KAN BASINCI

 

KAN BASINCI (arteryel tansiyon):

Kalpten pompalanan kanın atardamar (arter) duvarına yaptığı basıncın aletle ölçülmesidir.

Kalp kasılıp kanı damarlara attığında hissedilen basınç (ilk duyulan ses) sistolik basınçtır (halk ağzıyla “büyük tansiyon” dur)

Kalp gevşediğinde basınç düşer ve son duyulan ses diyastolik basınçtır(“küçük tansiyon”dur). Kişi kendi kan basıncını elektronik aletlerle ölçebilir.

Ölçüm birimi: milimetre civa (mmHg) dır.

 

KAN BASINCINI ETKİLEYEN UNSURLAR:

1- Kalbin pompalama gücü

2- Periferik(uçlardaki) direnç

3- Kanın akışkanlığı(vizkozitesi)

4- Atardamar duvarının esnekliği (elastikiyeti)

 

1- KALBİN POMPALAMA GÜCÜ

     Kalbin pompalama gücü arttıkça atardamar basıncı(arteryel basınç) yükselir; kalbin pompalama gücü düştükçe azalır.

     Kalbin pompalama gücü kardiyak out put ile ölçülür;

     Kardiyak out-put: bir karıncıktan(ventrikülden) pompalanan (diğer bir deyişle kasılma sonucu damara atılan) bir dakikadaki kan miktarıdır.

 

 2- UÇLARDAKİ(PERİFERİK) DİRENÇ:            

KAN DOLAŞIMI

BASINÇ (mmHg)

KANIN AKIŞ HIZI (cm/saniye)

KÜÇÜK ARTERLER

80 -00

5 - 10

ARTERYELLER

70 - 80

2

ARTERİYOLLER (uçlarda)

30 - 35

0.2 - 0.3

KAPİLLERLER:

                     ARTERYEL BAŞLANGICI

                     ARTERYEL ORTASI

                     VENÖZ SONU

 

30 - 35

20 - 25

12 - 20

 

0.5

EN KÜÇÜK VENLER

10 - 20

0.5 - 1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Vücutta dolaşan toplam kanın, yüzde olarak dağılımı;

   % 84 ü damarlardadır(sistemik dolaşımda), bunun da:

                                       % 64 toplardamarlarda(venlerde)

                                       % 13 atardamarlarda(arterlerde)

                                       %   7 arteriyol ve kılcaldamarlarda(kapiller)     

   %  7  kalpte

   %  9  pulmoner damarlardadır(akciğerlerde)

 

3-  KANIN AKIŞKANLIĞI (VİZKOSİTESİ):

     Kandaki  hücre (hematokrit) yüzdesidir.

     Kandaki hücre oranı arttıkça, kanın akış hızı yavaşlayacaktır (hematokrit arttıkça akışmazlık artar, yani akışkanlık azalır).

     Akışkanlık azaldıkça (yani akışmazlık arttıkça) kan basıncı da artar

 

 4-  ATARDAMARLARIN ÇEPERİNİN ESNEKLİĞİ:

     Yaşla birlikte ya da hastalıkların etkisiyle damar çeperleri esnekliğini yitirir.

     Damar sertleştikçe kan basıncı artar.

 

(“kan basıncını etkileyen faktörler” kısmının kaynağı olarak sadece “Physiologie, s:162 “ olarak not almışım, yazarlarını yazmamışım, bunun için üzgünüm. Bilgiler ilgi çekici olduğu için buraya aldım.)

 

  kanbasinci

 

Bu rakamlar sadece birer rehberdir.

Bir kere ölçülerek kan basıncı hakkında karar verilemez.

Yüksek tansiyon (hipertansiyon) kararının verilebilmesi için kan basıncının birkaç gün, günün belirli ve aynı saatlerinde; en az birkaç kez ölçülmesi gerekir.

Ayrıca kan basıncı normalde düşük olan bir kimsede (örnek: 100/60 mmHg) 140/90 mmHg yüksek kabul edilebilir.

O nedenle kişilerin normal kan basıncının, her iki koldan ölçülerek saptanmasında yarar var.

