eğitimleri esnasında ilkyardım bilgisi almalarına rağmen, % 25.33 nün (19 kişi) ilkyardım eğitimi almadıklarını ifade etmesi dikkat çekici bir unsurdur. Bu noktada okullarda verilen ilkyardım eğitiminin etkinliği ve yeterliliği sorgulanmalıdır.  

Araştırmaya katılanların % 44. 1 i (53 kişi), aldıkları bu ilkyardım eğitimlerinin yetersiz olduğunu belirtmiştir. Aldıkları eğitimi yeterli gören % 12.sinin (9 kişinin)  bilgi puanları incelendiğinde, puan ortalamalarının 20 olduğu (tam puan 34) tespit edilmiştir.  

İlkyardım eğitiminin gerekli olduğu konusunda   % 85. 8 i (103 kişi) hem fikir. Sadece polis grubunda 8 kişi ilkyardım eğitiminin gerekli olmadığını; gerekçe olarak da “bunun için eğitilmiş elemanların olması gerektiğini” ifade etmişlerdir. 

“İlkyardım bilgisini gerekli görüyor ve kendinizi yetersiz hissediyorsanız, nasıl bir eğitim almak istersiniz ?” sorusuna verilen yanıtlar:

1.      İlkyardım ilkokuldan itibaren, hayat bilgisi dersi kapsamında verilmelidir

2.      Görsel ve yazılı basın halkı bu konuda eğitmelidir

3.      Sivil Savunma Teşkilatı ve devlet hastaneleri kurslar düzenlemelidir

4.      Meslek dersi gibi ilkyardım bilgisi de verilmelidir

5.      İlkyardım, deprem, trafik kazaları, yangın, diğer doğal afetler konusunda özel eğitim verilmelidir

6.      Halka yönelik eğitimler yapılmalıdır

7.      Televizyonlarda, okullarda halka yönelik programlar, kurslar düzenlenmelidir

8.      İlkyardım konusunda uzman eğiticiler; yazılı kaynaklar vererek ve filmlerle destekleyerek konuları anlatmalı ve bizlere yeterli uygulama yaptırmalıdır.  Bu madde araştırmaya katılan kişilerin çoğunluğu tarafından önerilmiştir.

Anketin sonuçları değerlendirilirken, her deneğin aldığı bilgi puanı da değerlendirilmiştir. Alınabilecek en yüksek puan 34 idi; deneklerden sadece iki kişi (1 polis ve 1 itfaiyeci) 29 puan almıştır.

Bilgi düzeyi dağılımı tablosu incelendiğinde; her iki grupta da yeterli bilgi puanı düzeyinin iyi durumda olduğu görülmektedir.

Polislerin meslek eğitimleri sırasında ilkyardım dersi aldıkları için puanlarının itfaiyecilere oranla yüksek olması beklenirken tam tersi bir tablo ortaya çıkmıştır. Ancak, burada göz ardı edilmemesi gereken önemli bir nokta var: polislerde göreve çıkma nedeniyle sorular eksik yanıtlanmıştır. Oysa, itfaiyecilerde eksik soru sayısı çok azdı. Ayrıca amirlere verilen anketlerin cevaplandırıldığı gruplarda, soruların birlikte yanıtlandığı sanılmaktadır; zira aynı gruptaki anketlerde aynı doğruların ve yanlışların olması bunu düşündürmektedir. Bu ise, soruların birlikte tartışılarak ortak doğru yanıtların verilmesine ve doğru yanıt sayısının artmasına neden olmuştur. 

Bilgi düzeyi puanlarının dağılımı

 

POLİS  ( n= 75)

İTFAİYECİ (n= 45)

TOPLAM (n=120)

 

Sayı

%

Sayı

%

Sayı

%

18 Puanın altı

28

37.3

4

8.8

32

26.6

18 Puan ve üstü

47

62.6

41

91.1

88

73.3

 

Araştırmaya katılanların İlkyardım Bilgileri ile ilgili verdikleri yanıtları irdelemenin, gelecekte verilecek bir eğitimde “hangi konuların üzerinde, neden ve ne kadar durulması gereğini saptamak üzere” iyi bir ipucu olacağını düşünüyorum.

Konulara göre alınan bazı yanıtlar:

1. Bilindiği üzere, ülkemizde ilkyardım denilince bir çok kişinin (ne yazık ki özellikle de hekimlerin) aklına “temel yaşam desteği(TYD)” olarak adlandırılan “suni solunum ve kalp masajı” geldiğinden, herkese ilkyardım adı altında bu bilgiler verilmektedir (oysa TYD ilkyardımın konularından sadece biridir ve manken uygulaması olmadığı durumlarda da anlatılmamalıdır). En popüler konu olduğu için birinci konu “kalp masajı” olarak seçilmiştir.

·        Çalışan kalbe kalp masajı yapılmayacağını deneklerin % 67. 8 i biliyordu. % 26. 7 oranında, “kalbi dakikada 10 kez atan kişiye kalp masajı yapılır” yanıtı verilmiştir.

·        Kalp masajı esnasında, basının yapılacağı yer göğüs kemiğinin ½ alt kısmıdır. Oysa polislerin % 48 i sol göğüs kafesinin(kaburgaların) alt kısmına (doğrudan kalbin üzerine); itfaiyecilerin % 53. 3 ü ise göğüs kemiğinin orta kısmına yapılması gerektiğini ifade etmişlerdir.