İki kol arasında 10-15 mmHg fark olması sorun yaratmaz, eğer bundan daha fazlaysa hekime danışılmasında yarar var. (Çevirenin notu: eğer her iki kol arasında basınç farkı varsa; yüksek tansiyonlularda yüksek olan koldan, düşük tansiyonlularda düşük olan koldan kontrol edilmelidir.)

 

Sistolik basınç ile diastolik basınç arasındaki farka NABIZ BASINCI denilir.

Nabız basıncının normal değeri 30-40 mmHg arasındadır.

SB – DB = NB => 30 - 40 mmHg

 

Yüksek tansiyon (hipertansiyon) doğrudan koroner kalp hastalıkları(kalp krizi) ile felç olasılığını artırmaktadır. Yüksek kan basıncında, atardamarlar kan akımına gittikçe artan dirençle karşı koyarlar, bu ise kalbin pompalamasını ve kanı dolaştırmasını zorlaştırır. Hipertansiyonu olan kişilerin, kullandıkları ilaçlara göre ve doktorun önerisine göre günde birkaç kez tansiyonlarını ölçmeleri gerekebilir.

Dijital, havalı ve cıvalı tansiyon ölçme aletleri mevcuttur. Evde ölçümlerde en sık kullanılan dijital tansiyon aletleridir, küçük ekranda hem kan basıncı değerleri hem de nabız sayısı yer alır, ayrıca sağır kişiler açısından da steteskopa göre daha kullanışlıdır. Ancak, vücut hareketiyle etkilendiklerinden ve kalbin atma düzenindeki bozukluklarda ölçüm hatasına neden olabilmektedirler. Bu nedenle KB takip edilecekse aynı yerde aynı durumda otururken aynı koldan ölçülmesi önemlidir  

 

KAN BASINCINI BELİRLEYEN BAZI ETKENLER

 

Kişinin kan basıncı normal değerlerin üzerinde olmasına HİPERTANSİYON; normal değerlerin altında olmasına ise HİPOTANSİYON denilir.

 

HİPERTANSİYON:

Sistolik basıncın 140-150 mmHg üzerinde olmasına SİSTOLİK TİP HİPERTANSİYON;

Diastolik basıncın 90 mmHg üzerinde olmasına ise, DİASTOLİK TİP HİPERTANSİYON denilir.

 

HİPOTANSİYON:  

Ayağa kalkıldığında ortaya çıkan kan basıncı düşmesine ORTOSTATİK veya POSTÜRAL HİPOTANSİYON denilir. Özellikle uzun süre yatmış olan(günlerce, haftalarca) ya da ameliyat ve kaza sonrası kişilerin ayağa kaldırılması sonrasında ortostatik hipotansiyon nedeniyle kişi bilincini kaybedebilir(bayılma/senkop); O nedenle bu gibi kişiler yavaş yavaş kaldırılır, yatıyorsa önce kısa bir süre oturtulur sonra yağa kaldırılır. Yine bu gibi kişilerde göz kararması ve baş dönmesi oluyorsa “YERE BAKMAMALARI  sağlanır: başlarını kaldırarak TAM KARŞIYA BAKMALARI söylenir. 

Bazı ilaçlar, belirli bir miktarın üzerindeki kan kayıplarında, geniş ve derin yanıklarda, aşırı kusma ve ishallerde HİPOTANSİYON oluşabilir.

 

ORTOSTATİK TANSİYON:

Hipovolemi(vücuttan sıvı kaybı nedeniyle dolaşımdaki kanın azalması) olup olmadığını belirleyen değerlendirmelerden biri ortostatik nabız ve KB ölçümleridir. Bunun için hasta sırt üstü yatarken KB ve nabzı ölçülür; sonra ayağa kaldırılır iki dakika ayakta durduktan sonra KB ve nabız tekrar ölçülür. Fark 20 den yüksekse hipovolemi olduğu düşünülebilir.

 

KAN BASINCININ PARMAKTAN VEYA BİLEKTEN ÖLÇÜMÜ: Araştırmalar göstermiştir ki, parmaktan ve/veya bilekten ölçen tansiyon aletleri diğerleri kadar doğru ölçmemektedir. Ancak aynı zamanda dirsekten ölçüldüğünde aradaki fark bilinirse acil durumlarda düşme ya da yükselme saptanabilir.   

 

KAN BASINCININ(KB) ÖLÇÜLMESİ:

Normal hallerde, kan basıncı ölçülecek kişinin sakin(dinlenmiş) ve rahat olması gerekir.

Kişi yarım saat öncesine kadar fazla bir şey yiyip – içmemiş, yorucu herhangi bir çaba içine girmemiş olması (mesela çok katlı merdiven çıkması, koşması gibi) gerekir. Endişe ve kaygılarını azaltmak üzere hastaya/kazazedeye açıklama yapmanız sizin yararınızadır.

Ortam ısısının çok sıcak ya da soğuk olmaması, kolunda sıkan giysi olmaması gerekir.

Manşet kıvrılma nedeniyle sıkan giysi kolunun üzerine sarılmaz, doğrudan çıplak kola sarılır. Tansiyon aletinin manşetinin(kumaş kısmı) normalden kalın veya ince olması, kısa ya da uzun olması, çok sıkı veya gevşek sarılması, manşetin yavaş şişirilmesi, steteskopun manşetin altına sokulması ölçüm sonuçlarının hatalı olmasına yol açar.

 

ADIM ADIM ÖLÇME İŞLEMİ VE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

1.    Öncelikle, hastaya uygun ölçülerdeki manşeti bulun. Unutmayın, erişkinler için dar, geniş, uzun, kısa boyutlar varken; çocuk ve bebekler için özel boyutları da vardır. Bebeğin KB nı erişkin manşeti ile ölçmeye kalkarsanız, elde ettiğiniz sonuç doğru olmayabilir. 

2.    Kişi konuşturulmadan üç-beş dakika dinlendirilir. Mümkünse, oturtularak ölçüm yapılır. Bunun için: rahat bir sandalyeye dik ve bacakları çapraz yaptırılmadan oturtulur.

3.    Tansiyon ölçülecek kolda:

F      açılmış damar yolu,

F      böbrek hastalarında şant olmamalıdır;

F      ölçülecek tarafta lenf hastalığı,

F      geçirilmiş meme ya da koltukaltı ameliyatı olmamalıdır.

4.  Seçilen kol kalp seviyesinde olacak şekilde masa veya benzeri bir yere uzatılır. Kol kasları gergin olmamalıdır (kişi kolunu germemeli ve elini sıkarak yumruk yapmamalıdır)

5.   Tansiyon aletinin manşeti düzgün olarak, dirsekten üç parmak (ya da dirsek içinden bir parmak) yukarıda olacak şekilde üst kola sarılır. İki parmaktan fazlası içeri girmeyecek sıkılıkta ise doğru sarılmış demektir. Manşetin içindeki şişen kısım, kolun % 80 nini sarmalıdır, yine manşetin yüksekliği kolun % 40 nı kapsamalıdır. Çok küçük manşet, (düşük olduğu halde!) KB nın yüksek çıkmasına neden olur. Manşet çok büyük olduğunda ise KB düşük alınır.

6.   DİKKAT: Her iki koldan da ölçmek mümkün değilse bacaktan ölçülebilir. Manşet diz üstüne sarılır ve steteskop popliteal arter üzerine konur. Hasta sırt üstü ya da yüzükoyun yatarken ölçülebilir.

7.   Steteskopun kulaklığı silinerek kulağa takılır, diyafram(sesi algılayan zarımsı)  kısmına parmaklarla vurularak sesin duyulup duyulmadığı kontrol edilir.

8.   Brakiyal arter parmakla hissedilerek, bulunduktan sonra, diyafram kısmı arter üzerine konur.

9.   Tansiyon aletinin puvarı/plastik balonu kapatılır. Puvar elle hızla sıkılarak manşet şişirilmeye başlanır. Kişinin normal tansiyonunun 20-30 mmHg üzerine çıkıncaya kadar şişirilir. Normalde 160 ise 190-200 e kadar; 120 ise 150-160 a kadar; bilinmiyorsa 160 a kadar şişirilir, indirilirken ses duyulursa havası hemen tümüyle boşaltılır ve bu sefer 200 e kadar şişirilir.

10. Puvar açılır, manşetin içindeki hava yavaşça boşaltılır, saniyede 2-3 mmHg düşecek şekilde ayarlanır (alışkanlık kazanana kadar önceleri saatin saniyesi ile eşzamanlı olarak düşürülür). Bu arada manometre dikkatle gözlenir. Net olarak duyulan ilk ses SİSTOLİK BASINÇ, son ses ise DİASTOLİK BASINÇtır.