·        Normal kalp atım hızı (60- 90 kez/dakika) verildikten sonra, “kalbi duran bir kişiye dakikada en az kaç kez kalp masajı yapılmalıdır?” sorusuna; polislerin % 50. 7si, itfaiyecilerin ise % 80 i “en az 20 kere” yanıtını işaretlemişlerdir. Polis grubunun bir kısmı ile görüştüğümde, TV deki Açık Öğretim Programında anlatılan ilkyardım dersinde “dakikada 25 kez yapılır” şeklinde anlatıldığını dile getirdiler      

 2. İkinci konu, “kalp ve solunum durmasında beynin etkilenme süresiyle” ilgiliydi. “Kalp ve solunum durduktan 10 dakika sonra kişi CPR yapılarak geri döndürülse bile kişi bitkisel hayata girebilir” cümlesine itfaiyecilerin % 86. 7 si doğru derken polislerin sadece 34. 7 si doğru demiştir.

3. Solunum yolu zehirlenmesi ile ilgili konuda; polislerin % 57. 4 ü, itfaiyecilerinde % 64. 4 ü doğru uygulamayı işaretlemiştir.

4. Dördüncü konu olan yanıklara müdahalede her iki grupta doğru yanıtlar vermiştir.

5. Beşinci konu vücuda saplanan yabancı cisimlerle ilgiliydi. Vücuda saplanan yabancı cisimlerin yerinden oynatılmadan sabitlenmesi, hastanın rahat edeceği uygun bir pozisyonun verilerek hastaneye götürülmesi gerekir. Polislerin % 56 sı doğru yanıt verirken, itfaiyecilerin % 57.8 i bıçağın çıkarılması gerektiğini belirtmişlerdir.

6. Altıncı konu, düşen ya da trafik kazası geçiren kişinin taşınması ile ilgiliydi. Bu gibi kazazedeler, baş-sırt-bel aynı düzlemde olacak şekilde, sert bir zemin üzerinde sırt üstü yatırılarak taşınmalıdır; asla oturtulmamalı ya da yürütülmemelidir. Her iki grupta yüksek oranda doğru yanıtlamışlardır(polisler % 88, itfaiyeciler 91. 2).

7. Yedinci konu, yanlış öğrenilmiş bir uygulama olan “kanamalarda turnike uygulaması” ile ilgiliydi. Turnike, sadece durdurulamayan atardamar kanamalarında ve organ kopmalarında; doğrudan basınç ve kalp seviyesine kaldırma gibi yöntemlerle durdurulamayan kanamalarda en son seçenek olarak uygulanabilecek bir yöntemdir. Enli(10 cm kadar vb) kumaşla yapılmalıdır; tel, ip gibi deriyi kesecek malzemeler kullanılmaz. Ankete katılanlar bu konudaki sorularda emin olmadıkları izlenimi vermişlerdir. İtfaiyecileri % 75. 6 sı tel ve ipe kullanılmamalıdır derken, % 80 oranında kravat, çorap, sargı bezi gibi enli kumaşlara da kullanılmaz yanıtını vermişlerdir. Yine itfaiyecilerin % 60 ı “turnike atardamar ve organ kopması kanaması dışında kullanılmamalıdır” sorusuna doğru derken, sonraki “herhangi bir kanamada uygulanabilir” sorusuna % 97. 8 oranında doğru yanıtını vermişlerdir. Polisler ise, bu soruları çoğunlukla boş bırakmış veya yanlış yanıt vermişlerdir. 

8. Sekizinci konu, ilkyardım çantasında bulunması gereken malzemelerle ilgiliydi. Bulunması gereken malzemelerin çoğu her iki grup tarafından da çoğunlukla doğru yanıtlanmıştır. Ancak, yıllar önce ilkyardım çantasından çıkarılan tentürdiyot ve oksijenli su; polislerin % 91. 3 ü ve itfaiyecilerin % 93. 4 ü tarafından, bulundurulması gereken malzemeler olarak işaretlemişlerdir. Ayrıca, itfaiyecilerin % 68. 9 u iğne, enjektör, ağrı kesici ampullerin çantada bulundurulması gereken malzemeler olarak işaretlemişlerdir.  

9. Dokuzuncu ve son konu epilepsi(sara) ile ilgiliydi. Sıkça rastlanılan ancak çok yanlış uygulamalara neden olunan bu konu ile ilgili sorulara her iki grupta doğru yanıtlar vermiştir. Ancak “nöbet geçiren kişinin ağzına ve burnuna uyarıcı olsun diye, soğan kesilerek ya da pamuğa kolonya dökülerek kapatılır” sorusuna “yanlış” yanıtı yerine; polislerin % 50. 7 si, itfaiyecilerin ise % 57. 8 si “doğru” yanıtını vermiştir.  

ÖNERİLER

  1. İlkyardım eğitimi yaparken yukarıdaki yanlış yanıtlar göz önünde bulundurulmalıdır.
  2. Özellikle polislerin mesleki eğitimi sırasında verilen ilkyardım eğitimleri ve/veya eğitmenleri tekrar gözden geçirilmelidir.
  3. Polisler ve itfaiyeciler, her zaman kazazedelerle karşı karşıya kalan ilk kişiler olduklarından; ilkyardımı yapmak zorunda kalacak ya da yapmak isteyenleri doğru yönlendireceklerinden iyi bilmek zorundalar. O nedenle eğitimleri esnasında uygulamaya ağırlık verip; en azından kanamaları nasıl durduracaklarını, soluk yolunu nasıl açacaklarını, bayılan kişileri nasıl ayıltacaklarını, kırık-çıkıklarda ne yapabileceklerini birbirlerine uygulatmak suretiyle, hizmet içi eğitimlerle tekrarlatılmalıdır.
  4. Anketin bir süre sonra, sınırlılıklar ve hatalar göz önünde tutularak tekrarlanmasında ve daha doğru sonuçlara ulaşılmasında yarar var.     
 

Araştırmalara Dön

Anasayfaya Dön