11. Son duyulan sesten sonra kişinin kolunda oluşan basıncı ortadan kaldırmak için hava hızla boşaltılır.

12. Sonuçtan emin olamadıysanız bir dakika kadar bekledikten sonra tekrar ölçüm yaparsınız. Aynı koldan duyamama nedeniyle birkaç kere ölçüm yapılmaya çalışılması hem hasta açısından hem de ölçümün doğruluğu açısından doğru değildir.

13. Manşet çıkarılır. Sonuç gerekli yere yazılır. Önce sistolik basınç, sonra diastolik basınç yazılır. Örnek: “120 / 70 mmHg, sağ kol, oturarak” şekilde yazılır.

 

KAN BASINCINI ÖLÇERKEN YAPILAN HATALAR

HATA

SB YÜKSEKSE

DB YÜKSEKSE

SB DÜŞÜKSE

DB DÜŞÜKSE

Bacak bacak üstüne atma

X

X

 

 

Kolun gergin olması

X

X

 

 

Dirsek çukurunun kalp hizasının altında olması

 

 

X

X

Manşetin çok uzun olması

 

 

X

X

Manşetin kısa olması

X

X

 

 

Manşetin gevşek sarılması

X

X

 

 

Manşetin yavaş şişirilmesi

 

X

 

 

Manşetin fazla şişirilmesi

X

X

 

 

Manşetin havasının çok yavaş boşaltılması

 

X

 

 

Manşetin havasının çok hızlı boşaltılması

 

 

X

 

Steteskopun çan kısmının iyi tutulmaması

 

 

 

X

SB: Sistolik Basınç; DB: Diastolik Basınç


PALPASYONLA SİSTOLİK KAN BASINCININ ÖLÇÜLMESİ

Steteskopla yapılan ölçümde olduğu gibi tüm kurallar geçerlidir. Kol daha doğrusu dirsek aynı şekilde kalp hizasında tutulur ve manşet sarılır. İşaret ve orta parmak uçları radyal nabız üzerine yerleştirilir. Parmaklar radyal nabız üzerindeyken puvar nabız hissedilemeyene kadar şişirilir. Sonra yavaşça hava boşaltılmaya başlanır, gözünüz manometrede nabzı hissedene kadar devam edin. Nabzı hissetmeye başladığınız basınç sistolik basınçtır. Palpasyonla sadece sistolik basınç ölçülebilir.

Palpasyonla, diz arkasındaki popliteal arterden kan basıncı ölçülebilir. Koldan KB nın ölçülmesi mümkün olmayan durumlarda bacaktan da KB ölçülebilir. Alışkanlık kazanana kadar steteskopla yaptığınız ölçümde bulduğunuz sistolik basınçla, palpasyonla bulduğunuz sonucu karşılaştırın.

 

KAN BASINCI İLE İLGİLİ BİRKAÇ İPUCU

 

1. Kan basıncını kolay hesaplamak için:

   

    Erkeklerde 50 yaşına kadar kullanılabilir : (100 + yaş) : 80

    Kadınlarda 50 yaşına kadar kullanılabilir :   (90 + yaş) : 80

 

2. Nabza göre kan basıncını tahmin etmek için:

   

    Radyal nabız alınabiliyorsa sistolik kan basıncı 80 mmHg üzerindedir

  

    Femoral nabız alınabiliyorsa sistolik kan basıncı 70 mmHg üzerindedir

 (ya da: radyal nabız alınamıyorsa, sistolik kan basıncı 80 mmHg altındadır)

    

     Karotis nabız alınabiliyorsa sistolik kan basıncı 60 mmHg üzerindedir

(ya da: femoral nabız alınamıyorsa, sistolik kan basıncı 70 mmHg altındadır)

 

Derinin rengi, KGD, gözbebekler, bilinç düzeyi gibi bulgular, bize kişinin yaşam bulgularını değerlendirirken ilave ipucu veren bulgulardır. Bazıları dolaşımı hakkında bilgi verirken bazıları beyinde bir sorun olup olmadığını gösterir. Biliyoruz ki beyinde bir sorun olduğunda, solunum ve dolaşım da etkilenebilir.

 

 

Anasayfaya Dön